6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirkette genel kurul kararı olmadan kar payı talep edilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1373 E. 2021/1673 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Limited şirkette ortağın kar payı talep edebilmesi için, bilançonun onaylanmış olması ve genel kurul tarafından kar dağıtımına karar verilmiş olması gerekir; kâr elde edilmiş olması tek başına yeterli değildir. TTK 616/1-e uyarınca kar payı dağıtımı kararı almak münhasıran genel kurulun yetkisindedir ve mahkeme bu yetkiyi genel kurulun yerine kullanamaz. Genel kurul dağıtım kararı vermedikçe kar payı alacağı muaccel hale gelmez ve dava edilemez.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararı olmaksızın kar payı talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, 01/08/2018 tarihli toplantı gündeminde kar dağıtımı ve sermaye artırımı maddelerinin bulunmasının kanuna karşı hilenin kanıtı olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi uyarınca mal kaçırma kastı bulunduğunu, ortaklar kurulunun yetkiyi usul ve yasaya aykırı kullandığının derdest davalar ve şikayetlerle sabit olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan davanın reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Ortakların kardan pay alma hakkı müktesep hak niteliğinde olup genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz; ancak bir ortağın kar payı ödenmesini talep edebilmesi için bilançonun onaylanmış ve genel kurul tarafından kar dağıtımına karar verilmiş olması gerekir. Bu şartlar oluştuğu halde ödeme yapılmazsa dava yoluna gidilebilir. Davalı bir limited şirket olup TTK 616/1-e uyarınca kar payı hakkında karar verme yetkisi genel kurula aittir; bu nedenle karın varlığı tek başına kar payı talebi için yeterli değildir. Genel kurul tarafından dağıtım kararı verilmedikçe kar payı muaccel hale gelmez, dolayısıyla talep ve dava edilemez. Genel kurulun kar payı dağıtımına ilişkin kararıyla birlikte ortağın ortaklığa karşı borçlar hukukuna ilişkin talebi doğar ve bu alacağı tasfiyeyi beklemeksizin talep edebilir. Somut olayda davacının talep ettiği döneme ilişkin genel kurul tarafından kar dağıtımı kararı alınmadığı sabit olduğundan, davanın reddine ilişkin ilk derece kararı usul ve esas yönünden hukuka uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirketlerde kar payı alacağının doğması ve muaccel hale gelmesi için genel kurulun kar dağıtımına ilişkin bir kararının bulunması gerektiğini, bu karar alınmadıkça ortağın kar payını dava yoluyla talep edemeyeceğini vurgulaması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı müktesep hak genel kurul yetkisi muacceliyet limited şirket TTK 616/1-e

