6102TTK Türk Ticaret Kanunu

LPG bayilik sözleşmesinin haklı feshinde cezai şart ve kar mahrumiyeti talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/995 E. 2021/1099 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Akaryakıt/LPG bayilik sözleşmesinde, bayinin sözleşmede belirlenen süre içinde mal alım-satım taahhüdünü yerine getirmemesi, sözleşmede tanınan tek taraflı fesih hakkının kullanılmasını haklı kılar. Bu durumda dağıtıcının talep ettiği kar mahrumiyeti, davacının yeni bir bayilik ilişkisi kurup kurmadığı ve makul süre esas alınarak hesaplanması gerekmekle birlikte, talep edilen tutarın hesaplanan tutarın altında kalması hâlinde makul süre belirlenmemiş olsa da talep hukuka uygun kabul edilebilir. Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tutarı, tarafların iktisadi durumu, borçlunun kusuru ve borca aykırılığın ağırlığı gözetildiğinde fahiş değilse BK 182 uyarınca resen tenkis yapılmaz.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmenin davacı tarafından haklı feshedilip feshedilmediği → ret

İddia: Davalılar, sözleşmeye aykırılıklarının bulunmadığını, ticari örf gereğince tazminatsız fesih gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Sözleşmenin 12.1 ve 12.2 maddelerine göre bayinin LPG alım-satım taahhüdünü iki haftadan fazla yerine getirmemesi veya ihtara rağmen ihlale devam etmesi hâlinde satıcı sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Bilirkişi kurulu raporunda davalının sözleşme süresinin bitiminden önce en son 03.05.2016 tarihinde alım yaptığı, bu tarihten sonra alım gerçekleştirmediği tespit edilmiştir. Bu olgu, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini göstermektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kar mahrumiyeti tutarının hesaplanma yöntemi ve talep edilen miktarın hukuka uygunluğu → ret

Gerekçe: Kâr mahrumiyeti süresinin hesabında öncelikle davacının aynı taşınmaz için yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı ve yeni bir istasyon kurup kurmadığı tespit edilmeli; yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamışsa, kâr mahrumiyeti süresinin fesihten sözleşme sonuna kadar olan sürenin tamamı için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre esas alınarak ve brüt kâr değil net kâr dikkate alınarak hesaplanması gerekir. Somut olayda davacının talebi 1.000-TL olup, bilirkişi raporu davalılara tebliğ edilmiş ve buna göre ıslah da yapılmamıştır; makul süre belirlenmemiş olsa da hesap edilen kar mahrumiyeti tutarına göre hükmedilen 1.000-TL'lik kar mahrumiyeti kararı hukuka uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cezai şartın fahiş olup olmadığı ve tenkis gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davalılar, kalıcı yatırım yapılmadığını, demirbaşların iade alındığını ve ticari örf gereği tazminat talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar sözleşme özgürlüğü çerçevesinde cezai şartın miktarını belirlemede özgür olsalar da bu özgürlük BK 26, 27 ve 181. maddeleriyle sınırlıdır; TTK 22. madde ile bu serbesti tacir ve akidine tanınmıştır. BK 182 hükmüne göre hâkim, fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı; tarafların iktisadi durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti, borcunu yerine getirmemesi nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun biçimde tespit edilmelidir. Davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek feshe neden olmuştur; davacının talep ettiği cezai şartta hukuka aykırılık bulunmadığı gibi talep edilen miktar da fahiş sayılmayacağından tenkis yapılması gerekmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kar mahrumiyeti hesabında yeni bayilik ilişkisi kurulup kurulmadığının ve makul sürenin dikkate alınması gerektiğine, ayrıca cezai şartın fahiş olup olmadığının değerlendirme kriterlerine ilişkin tespitler, benzer bayilik sözleşmesi uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi haklı fesih kar mahrumiyeti cezai şart tenkis müteselsil kefalet sözleşme serbestisi

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 26BK 27BK 181BK 182 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 22

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/995

KARAR NO 2021/1099

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/07/2018

NUMARASI 2016/1019 Esas-2018/786 Karar

DAVA

Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/07/2021

Davanın kabulüne dair kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dilekçesinde,müvekkili ile davalı arasında 04.04.2012 tarihli LPG Otogaz İstasyonu ve Bayilik Sözleşmesi aktedildiğini,müvekkilinin 5 yıl süre ile otogaz bayiliğini üstlendiğini,davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmeyi davalılardan ...'nın kefil sıfatı ile imzaladığını belirterek şimdilik 1.000-TL kar mahrumiyeti ve 30.000-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılara davetiye tebliğ edilmiş, ancak cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ

Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının davacıdan en son 03.05.2016 tarihinde alım yaptığı,davalıya gönderilen 01.08.2016 tarihli ihtarname ile sözleşme koşullarını yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiği, davacının sözleşme feshinde haklı olduğu, ayrıca davalı hakkında ödenmeyen LPG bedelleri için icra takibi başlatıldığı, sözleşme gereğince cezai şart talep edebileceği, davacının kar kaybının 158.535,56-TL olduğu ancak davacı 1.000-TL talep etmiş olmakla 1.000-TL kar kaybının dava tarihinden itibaren, 30.000-TL cezai şartın 04.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalılar istinaf dilekçesinde; petrol piyasasında sözleşmelerde dağıtıcı firmadan para alınmadığı takdirde ve demirbaşlar sağlam ve eksiksiz teslim edildiği takdirde bayiden herhangi bir tazminat talep edilemeyeceğini,firma tarafından herhangi bir kalıcı yatırım yapılmadığını,teslim edilen tüm demirbaşların iade alındığını,sözleşme gereğince davacıya herhangi bir taahhütü bulunmadığını, mahkemeye de ekonomik olarak zor durumda olduğundan katılamadığını, ...'dan sözleşme sırasında para almadığını,ticari örf gereğince bu durumda sözleşmenin tazminatsız feshedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

GEREKÇE

Dava; akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Akaryakıt bayiilik sözleşmesi uyarınca; cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı dağıtıcının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerekmektedir. Davacı ile davalı ... Ltd.Şti arasında 04.04.2012 tarihinde LPG Bayilik sözleşmesi imzalanmış, diğer davalı ...'da sözleşmeyi 100.000-usd bedele kadar müteselsil kefil olarak imzalamıştır.Sözleşmenin 10.maddesinde 5 yıl süreli olarak belirlenmiştir.Davacı tarafından davalı şirkete Beyoğlu ...Noterliğinden 01.08.2016 tarihli ihtarname gönderilerek mal alımı yapılmadığından ,cari hesap borcu ödenmediğinden sözleşme feshedilmiş ve işbu ihtarname 04.08.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.

Sözleşmenin 12.1 Maddesinde "sözleşme süresinde 2 haftadan fazla ,bayii satıcıdan LPG alıp-satma taahhüdünü yerine getirmez ise"12.2 maddesinde"bayi işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal eder ve satıcı' nın 3 iş günü süreli yazılı ihtarına rağmen ihlale devam ederse" Satıcı işbu sözleşmeyi ihtara ve hükme hacet kalmaksızın tek taraflı olarak fesh edebilir düzenlemeleri mevcuttur.Yine sözleşmenin 13.3 maddesinde "Satıcı sözleşmenin 12.1,12.2 maddeleri gereğince sözleşmeyi fesh ederse mahrum kaldığı kar karşılığı tazminatı ve ayrıca 30.000 -usd cezayı kabul ve taahhüt eder" hükmü mevcuttur. Yargılama esnasında sektör bilirkişisisinin de olduğu bilirkişi kurulu raporunda davalının sözleşme süresinin bitiş tarihinden önce en son 03.05.2016 tarihinde gaz alımı yaptığı bu tarihten sonra alım gerçekleştirmediği anlaşılmakla sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü gerekmektedir.

Kâr mahrumiyeti süresinin hesabında, öncelikle davacının dava konusu taşınmaz için yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı ve yeni bir istasyon kurup kurmadığı tespit edilmeli, yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamış ise kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan sürenin tamamı için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl süre belirlenerek ve brüt kâr değil net kâr dikkate alınarak hesaplanması gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 11.04.2019 tarihli 2018/2661 E., 2019/2508 K. sayılı ve 15.12.2015 tarihli 2015/3689 E., 2015/16904 K. sayılı emsal kararları). Davacının talebi 1.000-TL olup,bilirkişi raporunun davalılara da tebliğ edilmiş olduğu rapora göre ıslah da yapılmamış olmakla makul süre belirlenmese de hesap edilen kar mahrumiyet tutarına göre hükmedilen 1.000-TL kar mahrumiyeti kararı hukuka uygundur.

Sözleşmedeki cezai şart miktarı 30.000-USD olup, davacı tarafından 30.000-TL talep edilmiştir. Sözleşmenin tarafları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlük sınırsız ve sonsuz değildir. BK.nun 26, 27, 181. maddeleri bu özgürlüğün sınırını çizmiş olup, TTK 22.maddesi ile tacir olan şahsa ve akidine tanınmış olan sözleşme serbestisi içinde uygulama alanı bulmaktadır. Taraflar, cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de BK.182 maddesi hükmüne göre hakim, fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle, sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranış ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli, cezai şart miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.

Davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek sözleşmenin feshine neden olmuştur. Davacı tarafından sözleşme gereği talep edilen cezai şart talebinde hukuka aykırılık olmadığı gibi talep edilen miktar fahiş sayılmayacağından cezai şart tutarında tenkis yapılması gerekmemektedir.

Davalılar tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalıların istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.117,61‬-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 529,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.588,16-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238381 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.