6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İmzaya itirazın incelenmemesi ve kısa-gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/181 E. 2021/234 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında görev ve yetki itirazları, TTK 4/1-f ve TBK 89 maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek reddedilebilir. Ancak icra takibinde imza itirazında bulunulmamış olsa da davalının süresinde verdiği cevap dilekçesiyle kredi sözleşmesindeki imzaya itiraz etmesi mümkün olup, bu itirazın mahkemece yöntemince incelenmesi gerekir; incelenmeksizin hüküm kurulması hükme tesir edecek delillerin toplanmadığı anlamına gelir. Ayrıca kısa karar ile gerekçeli karar arasında hüküm fıkrası yönünden çelişki bulunması, kararın kaldırılmasını gerektiren bir usul hatasıdır.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, davaya bakan mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe dayalı borç ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığından, TTK 4/1-f maddesi gereğince davaya bakmaya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Mahkemenin görevine yapılan itirazın reddinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetkili mahkeme itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, davaya bakan mahkemenin yetkili olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kullandırılan kredi, davacı bankanın Mecidiyeköy Şubesinden kullandırılmış olup borcun ifa yeri mahkemenin yargı alanında bulunduğundan, TBK 89. maddesi uyarınca mahkeme yetkilidir. Mahkemenin yetkisine yapılan itirazın reddinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cevap dilekçesiyle ileri sürülen imza inkarının incelenmesi gerekliliği → kabul

İddia: Davalı vekili, imzaya yönelik itirazlarının cevap dilekçesi delil bildirme aşamasından sonra yapıldığından reddedildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, gönderilen ödeme emrinin tebliğinden sonra süresi içinde yapılmış bir itiraz bulunması gerekir. İcra dosyasında davalıya tebliğ edilen ödeme emri tebliğ evrakı bulunmadığı gibi itiraz dilekçesinin hangi tarihte verildiği de belirlenememektedir. Davalıya dava dilekçesi 16.2.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili süresinde verdiği (23.2.2016) cevap dilekçesiyle kredi sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını bildirmiştir. İcra takibinde imza itirazında bulunmayan davalının cevap dilekçesiyle imza inkarında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı itirazında sebep bildirmese de süresinde verdiği cevap dilekçesiyle imzaya itirazda bulunması mümkün olduğundan, bu itirazın yöntemince incelenmesi gerekirken bu hususta inceleme yapılmaması doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki → kabul

İddia: Davalı vekili, kısa kararda itiraz miktarı belirtilmiş olduğu halde gerekçeli kararda itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, bunun yargılama içeriğine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dilekçesinde icra takibine davalının itirazının 16.528,65-TL için iptali talep edilmiş, icra takibinde ise 16.201,65-TL asıl alacak olmak üzere toplam 104.388,28-TL alacak talep edilmiştir. Mahkemece kısa kararda itirazın 16.201,65-TL asıl alacak ve işlemiş faizi toplamı 16.528,65-TL üzerinden iptaline karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda eldeki davada kısmi itirazın iptali istenmesine rağmen kısa karara aykırı olarak itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibi aşamasında imzaya itiraz edilmemiş olsa da, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesiyle kredi sözleşmesindeki imzayı inkar etmesinin mümkün olduğu ve bu itirazın mahkemece yöntemince incelenmesi gerektiği yönündeki tespit ile kısa karar-gerekçeli karar çelişkisinin kaldırma sebebi oluşturduğu yönündeki tespit, bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, TTK 4/1-f maddesi gereğince asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
Yetkili mahkeme
Kredinin kullandırıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, borcun ifa yeri sayılacağından TBK 89. madde uyarınca o yer mahkemesi yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müteselsil kefalet görev itirazı yetki itirazı imza inkarı kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi hükme tesir edecek delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1-f · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/181

KARAR NO 2021/234

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/05/2018

NUMARASI 2016/92 Esas - 2018/657 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/02/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;davacı banka ile dava dışı ...Tic.Ltd.Şti arasında kredi sözleşmesi imzalanarak ,borçlu şirkete kredi kullandırıldığını,davalının da bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını,hesabın kat edilerek dava dışı borçlu ve kefile bildirildiğini,verilen sürede borç ödenmediğinden İstanbul ...İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile takip yapıldığını,davalı borçlunun yaptığı itirazın 16.528,65 TL üzerinden iptali ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; görev ve yetki itirazında bulunarak ,görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğunu,ayrıca kefalet sözleşmesinde işlem tarihi belirtilmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, takip borçlularından birinin eski eşi olduğunu,eşinden 2000 yılında boşandığını ,borçlu şirketteki tüm hissesini 05.01.2006 tarihinde eşine devrederek şirketten ayrıldığını ,kredi sözleşmesinin davalı tarafından imzalanmadığını, borçtan sorumlu bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile davacının % 20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,davalının görev,yetki ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, müteselsil kefaleti nedeniyle borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının itirazının iptali ile davalının % 20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili ;davaya bakan mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını,icra takibi ekinde mesnet sözleşme ve eklerinin ibraz edilmediğini, dava esnasında sunulan sözleşmede el yazısı ve kefalet miktarı ile sorumluluk tarihlerinin bulunmadığını, imzaya yönelik itirazlarının cevap dilekçesi delil bildirme aşamasından sonra yapıldığından reddedildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, icra dosyasının hüküm fıkrasında yanlış yazıldığını ,kısa kararda miktar yazılı olduğu halde gerekçeli kararda itirazın iptali ile takibin devamına denildiğini bu hususunda yargılama içeriğine aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmanı talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; genel kredi sözleşmesine verilen müteselsil kefalet nedeniyle İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.Takibe dayalı borcun ; ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığı , TTK 4/1-f maddesi gereğince davaya bakmaya asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu,mahkemenin yetkisine yapılan itirazın ise , kullandırılan kredinin davacı bankanın Mecidiyeköy Şubesinden kullandırılmış olması nedeni ile borcun ifa yerinin mahkemenin yargı alanında bulunması nedeniyle TBK 89.maddesi uyarınca yetkili bulunduğundan mahkemenin görevine ve yetkisine itirazların reddine karar verilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davalı vekilinin mahkemenin görevi ve yetkisine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yapılan takipte gönderilen ödeme emrinin tebliğinden sonra süresi içinde yapılmış bir itiraz bulunması gerekir.İcra dosyası içinde davalıya tebliğ edilen ödeme emri tebliğ evrakı bulunmadığı gibi, itiraz dilekçesinin hangi tarihte verildiği belirlenememektedir. Davalıya, dava dilekçesi 16.2.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ,davalı vekili süresinde verdiği(23.2.2016) cevap dilekçesi ile birlikte kredi sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını bildirmiştir.İcra takibinde imza itirazında bulunmayan davalının cevap dilekçesi ile imza inkarında bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı itirazında bir sebeb bildirmese de süresinde verdiği cevap dilekçesi ile imzaya itirazda bulunması mümkün olduğundan imzaya itirazının yöntemince incelenmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaması doğru olmamış ,davalı vekilinin bu hususta ki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.

Dava dilekçesinde; icra takibine davalının itirazının 16.528,65-TL için iptali talep edilmiştir.İcra takibinde ise;

16. 201,65-TL si asıl alacak olmak üzere 104.388,28-TL toplam alacak talep edilmiştir. Mahkemece ;kısa kararda itirazın 16.201,65-TL asıl alacak ve işlemiş faizi toplamı 16.528,65-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ancak gerekçeli karar da ise eldeki davada kısmi itirazın iptali istenmesine rağmen kısa karara aykırı olarak itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme tesir edecek delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/92 Esas- 2018/657 Karar sayılı 21/05/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan toplam 282,27-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 18/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238519 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.