Tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleriyle korunması şartları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1679 E. 2021/1873 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Tescilsiz Tasarım mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 16/44 (SMK) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Tescile dayalı koruma tercihinde bulunulmamış, ilk defa yurt dışında kamuya sunulup belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilen tasarımların haksız rekabet hükümleriyle korunabilmesi için, tasarımın mutlak anlamda yenilik ve ayırt edicilik taşıyıp onu üreten işletmeyle özdeşleşecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşmış olması ve taklit edenin işletmesel köken karıştırılmasına yol açacak tedbirler almamış olması gerekir; ürün formu sektörde yaygınlaşıp harcı alem hale gelmişse ve davalı kendi işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlar kullanıyorsa, salt benzerlik haksız rekabet oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunma koşulları ve davaya konu ürün formunun anonimleşmiş olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının ürünlerinin müvekkilinin ürünleriyle aynı olduğunun ve karışıklığa yol açacak nitelikte bulunduğunun bilirkişi raporları ve mahkeme kararıyla sabit olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin anonimleştiğinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda da bu yönde net bir tespit bulunmadığını, mahkemenin anonimlik tespitine dayanak aldığı ürünlerin dava konusu fanla ilgisi olmadığını, müvekkilinin bu ürün üretimiyle tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 54. madde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacını dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirlemekte, TTK 55/1-a-4 ise başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleriyle karıştırılmaya yol açan önlemler almayı haksız rekabet hali olarak düzenlemektedir. Dava tarihi itibariyle uygulanma yeri bulunmamakla birlikte, 6769 sayılı SMK'nın ilgili maddeleriyle tescilsiz tasarımlara, ilk defa Türkiye'de kamuya sunulmuş olması ve mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla üç yıllık koruma getirilmiştir. Bu düzenleme dışında, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi; mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmasına, tasarımın onu üreten işletmeyle bütünleşerek marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşmasına ve taklit edenlerin, işletmesel köken karıştırılmasına yol açacak tedbirler almamış olmasına bağlıdır. Orijinal tescilli tasarımlara bile sınırlı süreli koruma sağlandığı ve süre sonunda tasarımın topluma intikal ettiği kabul edildiğinden, sırf orijinal olması nedeniyle tescilsiz tasarıma daha fazla hak bahşedildiği iddia edilemez. İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde bulunulmamış tasarımlar yönünden, malın bir başkasınca üretilip piyasaya sunulması halinde, tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması tek başına haksız rekabet tespiti için yeterli olmayıp, ayrıca üreten işletmeler arasında ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açılması gerekir. Bilirkişi heyeti raporunda taraf ürünleri arasında çok yakın derecede benzerlik bulunduğu belirtilmiş olsa da, ürün şeklinin davacı firma ile özdeşleştiğine ve bu şekilde tanındığına dair bir neden görülmemiş, dünyada farklı firmalarca üretilen bir ürün olması nedeniyle ürün formunun havalandırma sektöründe sıkça kullanılan harcı alem bir form haline geldiği, bu nedenle davacının ürün formu üzerinde hak sahibi olmadığı, davalının ürünlerinde işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlara da yer verdiği anlaşıldığından, bu ürünlerin davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabulü mümkün görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tescilsiz ve tescile dayalı koruma tercihinde bulunulmamış, yurt dışında ilk kez kamuya sunulmuş tasarımların Türkiye'de haksız rekabet hükümleriyle korunabilmesi için gereken şartları (mutlak yenilik/ayırt edicilik + işletmesel köken karıştırılması) somutlaştırması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ tescilsiz tasarım↗ işletmesel köken karıştırılması↗ ayırt edicilik↗ harcı alem ürün formu↗ SMK tescilsiz tasarım koruması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1679
KARAR NO 2021/1873
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/05/2019
NUMARASI 2016/1057 Esas - 2019/594 Karar
DAVA
