6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hırsızlık nedeniyle zayi olan emtiada taşıyıcı sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1576 E. 2021/1893 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda taşıyıcı, kendi kusursuz olsa bile adamlarının ve taşımanın ifası için yararlandığı kişilerin kusuru ölçüsünde sorumludur (CMR m.3); sürücünün araç ile birlikte kaybolduğu ve emtianın akıbetinin açıklanamadığı hâllerde taşıyıcı CMR m.17/2'deki sorumluluktan kurtulma imkânından yararlanamaz. Zarar miktarı, emtianın teslim alındığı yerdeki rayiç/satış fiyatlarıyla uyumlu fatura kıymeti üzerinden (CMR m.23) belirlenir. İtirazın iptali davasında alacaklı, icra takip talebindeki talebiyle bağlıdır; talepte avans faizi açıkça belirtilmemişse yasal faiz esas alınır ve faiz başlangıcı, CMR m.27 gereği ödeme talebinin borçluya tebliğ tarihidir. Taşıyıcının sorumluluğu genel sorumluluk hükümlerine göre (kusur değerlendirmesi ile) belirlenen alacak, İİK 67/2 anlamında likit sayılmaz ve icra inkar tazminatına konu olamaz.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının hırsızlık nedeniyle zayi olan emtiadan sorumluluğu (CMR m.3, m.17/2) → ret

İddia: Davalı taşıyıcı; yüklü aracın şoförüyle birlikte kaybolmasının önlenemez bir durum olduğunu, CMR 17/2 gereği sorumlu tutulamayacağını, gerekli tüm özenin gösterildiğini, kendi kötü hareketinin (kasta eş değer kusurunun) bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taşımanın güzergahı itibariyle CMR 1. madde uyarınca CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu tespit edilmiştir. CMR m.3 özel bir sorumluluk maddesi olup sorumluluktan kurtulma imkânı düzenlememiştir; adam çalıştıranın ve yardımcıların kusuru olduğu sürece taşıyıcının da aynı derecede kusurlu olduğu kabul edilir. CMR uygulaması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasındaki hareket ve ihmallerinden, bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur. Bu nedenle CMR m.17/2 somut olayda uygulama alanı bulmaz. Sürücünün araç ile birlikte kaybolduğu, taşınan emtianın akıbetinin davalı tarafından açıklanamadığı anlaşılmaktadır. Taşıyıcı kendisi tam kusursuz olsa bile, adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin kusuru ne ölçüde ise aynı ölçüde kusuru varmış gibi sorumludur. Davalının kusursuz olduğuna, sorumlu olmadığına dair istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tazminat miktarının (kadri maruf) belirlenmesi ve CMR m.23 uyarınca emtia kıymeti → ret

Gerekçe: Sigortalının ihraç/satışını yaptığı üç tip emtianın (toplam 20.461,65 kg brüt, net 20.143,75 kg) kıymetinin 127.976,40-USD olarak faturaya yansıtıldığı, fatura kıymetinin CMR m.23 gereği emtianın Türkiye satış fiyatları ile uyumlu olduğu, güncel rayiç değerler bakımından da USD bazında hesaplanan kıymetlerin emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer rayicine uygun olduğu belirlenmiştir. Davacının sigortalıya ödediği emtia bedeli ve tazminat belirleme masrafı toplamı 375.789,90-TL tazminatın kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması kabul edilse dahi zararın üst sınırın altında olduğu belirlendiğinden davalı gerçek zarar ile sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faizin türü, başlangıç tarihi ve işlemiş faiz hesabına ilişkin istinaf nedenleri → ret

İddia: Davacı vekili; faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, takipte talep edilen faizin avans faizi olduğunu, asıl alacağa yasal faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR 27. madde gereği ödeme talebinin davalıya yazılı olarak tebliğ tarihi olan 22.02.2016 tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü gerekir; bu tarihten asıl alacağa takip tarihine kadar 4.169,72-TL faiz alacağı hesaplanmıştır. İlk derece mahkemesince 4.262,38-TL işlemiş faize hükmedilmiş olup davalı tarafça bu husus açıkça istinaf edilmemiştir. Davacının takip talebinde işlemiş faiz istemi yanında 'işlemiş yasal faiz' ibaresi bulunduğu gibi, takip tarihinden itibaren işleyecek faizi de yasal faiz olarak talep ettiği, oran belirtilmediği anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip talebindeki talebiyle bağlı olup avans faizine hükmedilemeyeceği gözetildiğinde, davacı vekilinin faizin başlangıcı, oranı ve işlemiş faiz hesaplamasına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebi (alacağın likit olup olmadığı) → ret

İddia: Davacı vekili; taşınan emtianın tamamen çalındığını, alacak miktarının satış faturalarına göre belirlendiğini, alacağın likit olduğunu ileri sürerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: İİK'nun 67/2. maddesi hükmünce icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın gerçek miktarının belli/belirlenebilir olması gerekir. Davalının sorumluluğu taşıyıcının sorumluluğu hükümlerine göre belirlendiğinden alacağın likit olduğu kabul edilemez. Bu nedenle davacı vekilinin icra inkar tazminatı bakımından ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, CMR m.3 ve m.17/2 ilişkisi bakımından taşıyıcının sürücünün araç ile birlikte kaybolduğu ve emtianın akıbetinin açıklanamadığı hâllerde sorumluluktan kurtulamayacağına ilişkin değerlendirmesi ile itirazın iptali davasında talep bağlılığı çerçevesinde faiz türü/başlangıcının belirlenmesine ilişkin gerekçesi, benzer CMR kaynaklı rücu davaları için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu taşıyıcının sorumluluğu halefiyet (TTK m.1472) rücu kadri maruf icra inkar tazminatı likit alacak itirazın iptali işlemiş faiz avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 1CMR 3CMR 17/2CMR 23CMR 27 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1576

KARAR NO 2021/1893

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/05/2019

NUMARASI 2016/919 Esas - 2019/558 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... firmasının, Kahramanmaraş'ta yerleşik dava dışı ... firmasından 08/08/2015 tarih ve ... nolu fatura ile satın aldığı 20.143,75- kg, 907 kap muhtelif kumaş emtiasının davalı tarafça 05/08/2015 tarihi itibariyle Türkiye'den Rusya'ya taşınmasının organize edildiğini, davalı sorumluluğunda tamamlanan gümrük işlemlerinden sonra 10/08/2015 tarihinde Halkalı gümrüğünden alt taşıyıcı ... firmasının ve onun sorumluluğunda nihai taşıyıcı ... firmasına ait ... - ... plakalı taşıtla yola çıkan yükün bir hafta olağan taşıma süresine karşın, yükün 20/08/2015 tarihinde alıcısına halen ulaşmadığının bildirildiğini, sigortalının satışını yaptığı emtianın %100 pamuklu örme kumaş 10.381,12 kg;

%92 viskon-%8 lye örme kumaş 2.983,28- kg olduğunu, %100 pamuklu örme kumaş 6.830,35- kg olarak üç tip mal ihraç ettiğinin beyan edildiğini, sigortalının 20/08/2015 itibari ile taşıtın- yüklü şekilde çalındığı bilgisini aldığını, davalının beyanında tedarik ettiği ... firmasının hırsızlık olayını bildirdiğini belirttiği, sigorta ekspertiz raporuna göre zararın 127.976,40-usd hesaplandığını, davacının sigortalısına ödediği tazminatı TTK m. 1472 gereği rücuen tazminini talep ettiğini,başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini beyanla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının TTK m. 855/3 gereği, dava açma hakkının olmadığını, rücu zaman aşımı için 3 aylık bildirim süresine riayet edilmediğini, sigorta poliçesinin hasardan sonra düzenlendiğini, hasarın davalının hiçbir kusuru yokken meydana geldiğini, davalının dava dışı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde CMR sorumluluk sigortası bulunduğunu, bu firmaya davanın ihbarı gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Davalının akdi taşıyıcı bulunduğu emtianın hırsızlık sebebi ile zayi olduğunu, taşıyıcının sorumluktan kurtulmasını sağlayacak sebeb bulunmadığını,bilirkişi raporunda emtia tanımlamaları gözetildiğinde fatura kıymetinin CMR 23.madde gereği Türkiye satış fiyatları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından 22/10/2015 tarihinde yapılan ödeme ve tazminat miktarı belirleme masrafı toplamı 375.789,90- TL'nin kadri maruf olduğunun tespit edildiği, davalıya keşide edilen ihtarname ile davacının 22/06/2016 tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, bu haliyle davacının takip tarihi itibariyle 375.789,90- TL asıl alacak, 4.262,38- TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalının 375.789,90-TL asıl alacak, 4.262,38-TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, takip talebinde işletilen ve talep olunan faiz miktarının avans faizi olduğunu, asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,taşınan emtianın tamamen çalındığını, alacak miktarının satış faturalarına göre belirlendiğini, alacak “likit” olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; yüklenen malların şoför ve araç ile birlikte ortadan kaybolmasının söz konusu olduğunu, taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumun mevcut olduğunu, CMR 17/2 maddesine göre taşımacının sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcı müvekkilinin tüm özeni gösterdiğini, sürücünün ehliyetini kontrol ettiğini, tüm belgelerin Halkalı Gümrük Müdürlüğünce kontrol edildiğini, taşıyıcı firmanın "kendi kötü hareketi"nin davaya konu olayda mevcut olmadığını, taşıyıcı yönünden CMR 29. maddesinin uygulanmış olmasının kasta eş değer kusurunun bulunmaması nedeniyle uygulanamayacağını, TTK m. 886 benzer paralelde kusur tanımı yapıldığını, davaya konu olayda tüm dikkat ve özenin gösterildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sigortalı ... şirketi tarafından dava dışı alıcıya(Rusya) satılan, davacı tarafından nakliye emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan kumaş cinsi emtianın, davalı taşıyıcının sorumluluğunda taşınması esnasında Moldova' da/ Romanya' da taşıyan aracın kumaş yüklü olarak şoförü ile kayıp olması- 20.08.2015 tarihinde hırsızlık vakıasının bildirilmesi neticesinde, sigorta kapsamında rizikonun 20.08.2015 tarihinde gerçeklemesi sonucu, taşınan ve kaybolan emtianın bedelinin 127.976,40-usd olarak tespiti ile davacı tarafından 22.12.2015 tarihinde sigortalıya ödendiği, davacı sigorta şirketinin ödediği bedeli davalı taşıyıcıya TTK m. 1472' den doğan halefiyet temlikname alındığı,hakkına dayanarak rücu etmesinden doğan 127.976,40-usd alacağın TL karşılığı 375.789,90-TL asıl alacak+ 11.567,12-TL işlemiş faiz toplamı TL alacağa vaki itirazın iptaline ilişkindir.