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 616/1-e

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1373

KARAR NO 2021/1673

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/10/2018

NUMARASI 2018/487 Esas- 2018/759 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklık Kar Payı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %5 oranında hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline kar payı ödenmediğini belirterek müvekkiline ait hisse oranında son 5 yıla ait kar payının hesaplanarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; şirket ana sözleşmesinde kar payı dağıtımına ilişkin madde bulunmadığını, genel kurul kararlarında da dağıtılması yönünde herhangi bir karar alınmadığını, müvekkilinin kar payı dağıtımı yapmadığını, kazanç olduğu senelerde kar sayılan değerlerin şirketin ana sermayesine ayın olarak eklendiğini, şirketin 05/03/2012 tarihli bilançosunda 7.841.840,60- TL zarar göründüğünü, ayrıca son 5 yıllık süreçte şirketin kar etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;TTK' nın 616/1-e.maddesi gereğince kar payı dağıtımının ortaklar kurulunun münhasıran yetkisinde olduğunu, genel kurulun yetkisinde olan bir konuda hiç karar alınmamış iken mahkemenin genel kurulun yerine geçerek bu konuda karar almasının mümkün olmadığını, hissedarın genel kurulu toplantıya çağırma ve kar dağıtımını gündeme aldırma olanaklarını kullanması bir sonuç almazsa veya yasada esas sözleşmeye aykırı bir karar alınır ise dava yolu ile bunun talep edilmesi gerektiğini, bu şekilde toplantıya çağırdığında da kar payının dağıtılması görüşüleceğini ancak bu olanaklar kullanıldıktan sonra bir sonuç alınamazsa dava yoluyla talep edilmesi mümkün olacağını, zira bu durumlarda genel kurulun yetkisini yasaya ve esas sözleşmeye uygun olarak kullanıp kullanmadığının değerlendirilebileceğini, dava konusu olayda son 5 yıla ait kar dağıtımına ilişkin ortaklar kurulunun bir kararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket kararlarındaki imzalarının sahteliği yönünden yaptığı şikayetle ilgili soruşturmanın devam ettiğini, soruşturmanın sonucu bekletici mesele yapılması gerektiğini,01/08/2018 tarihinde yapılan toplantı gündeminde yer alan kar dağıtımı hususu ile sermaye artırımı maddelerinin kanuna karşı hilenin ve hukuku arkadan dolanmanın kanıtı olduğunu, davalı şirketin bölünme yoluyla yeni kurulan ...A.Ş'nce devralınması yönündeki gelişmeler de gözönüne alındığında, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi uyarınca, mal kaçırma kastının ve müvekkilinin ortaklık haklarının bilerek zarara uğratılması olduğunu, ortaklar kurulunun tanınan bu yetkiyi usul ve yasa ile ana sözleşmeye aykırı olarak kullandığı belgeleriyle, derdest davalar ve şikayet ile sabit olduğunu,yeterli inceleme tamamlamadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacının davalı şirkette bulunan kar payının hiç ödenmediği iddiası ile son 5 yıla ait kar payının hesaplanarak ödenmesi istemine ilişkindir. Ortakların kardan pay alma hakkı, müktesep hak niteliği taşır. Bu nedenle, genel kurul kararı ile bu hakkın ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak, bir ortağın kar payının ödenmesini talep edebilmesi için, bilançonun onaylanması ve genel kurul tarafından kar dağıtımına karar verilmiş olması gerekir. Bu şartlar yerine gelmesine rağmen ödeme yapılmaması durumunda ortağın kar payının ödenmesini dava etmesi mümkündür. Somut olayda; davalı şirkette davacının % 5 oranında, dava dışı ...' ın %95 oranında pay sahibi oldukları, davacının talebine ilişkin olan son beş yıla dair (19.04.2013- 2018 yılları arasında) kar payı dağıtımı kararı alınmadığı, davalının ikrarında olduğu üzere kazanç olan yıllara ilişkin kazançların şirket işleyişi için sermayeye ayın olarak eklendiğinin belirtildiği, davacı ve dava dışı paydaş arasında İstanbul Anadolu 6.

Aile Mahkemesi 2016/754 Esas sayılı dosyada mal rejimi davasının, İstanbul Anadolu 5. ATM 2018/921 Esas sayılı dosyada 01.08.2018 tarihli ortaklar kurulu kararlarının iptali davasının, İstanbul Anadolu CBS 2018/152340 Sor.sayılı dosyada imza sahteciliği soruşturmasının devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket bir limited şirket olup kar payı dağıtımına ilişkin TTK m. 616/1-e maddesine göre, genel kurul, kar payı hakkında karar verme yetkisine sahiptir. Buradan hareketle sadece karın varlığının, ortakların kar payını talep etmesi bakımından yeterli bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Genel kurul tarafından dağıtım kararı verilmedikçe kar payı muaccel hale gelmez ve dolayısıyla talep ve dava edilemez.

Genel Kurulun kar payı dağıtımına ilişkin kararı ile birlikte ortakların ortaklığa karşı Borçlar Hukukuna ilişkin bir talebi ortaya çıkar. Ortağın oluşan bu kar payı alacağını, ortaklığın tasfiyesini beklemeksizin talep ve dava hakkı vardır. Zira genel kurul kararıyla ortak lehine muaccel bir alacak doğmuş olur. Şirket genel kurulunca kar payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığı hususu sabittir.Bu itibarla,davanın reddine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle;davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233534 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.