6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentodaki Londra münhasır yetki şartı ve acentenin pasif husumeti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/105 E. 2021/1439 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat (Sigorta) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesine ilişkin konişmentoda yer alan ve yabancılık unsuru taşıyan, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir borç ilişkisinden doğan uyuşmazlık için yabancı mahkemenin münhasır yetkili kılınmasına ilişkin şart, MÖHUK 47/1 koşulları sağlandığında ve taraflar tacir olduğunda geçerli ve bağlayıcıdır; bu şartın genel işlem koşulu sayılarak geçersiz kılınması mümkün değildir. Ayrıca konişmentoyu taşıyana izafeten imzalayan acente, taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadıkça, kendisine doğrudan dava açılamayacağından pasif husumete sahip değildir.

Ele alınan sorunlar

Davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyeti → ret

Gerekçe: Sigortalı mal alıcısı olup, emtiada meydana gelen hasar davalı sorumluluğunda taşıma esnasında konteynerde oluşan delikten emtianın akarak zayi olması sonucu gerçekleşmiştir. Alıcı sigortalının sigorta sözleşmesi yaptırmakta hukuki menfaati bulunduğundan, sigortalı zararını ödeyen davacının aktif husumet ehliyeti mevcuttur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konişmentodaki Londra Yüksek Mahkemesi münhasır yetki şartının geçerliliği → ret

İddia: Davacı vekili, konişmentodaki yetki şartının genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve bağlayıcı olmadığını, salt bu maddeye dayanılarak Londra Mahkemelerine gidilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: MÖHUK 47/1 maddesine göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Konişmentonun 10.3. maddesi tüccarın veya taşıyıcının açacağı davaların Londra Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde ve İngiliz Kanunlarına tabi olduğunu düzenlemektedir. Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımakta, dava konusu münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp Türkiye'de yerleşik acentenin yaptığı bir sözleşmeden değil taşıma akdi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerekir. Yetki şartının genel işlem koşulları uyarınca geçersiz olduğu iddiası yönünden, her iki tarafın da tacir olduğu ilişkide kabul edilen yetki şartının haksız şart sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Acentenin (1 nolu davalı) pasif husumeti → ret

İddia: Davacı vekili, yabancı tacirler adına acentelik yapanların aracılık ettiği sözleşmelerden doğan davaların acenteye karşı açılabileceğini, 1 nolu davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konişmento, davalı taşıyıcıya izafeten acente tarafından imzalanmıştır. 1 nolu davalının Türkiye acentesi olduğu, acentenin taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı sabittir. Bu durumda acenteye doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmelerinde konişmentoda yer alan yabancı mahkeme münhasır yetki şartının MÖHUK 47/1 koşulları çerçevesinde geçerliliği ile taşıyana izafeten sözleşmeyi imzalayan acentenin pasif husumetinin bulunmadığı hususunda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yabancılık unsuru taşıyan ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, konişmentoda yer alan ve taraflarca yazılı olarak kabul edilen yabancı mahkeme yetki şartı MÖHUK 47/1 koşulları sağlandığında geçerlidir ve bu mahkeme münhasıran yetkili olur.
Dava şartı
aktif husumet, pasif husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet pasif husumet münhasır yetki şartı MÖHUK 47/1 genel işlem koşulu konişmento rücuen tazmin itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 47/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/105

KARAR NO 2021/1439

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/09/2018

NUMARASI 2018/89 Esas- 2018/349 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan ... San. AŞ'ye ait ... emtialarının Belçika'dan Yunanistan'a nakliyesi işleminin ... gemisi ile taşıyan sıfatıyla davalı ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, sigortalıya ait emtiada meydana gelen hasarın davalı sorumluluğunda konteynerler ile yapılan nakliye esnasınd konteynerde oluşan delikten emtianın akarak zayi olduğu, 3.605,91 -Euro sigortalı zararı müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, sigortalısının haklarını devralan müvekkilini rücu hakkı doğduğunu, davalılara karşı başlatılan icra takibinde borca itiraz edildiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalıların %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili,davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,acente aleyhine doğrudan dava yöneltilemeyeceğini, taşıyan tarafından düzenlenen konişmentonun 10.maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıklar çözümü için başvurulacak mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığı net olarak anlaşılamadığınıbelirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, davacının konişmentonun şartları ile bağlı olduğu, diğer davalı ... Acenteliği'nin taşımada taraf olmadığı, konişmentonun acente sıfatıyla ... tarafından imzalandığı gerekçesiyle 1 nolu davalı ... Acenteliğine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2 nolu davalı ... SA' hakkında ki davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, yabancı tacirler adına acentelik yapanların aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan davaların acentelere karşı açılması mümkün olduğunu,salt bir şekilde sözleşmede yer alan madde ile Londra Mahkemelerine gidilmesi gerektiğini kabul etmek hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi, burada tarafların imzaladığı sözleşme genel işlem koşulları kapsamında olduğu,yetkiye ilişkin maddenin bağlayıcı bir hüküm olmadığını bildirerek, 1 nolu davalının pasif husumet ehliyetinin varlığı kabul edilerek ve 2 nolu davalı tarafın yetki itiirazı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK 1472.maddesi uyarınca Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortalı mal alıcısı olup ; emtiada meydana gelen hasar,2 nolu davalı sorumluluğunda Belçika'dan Yunanistan'a ... Gemisi ile konteynerle yapılan nakliye esnasında konteynerde oluşan delikten, emtianın akarak zayi olması sonucu hasar meydana gelmiş olup,alıcı sigortalının sigorta sözleşmesi yaptırmakta hukuki menfaatinin bulunduğu,ödeme yapan davacının aktif husumet ehliyeti mevcuttur. MÖHUK 47/1 maddesi “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler.

Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Konişmentonun 10.3. maddesi "Tüccarın (yükleyicinin) açtığı herhangi bir davanın ve .. Taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın, Londra Yüksek Mahkemesi’nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz Kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir.” şeklinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı,dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı ,Türkiyede yerleşik acentenin yaptığı bir sözleşmeden kaynaklanmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da açıktır.Bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerekir.

Konişmento davalı taşıyıcıya izafeten ... tarafından imzalanmış olup;1 nolu davalının Türkiye acentesi olduğu ,acentenin taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı ,acenteye doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekmektedir.Davacı vekili yetki şartının genel işlem koşulları uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürmekte ise de ; her iki yanı tacir olan ilişkide kabul edilen yetki şartının haksız şart sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.O halde davalıya izafeten açılan dava yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle, davalıya asaleten açılan dava yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup,başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.07/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235669 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.