Zorunlu dava arkadaşı devredene husumet yöneltilmeden pay devri davası görülemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1934 E. 2021/546 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Anonim şirket çıplak payının devrinin şirket pay defterine işlenmesine ilişkin davalarda, devir işleminin tarafı olan devreden ortağın hukuku doğrudan etkileneceğinden, devredene husumet yöneltilmeden (zorunlu dava arkadaşlığı sağlanmadan) davanın esası hakkında karar verilemez; mahkemece davacıya devreden hakkında dava açması için süre verilmesi ve açılacak davayla birleştirme yoluna gidilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Husumet eksikliği - devreden ortağın davaya dahil edilmemesi → kabul
Gerekçe: Davalı anonim şirket hisselerinin bedeli ödenmiş çıplak pay niteliğinde olup senede veya ilmühabere bağlanmamıştır. Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir; hisse senedi çıkarılmamışsa pay çıplak paydır ve çıplak pay, senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir, ancak devre getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri hakkında TTK'da özel bir düzenleme bulunmadığından, genel hükümlere göre yazılı devir anlaşmasıyla devredilir; alacağın temliki niteliğinde tasarrufi bir işlem olduğundan temlikle çıplak pay devralana geçer ve TBK 184 gereği yazılı temlik beyanının devralana verilmesiyle devir gerçekleşir. Hisse devrinin pay defterine işlenmesi istemli davada verilecek karar, payları davacıya devreden ortağın hukukunu doğrudan etkileyecek niteliktedir. Bu durumda, davalı şirketin tüm hissesini elinde bulunduran dava dışı devreden ortağa husumet yöneltilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece davacıya devreden ortak hakkında ayrı bir dava açması için süre verilmesi, açılması halinde bu davanın birleştirilerek birlikte görülmesi gerekirken, sadece davalı şirket hakkında açılan davada karar verilmesi isabetsizdir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çıplak pay devrinin pay defterine işlenmesi talepli davalarda, payı devreden ortağın davaya husumet yöneltilerek dahil edilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer nitelikteki pay devri uyuşmazlıklarında zorunlu dava arkadaşlığı bakımından yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet (taraf sıfatı) - devreden ortağa husumet yöneltilmeden davanın esası hakkında karar verilemez
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ pay devri↗ husumet↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ alacağın temliki↗ pay defterine işleme↗ iflas erteleme↗ kayyım denetimi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1934
KARAR NO 2021/546
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2019
NUMARASI 2016/1333 Esas-2019/608 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2021
İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirket yetkilisi ..., Beyoğlu .... Noterliği' nin 25/02/2016 tarihli anonim şirket pay devri sözleşmesi ile 120 adet paya karşılık 120.000.00 TL sermaye payını davacıya devrettiğini, 26/02/2016 tarihli davalı şirket yönetim kurulu kararı ile de hisse devrinin kabulüne ve keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verildiğini, davacı tarafça Ticaret Sicil Müdürlüğüne hisse devrinin tescilinin ilan edilmesine yönelik talep yazısı gönderildiğini, ancak dilekçesindeki talebinin şirket müdürü tarafından talep edilebileceği belirtilerek talebinin reddedildiğini, davalı şirkete keşide edilen ihtarnamelere rağmen pay devrinin tescilinin yapılmadığını belirterek, tarafına tescili gereken ve devre ilişkin tüm yasal şartlarını yerine getirdiği %10'luk paya denk gelen 120 adet payın şirket pay defterine işlenerek ve ilan ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin taraf sıfatı olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1210 esas sayılı dosyası ile iflas erteleme davası açıldığını, mahkemenin 25/12/2015 tarihinde tedbir kararı verdiğini ve kayyım ataması yaptığını, şirketin tüm işlerinin kayyım denetimine tabi olduğunu, hisse devir sözleşmesinde ve yönetim kurulu kararında kayyım onayı bulunmadığını, bu nedenle tüm işlemlerin yok hükmünde ve geçersiz olduğunu, davacının müvekkili şirketin iflas erteleme talebinde bulunduğunu bildiğini, öte yandan davacı ve ... arasındaki sözleşmenin kendilerini bağladığını, şirketi bağlamadığını, davacının hisse devir bedeli ödemediğini, devir bedeli ödemeden tescil talebinde de bulunamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının pay devri için ödeme yaptığını noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile ortaya koyduğuna göre, davacının kararlaştırılan hisse bedelini ödemediği iddiasını davalının ispatlamasının gerektiği, kayyımın hisse devri sözleşmesine onay vermemiş olması tek başına bu sözleşmeyi geçersiz hale getirmeyeceği, iflas erteleme davasında atanan kayyım denetim kayyımı olup yönetici sıfatıyla atanmadığı, iflas erteleme talep eden şirketin iş ve işlemlerine nezaret etmek, hileli işlemler yapılmasının önüne geçilmek amacıyla mahkemece iki kişinin denetim kayyımı olarak atandığını, bu nedenle davalının, salt iflas erteleme sürecinde olması, tedbir kararı verilmiş olması, kayyım onayı alınmamış olması nedeniyle devrin geçersiz olduğu iddiasının dinlenemeyeceği, sunulan belgelere göre, davacının payı devraldığı, aksinin de ortaya konamadığı, anonim şirketlerde pay devri, ticaret sicilinde tescile tabi olmayıp, sadece 3.
kişilere duyurulması için ilan edileceği, mahkemece, şirketin yönetim organı gibi hareket edip, pay devrenin defterine işlenmesine karar veremeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının dava konusu payları iktisap ettiğinin tespiti ile şirket pay defterine işlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; öncelikle tamamen hukuki bir konuda mahkemece bilirkişiye başvurularak bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, harç ve avukatlık ücreti maktu olduğu halde nisbi olarak hesaplanarak aleyhlerine hüküm verildiğini, reddedilen kısım üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili iflas erteleme başvurusunda bulunmuş olup müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1210 esas sayılı dosyasından iflas erteleme talebi nedeniyle tedbir kararı verildiğini ve şirkete kayyım atandığını, tedbir kararının halen devam ettiğini, şirketin bütün işlerinin denetim kayyımlarının onayına tabi olduğunu, kayyımlar tarafından onaylanmayan hiçbir işlemin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, hisse devri sözleşmesinin şirketi hiçbir şekilde bağlamayacağını, şirket kayyım denetiminde olup kayyım onayı olmayan kararların geçerli olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının herhangi bir hisse bedeli ödemediğini, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, hisse bedeli ödenmeden tescil talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, anonim şirket hisse devri işleminin şirket pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile dava dışı ortak ... arasında düzenlenen 25.02.2016 tarihli anonim şirket pay devri sözleşmesi gereğince, ... tarafından, davalı şirketin 120 adet paya denk gelen 120.000-TL sermaye payını 180.000-TL bedelle davacıya devrettiği, devredenin pay üzerinde hiç bir hak ve alacağının kalmadığının beyan edildiği, sözleşme gereğince davalı şirket yönetim kurulunun 26.02.2016 tarihli kararıyla pay devrinin kabulü ile şirket pay defterine işlenmesine karar verildiği, devir işlemi öncesinde davalı şirket hakkında açılan iflas erteleme davasında İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2015/1210 esas sayılı dosyasında verilen 25.12.2015 tarihli ara karar ile İİK'nın 179/a maddesi kapsamında alacaklıların ve şirketin hak ve çıkarlarının korunması ve şirketin faaliyetinin devamı amacıyla tedbir kararları verildiği, bu kapsamda şirketin yönetim kurulu ve ortaklarının yetkilerinin devamına, ancak şirket malları ve alacaklıların menfaatlerinin korunması, yönetim kurulu ve diğer organlarının işlemlerinin denetiminde görevli ve yetkili olmak üzere kayyım atanmasına karar verildiği, davalı anonim şirket hisselerinin bedeli ödenmiş çıplak pay niteliğinde olduğu, senet veya ilmühabere bağlanmadığıanlaşılmaktadır.Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir.
Sahip olunan payı temsil etmek üzere hisse senedi çıkarılmamış olması halinde, sahip olunan pay senede bağlanmamış demektir. Çıplak pay senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir. Ancak payın serbestçe devredilebileceğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri hakkında TTK'da özel bir düzenleme mevcut değildir. Çıplak pay, genel hükümlere göre yazılı devir anlaşması ile devredilebilir. Alacağın temliki, tasarrufi bir işlem olduğundan temlik ile çıplak pay devralana geçer. Alacağın temlikinde olduğu gibi yazılı şekil şartı vardır. Bedeli ödenmiş çıplak payın devri,TBK'nın 184. maddesi gereği yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile gerçekleşir.
Hisse devrinin pay defterine işlenmesi istemli işbu davada verilecek karar, payları davacıya devreden ortak ... hukukunu doğrudan etkileyecek niteliktedir. Bu durumda davalı şirketin tüm hissesini elinde bulunduran dava dışı ... husumet yöneltilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için süre verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın birlikte görülmesi gerekirken, sadece davalı şirket hakkında açılan davada yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, diğer hususlar incelenmeksizin davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 3. ASliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1333 Essa-2019/608 Karar sayılı ve 22/05/2019 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 2.050-TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/237886 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi