6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıplı malda süresinde ihbar edilmezse mal ayıplı kabul edilmiş sayılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2268 E. 2022/212 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönme talep eden alıcı, TTK 23/1-c ve TBK 223/2 uyarınca öngörülen süre içinde ayıp ihbarında bulunmazsa, malı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır ve bu husus dönme hakkını ortadan kaldırır. Ayrıca satım sözleşmesine taraf olmayan kişiye, ayıplı mal iddiasıyla husumet yöneltilemez; bu durumda dava pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle malın ayıplı kabul edilmiş sayılması → ret

İddia: Davacı vekili, delillerin incelenmeden ve ayıp hususunda araştırma yapılmadan, yasal mesnedi olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini, davalıya banka aracılığıyla ödeme yapıldığını ve ayıp mevcut olduğu halde gerekli incelemenin yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 23/1-c uyarınca malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı inceleyip 8 gün içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer hallerde uygulanacak TBK 223/2 uyarınca alıcı gözden geçirme ve bildirimi ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır; ancak olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp varsa bu hüküm uygulanmaz ve böyle bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir, bildirilmezse satılan ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda davalı ... tarafından davacıya cihazın 01.03.2013 tarihinde satıldığı, davacı cihazın ayıplı olduğunu ileri sürmüş olsa da dava tarihine (15.02.2016) kadar geçen üç yıllık süreçte herhangi bir ayıp ihbarı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının cihazı ayıpla birlikte kabul ettiğinin kabulü gerekir; bu nedenle davalı ... aleyhine açılan davanın reddi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Satım sözleşmesine taraf olmayan davalıya husumet yöneltilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davayı ikame ederken diğer davalı ...'a da husumet yönelttiğini, ancak bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... satım sözleşmesinin tarafı olmadığından, kendisine karşı satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla husumet yöneltilmesi mümkün değildir; bu nedenle bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ayıp ihbarının süresinde yapılmaması halinde malın ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağına ve satım sözleşmesine taraf olmayana husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 23/1-c uyarınca malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı inceleyip 8 gün içinde satıcıya ayıp ihbarında bulunmakla yükümlüdür; TBK 223/2 uyarınca alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır.
Dava şartı
pasif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal ayıp ihbarı sözleşmeden dönme pasif husumet ehliyeti ticari satım

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 223/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2268

KARAR NO 2022/212

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2019

NUMARASI 2016/444 Esas 2019/284 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ... mağazasından 01.03.2013 tarihinde 30.000-TL bedelle laser epilasyon ... cihazı satın aldığını, cihazın 10 gün sonra arıza yaptığını, yerine getirilen cihazın da arızalı çıktığını, bu şekilde beş cihaz değiştirildiğini, ancak hepsinin de arızalı çıktığını belirterek, ayıplı cihazın iadesi ile ödemiş olduğu 23.250-TL'nin tarafına iadesine, kalan üç senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; müvekkilinin davacı tarafla hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının ve eşinin adına ayrı ayrı kuruluşları olan işletmeleri bulunduğunu, söz konusu cihazı ...-...'ın sattığını, tüm senetlerin ... adına düzenlendiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili; davacının müvekkilinden söz konusu lazer epilasyon cihazını satın almış olup, aldığı ürünün bedelinin bir kısmını ödediğini, davacı tarafın satın almış olduğu ürünün dört yıl önce eksiksiz olarak teslim edilerek kurulumunun yapıldığını, malın bedeli 25.000-TL olup davacının 24 adet senedi 18.000-TL olarak ödediğini, ayrıca 4.500-TL de nakit ödediğini, kalan senetlerin ise iki adet 750-TL ve bir adet de 1.000-TL bedelli olmak üzere 2.500-TL olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde ayıplı ürün satıldığını iddia ettiğini, ancak yasanın emredici kuralının aradığı süre içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, ayıp ihbarı yapılmadığı gibi herhangi bir arıza veya iade formu da sunulmadığını, davacının müvekkilinden satın almış olduğu cihazın bedelinin tamamının ödenmediği belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı ... tarafından davacıya 01.03.2013 tarihinde lazer epilasyon cihazı satıldığı ve davacı tarafından davalıya 4.500-TL elden nakit ve senetler verildiği, senetlerin bir kısmının ödendiği tartışmasız olup uyuşmazlığın cihazın ayıplı olup olmadığı,davacının davalılara usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı ve ayıp nedeniyle davacının ödediği paranın iadesini davalılardan isteyip isteyemeyeceği noktasında toplandığı, davacının davalıya TTK 23/c ve TBK 223/2 maddeleri uyarınca ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin yazılı bir belge sunmadığı, dava tarihinin ise 15.02.2016 olduğu, diğer davalı ...'ın satışa taraf olmadığı, kendi adına ayrı bir işletmesi olduğu, satışın ...

tarafından yapıldığı, davacının ayıp iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise davanın husumet yokluğu yönünden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkili davayı ikame ederken ...'a da husumet yönelttiğini, ancak bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, delilleri incelenmeden, ayıp hususunda inceleme dahi yapılmadan yasal mesnedi olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verildiğini, davalıya banka aracılığı ile ödeme yapılmış ve ayıp sözkonusu iken gerekli incelemeler yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yasal mevzuata aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satılanın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda; davalı ... tarafından davacıya dava konusu lazer epilasyon cihazının 01.03.2013 tarihinde satışının yapıldığı, davacı tarafından cihazın ayıplı olduğu ileri sürülmüş olsa da, dava tarihine kadar geçen üç yıllık süreçte cihazın ayıplı olduğuna dair herhangi bir ayıp ihbarı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının cihazı ayıpla birlikte kabul ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan davalı ... satım sözleşmesinin tarafı olmayıp, davalıya karşı satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesin de isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233357 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.