6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik harç tamamlanmadan esasa girilmesi, kararın kaldırılıp iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1960 E. 2022/268 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Kefaletten Kaynaklanan Borç mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Dava değeri üzerinden nispi harca tabi bir davada eksik peşin harç tamamlattırılmadan esasa ilişkin karar verilmesi halinde, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf incelemesinde re'sen gözetilir; hüküm ve istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece kararı kaldırılarak dosya, harç eksikliğinin tamamlattırılması için kararı veren mahkemeye iade edilir.

Ele alınan sorunlar

Eksik harç tamamlanmadan esasa girilmesi → kabul

Gerekçe: Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir; HMK 120(1) uyarınca davacı yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlarla ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir; Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmamış, bu yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde yapılacak işlemleri 30 ve 32. maddelerinde düzenlemiştir. Dava niteliği itibarıyla nispi harca tabi olup öncelikle dava değeri üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerekir. Mahkemece eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceğinden, eksik harcın tamamlattırılması, tamamlanmaması halinde ise HMK 150 gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Harç eksikliği re'sen incelenerek, eksiklik giderilmek üzere hüküm ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dava değerine göre nispi harca tabi bir davada, harcın eksik yatırılıp tamamlattırılmadan esasa ilişkin karar verilmesinin, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istinaf mercii tarafından re'sen gözetileceği ve bu durumda hüküm ile istinaf sebeplerinin incelenmeyip kararın kaldırılarak dosyanın iadesine karar verileceği yönünde bir usul kuralı ortaya koymaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
eksik harcın tamamlanması (harç eksikliği giderilmeden esasa girilemeyeceği)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç eksikliği nispi harç kamu düzeni re'sen inceleme kefalet menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 120(1)HMK 150HMK 353(1)a-4HMK 353(1)a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1960

KARAR NO 2022/268

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/06/2019

NUMARASI 2018/182 Esas 2019/579 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/02/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... ve ...'un kullanacağı krediler için genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olduğunu, bu kapsamda dava dışı ...'un 22/11/2011 tarihli 45.000-TL tutarlı genel kredisi sözleşmesi için kefaletname imzaladığını, daha sonra 26/11/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi için 55.000-TL tutarlı kefaletnameyi imzaladığını, dava dışı ...'un bu kredileri 2015 yılına kadar ödediğini, ancak davalı bankanın dava dışı ...'a yeniden nakit kredi ve kredi kartı temin ettiğini ve bu teminlerden müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, ...'un 2015 yılında kullandığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini ve müvekkilinden 66.614,73-TL'nin zorla tahsil edildiğini, müvekkilinin 27/06/2014 tarih 30.000-TL'lik kredi için de dava dışı ...'a kefaletname imzalayarak kefil olduğunu,bankanın dava dışı bu kişinin 76.550,43-TL borcunun ihtarname ile kendisinden talep edildiğini, müvekkilinin her iki kişi için sadece bir seferlik kefil olduğunu,müvekkilinin 29/11/2016 tarihinde davalı bankaya noter onaylı istifaname göndererek kefaletten döndüğünü, müvekkili tarafından imzalanan 22/11/2011, 26/11/2012 ve 27/06/2014 tarihli kefaletnamelerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; azami miktarı 45.000-TL olan 22.11.2011 tarihli ve azami miktarı 55.000-TL olan 26.11.2012 tarihli davacının müteselsil kefil olduğu kefaletname sözleşmeleri imzalandığını, davacının eşi ... tarafından da 26.11.2012 tarihli kefalet sözleşmesine istinaden 26.11.2012 tarihli muvafakatname imzalandığını, yine davacının ...'un imzaladığı 27.06.2014 tarihli genel kredi sözleşmesine de kefil olduğunu ve eşinin rızasının alındığını, davacının haksız şart iddiasının yerinde olmadığını, kefalet sözleşmelerinin içerik ve şekil bakımından hukuka uygun olduğunu, davacının kefalet sözleşmelerinde, kredi alanın kullandığı ve kullanacağı kredilerden kaynaklanan tüm borçlardan sorumlu olduğunu kabul ettiğini, davacı müteselsil kefil olduğundan müvekkilinin davacıyı doğrudan takip etme hakkının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının her iki kredi lehdarı için toplam 130.000-TL limitli, sözleşmeden kaynaklanan kefalet sorumluluğunun bulunduğu, davacının tarafı olduğu kefalet sözleşmelerinin;

22. 11.2011 tarihli kefalet sözleşmesinden dolayı sözleşme tarihinden itibaren süresiz, ya da yeni TBK’ya göre azami 10 yıl süreli olarak, 26.11.2012 ve 27.06.2014 tarihli kefalet sözleşmelerinden dolayı ise sözleşme tarihlerinden itibaren azami 10 yıl süreli olarak ya da kredi lehdarlarının kredi ilişkileri ile risklerinin sona ermesine kadar devam edeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin, kefil olduğu kişilerin daha sonradan söz konusu bankaya borçlanacaklarını öngöremeyeceğini, bankanın hazırladığı sözleşmelerin hukuka aykırı olduğunu, davalı banka tarafından sonradan temin edilen kredi ve kredi kartının müvekkilinin bilgisi haricinde imzası alınmadan verildiğini, Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere kefilin, sadece imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olduğunu, kefilin kefil olduğu sözleşme dışında başkaca bir borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmeleri uyarınca kefaleti bulunan kefilin, kredi lehtarlarına kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi'nde açılmış olup davacının tüketici olduğundan bahisle harç yatırılmadığı, mahkemece verilen görevsizlik kararı doğrultusunda davaya bakan İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesince harç alınmaksızın görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine istinafa konu hükmü veren İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince de harç alınmadığı, davacının iptalini istediği kefaletnamelerin toplam limitinin 130.000-TL olduğu, mahkemece harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla esasa ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. HMK'nın 120(1) maddesine göre davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlarla ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde ise ne gibi işlemler yapılacağını 30 ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır. Dava niteliği itibarıyla nispi harca tabi olup, öncelikle dava değeri üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerekmektedir. Mahkemece, eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceğinden, eksik harcın tamamlattırılması, bu eksikliğin tamamlanmaması halinde ise HMK'nın 150.

maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Harç eksikliği re'sen incelenmek suretiyle eksiklik giderilmek üzere hüküm ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/182 Esas 2019/579 Karar sayılı ve 18/06/2019 tarihli hükmünün HMK.'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Harç tamamlandıktan sonra yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile, HMK.'nun 353(1)a maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 18/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233963 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.