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin İspanya merkezli bir şirket olduğunu, kendi tasarladığı hava tahliye motorları, fanlar ve vantilatörler gibi ürünleri tüketicilerle buluşturduğunu, söz konusu tasarımların bir kısmının dünyanın farklı ülkelerinde koruma altında olduğunu, ancak hâlihazırda Türkiye’de tescilli herhangi bir tasarımı bulunmadığını, buna karşın müvekkil şirketin ürettiği özgün tasarımların uzun yıllardan bu yana Türkiye’de tüketicilerle buluştuğunu, müvekkili şirket tarafından tasarlanıp Türkiye'de pazara sunulan sunulan ..., ..., ... kodlu havalandırma fanlarının davalı tarafın aynısının üretildiğini ve ... gibi kodlarla tüketicilere sunulduğunu, davalı tarafın söz konusu kullanımının Bakırköy 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/542 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının sattığı ürünlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının, müvekkiline ait olan tescilsiz ürünü müvekkilinden izin almaksızın kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının eylemleri ile özellikle müvekkilin “malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler aldığını ve bu sayede haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu ürün için TPE nezdinde tescili bulunmadığını, bu nedenle 551 Sayılı KHK hükümlerinden yararlanmasının ve dolayısıyla huzurdaki davayı Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açmasının mümkün olmadığını, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi tarafından da istikrarla vurgulandığı üzere tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri ile korunmasının gerektiğini beyanla davalının eylemlerinin müvekkili şirket aleyhinde haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının iddiası üzerine tescil belgelerinin ilgili ülkelerden celbi ile dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın ürünlerinin bilinen ve tanınan ürünlerden olmadığını, davaya konu ürünler arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın davasına delil olarak Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasını gösterdiğini, ancak daha önce kendilerinin talebi üzerine yapılan ve iki ürün arasında benzerlik bulunmadığını tespit eden Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş dosyasından hiç bahsetmediğini, Bakırköy ... ATM'nin ... D.İş Sayılı dosyası ile her iki ürünün gerek teknik, gerekse görsel (tasarım) bakımından benzer olmadığının açıkça belirlendiğini ve rapor edildiğini, iki ürün benzer olmamakla aralarında ayırt edici farklılıklar bulunmakla birlikte, velev ki benzer dahi olsa bu durum haksız rekabete konu teşkil etmeyeceğini, iki ürünün kullanım amacı ve kullanım yerlerinin aynı olduğunu, bu ürünlerin kullanıldıkları yerlere uygun olarak silindir şeklinde dizayn edilmeleri gerektiğini, aynı alanda kullanılan çoğu ürünlerin benzer olup, ayırt edici özelliklerinin markaları olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde davacının ürünü ile benzerlik yaratarak davacının yatırım ve emeğinden faydalanmadığını, olayda iltibasın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının tescilsiz tasarımı olduğunu iddia ettiği ürünlerin, piyasada anonim hale gelmiş yaygın olarak kullanılan ürünler olduğu, bu nedenle davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; davalının ürünleri ile müvekkilinin ürünlerinin aynı olduğu ve karışıklığa yol açacak nitelikte bulunduğunun hem bilirkişi raporlarıyla hem de mahkeme kararı ile sabit olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin anonimleştiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, internette bulunan bir kısım ürünlerden yola çıkılarak tasarımın anonim hale geldiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkile ait ürünlerin anonim olduğuna dair net tespit bulunmadığı halde mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece anonimlik tespitine dayanak kabul ettiği bir çok fan ürününün dava konusu fan ürünü ile bir ilgisinin bulunmadığını, bilirkişi raporundaki tespitin aksine müvekkilinin dava konusu fan üretimiyle tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu ürünün davacı tarafından tasarlandığı ve dünyanın farklı yerlerinde koruma altına alındığı belirtilen havalandırma fanlarının, davalı tarafından piyasaya sunulan havalandırma fanları ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının ürünleri nedeniyle haksız rekabet oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde de "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ olarak düzenlenmiştir.
Öte yandan, dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma yeri olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır. Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.
Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, ...’ya ..., ..., İst-2020, s. ...). Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarımlar yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir (Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih 2021/89-3954 sayılı kararı). Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davacının ve davalının ürünleri arasında çok yakın derecede bir benzerlik olduğu belirtilmekte ise de davaya konu ürünün şeklinin özellikle davacı ... firması ile özdeşleştiğine ve bu şekilde tanındığına dair bir neden görülmemiş, dünyada farklı firmalarca üretilen bir ürün olması nedeniyle davaya konu ürün formunun havalandırma sektöründe sıkça kullanılan harcı alem bir form haline geldiği, bu nedenle davaya konu ürün formu ile ilgili davacının hak sahibi olmadığı, davalının ürünlerinde işletmesine ilişkin ayırt edici unsurlara da yer verdiği anlaşıldığından bahse konu ürünlerin davalı tarafından pazarlanmasının haksız rekabet olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/233122 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi