6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi | Tasfiye

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/323 E. 2016/2110 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin davanın konusuz kalması resen terkin şirketin feshi şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ihya tasfiye memuru tebligat ek tasfiye iflas terkin dava sebebi ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 7TTK -7 · HMK — HMK 27

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre;... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/419 esas 1997/139 karar sayılı ilamı ile davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebi ile karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirketin feshinin tespiti ve tasfiye memuru atanması talebine ilişkin olup, mahkemece, dava dilekçesi, davalının bildirilen "Tahtacık mevki..." adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak belirtilen adresin uzun süreden beri kapalı olduğu gerekçesiyle tebligatın merciine iade edildiği, bunun üzerine mahkemece kolluk aracılığıyla adres araştırması yapıldığı ancak belirlenen adrese tebligat yapılmadan karar verildiği ve karar tarihinden sonra davalı şirketin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine istinaden ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır.

1982 Anayasası’nın 36. ve HMK’nın 27. maddelerinde "taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, bu durumda, mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra, davalıya savunma olanağı verilerek, varsa delilleri ibraz ettirilip değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre de davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/323 E.  ,  2016/2110 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/07/2009 tarih ve 2007/277-2009/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin en son 26.05.1991 yılında genel kurul yaptığını ve bu tarihten sonra genel kurulun toplanmadığını, şirketin feshinin genel kurul kararı ile gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalı şirketin feshinin tespit edilmesini ve şirketin tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre;... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/419 esas 1997/139 karar sayılı ilamı ile davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebi ile karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirketin feshinin tespiti ve tasfiye memuru atanması talebine ilişkin olup, mahkemece, dava dilekçesi, davalının bildirilen "Tahtacık mevki..." adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak belirtilen adresin uzun süreden beri kapalı olduğu gerekçesiyle tebligatın merciine iade edildiği, bunun üzerine mahkemece kolluk aracılığıyla adres araştırması yapıldığı ancak belirlenen adrese tebligat yapılmadan karar verildiği ve karar tarihinden sonra davalı şirketin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine istinaden ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla yargılamanın davalının gıyabında sürdürüldüğü ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu açıktır.

1982 Anayasası’nın 36. ve HMK’nın 27. maddelerinde "taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, bu durumda, mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip, şirketin ihyası sağlandıktan sonra, davalıya savunma olanağı verilerek, varsa delilleri ibraz ettirilip değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre de davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236587100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.