Taşımanın güzergahı itibariyle dava konusu taşıma, CMR 1. maddesi uyarınca CMR Konvansiyonu hükümlerine tabiidir. Davacı nakliye emtia sigortası tarafı sigorta şirketi olarak, TTK m. 1472 hükmü gereği, uluslararası taşıma esnasında meydana gelen risk kaspamında sigortalısına ödediği bedeli, sigortalısının haklarına halef olarak davalı akdi taşıyana rücu etme hakkı mevcuttur. Taşınan- sigortalanan 20.143,75 kg- 907 kap kumaş cinsi emtia 20.08.2015 tarihinde taşıyan aracın şoförü ile kaybolması neticesinde hırsızlık eylemi ile zayi olmuştur. Taşınan- sigortalanan ve çalınan emtianın bedeli 127.976,40-USD olarak tespit edilerek, davacı tarafından 22.12.2015 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. CMR m.3 hükmü özel bir sorumluluk maddesidir, sorumluluktan kurtulma imkanı düzenlenmemiştir, adam çalıştıranın ve yardımcıların kusuru olduğu sürece, taşıyıcının da aynı derecede ve aynı şekilde kusurlu olduğu kabul edilecektir, CMR' nin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır.CMR m.17/2 uygulama alanı bulmaz.

Sürücünün araç ile birlikte kaybolduğu ,taşınan emtianın akıbetinin davalı tarafından açıklanamadığı anlaşılmaktadır.Taşıyıcı kendisi tam kusursuz olsa bile, kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin kusuru ne ölçüde ise aynı ölçüde kusuru varmış gibi sorumludur.Davalının kusursuz olduğu, sorumlu olmadığına dair ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda, sigortalının ihracını- satışını yaptığı sigortalanan ve taşınan üç tip emtia bulunduğu ('10.381,12-kg 66.958,22 -usd +2.932,28 kg 19.353,04 USD +6.830,35-kg 41.665,13- USD olmak üzere toplam 20.461,65 kg, net 20.143,75 kg), emtia için belirlen kıymetin 127.976,40-USD mal bedeli olarak faturaya yansıtıldığı, fatura kıymetinin CMR m.23 gereği emtianın Türkiye satış fiyatları ile uyumlu olduğu, güncel rayiç değerler bakımından da usd bazında hesaplanan kıymetlerin emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer rayicine uygun , davacının sigortalıya ödediği emtia bedeli ve tazminat belirleme masrafı toplamı 375.789,90 -TL tazminatın kadri maruf olduğu belirlenmiştir.

Sınırlı sorumluluk hükümleri uygulanması kabul edilse dahi zararın üst sınırın altında olduğu belirlendiğinden davalı gerçek zarar ile sorumludur. CMR 27.madde gereği ödeme talebinin davalıya yazılı olarak tebliğ tarihi olan 22.02.2016 tarihinin faiz başlangı olarak kabulü gerekir.Bu tarihden asıl alacağa takip tarihine kadar 4.169,72-TL faiz alacağı hesaplanmıştır.İlk derece mahkemesince 4.262,38-TL'ye işlemiş faize hükmedilmiş,davalı tarafından bu husus açıkça istinaf edilmemiştir.Davacının takip ile alacağın işlemiş faiz istemi yanında"işlemiş yasal faiz "ibaresi bulunduğu gibi ,takip tarihinden itibaren işleyecek faizi de yasal faiz olarak talep ettiği ,oran belirtilmediği anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip talebindeki talebiyle bağlı olup , avans faizine hükmedilemeyeceği gözetildiğinde davacı vekilin faizin başlangıcı,oranı ,ve işlemiş faiz hesaplamasına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

İİK'nun 67/2. maddesi hükmünce, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın gerçek miktarının belli/ belirlebilir olması gerekir.Davalının sorumluluğu taşıyıcının sorumluluğu hükümlerine göre belirlendiğinden alacağın likit olduğu kabul edilemez. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı bakımından ileri sürdüğü istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; akdi taşıyıcı davalının kaybolan mallar ile sorumlu tutulmasına yönelik hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde görülmeyen , taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 25,961,38-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.490,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.471,03-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232828 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1734 E. 2023/3982 K. · Onandı

Hırsızlıkla zayi olan emtiada akdi taşıyıcının sorumluluğu

Gerekçe özeti

Uluslararası karayolu taşımasında emtianın hırsızlık nedeniyle zayi olması hâlinde akdi taşıyıcı, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir sebep ortaya koyamadıkça zıyadan sorumludur; ödenecek tazminat CMR'nin 23 üncü maddesi uyarınca emtianın fatura kıymeti esas alınarak belirlenir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi ise alacağın likit olmasına bağlıdır.

Emsal değeri

Hırsızlık nedeniyle zayi olan emtiada akdi taşıyıcının sorumluluğu ve tazminatın CMR 23 uyarınca fatura kıymetine göre belirlenmesi ile likit olmayan alacakta icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla emsal değeri taşır.

Kavramlar: akdi taşıyıcı CMR emtia zıyaı sigortacının rücuu icra inkâr tazminatı likit alacak

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1734 E.  ,  2023/3982 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1576 Esas, 2021/1893 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/919 E., 2019/558 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı LLC Triumf firmasının, Kahramanmaraş'ta yerleşik dava dışı Milan Tekstil firmasından 08.08.2015 tarih ve 70897 nolu fatura ile satın aldığı 20.143,75 kg, 907 kap muhtelif kumaş emtiasının davalı tarafça 05.08.2015 tarihi itibariyle Türkiye'den Rusya'ya taşınmasının organize edildiğini, davalı sorumluluğunda tamamlanan gümrük işlemlerinden sonra 10.08.2015 tarihinde Halkalı gümrüğünden alt taşıyıcı SC Optimus Srl firmasının ve onun sorumluluğunda nihai taşıyıcı SC Radko Srl firmasına ait DB ... CJF - DB ... CIT plakalı taşıtla yola çıkan yükün bir hafta olağan taşıma süresine karşın, yükün 20.08.2015 tarihinde alıcısına halen ulaşmadığının bildirildiğini, sigortalının satışını yaptığı emtianın %100 pamuklu örme kumaş 10.381,12 kg;

%92 viskon-%8 lye örme kumaş 2.983,28 kg olduğunu, %100 pamuklu örme kumaş 6.830,35 kg olarak üç tip mal ihraç ettiğinin beyan edildiğini, sigortalının 20.08.2015 itibari ile taşıtın yüklü şekilde çalındığı bilgisini aldığını, davalının beyanında tedarik ettiği Moldova firmasının hırsızlık olayını bildirdiğini belirttiği, sigorta ekspertiz raporuna göre zararın 127.976,40 USD hesaplandığını, davacının sigortalısına ödediği tazminatı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereği rücuen tazminini talep ettiğini,başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 6102 sayılı Kanun'un 855 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği, dava açma hakkının olmadığını, rücu zaman aşımı için 3 aylık bildirim süresine riayet edilmediğini, sigorta poliçesinin hasardan sonra düzenlendiğini, hasarın davalının hiçbir kusuru yokken meydana geldiğini, davalının dava dışı SBN Sigorta A.Ş. Nezdinde CMR sorumluluk sigortası bulunduğunu, bu firmaya davanın ihbarı gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının akdi taşıyıcı bulunduğu emtianın hırsızlık sebebi ile zayi olduğunu, taşıyıcının sorumluktan kurtulmasını sağlayacak sebep bulunmadığını,bilirkişi raporunda emtia tanımlamaları gözetildiğinde fatura kıymetinin CMR 23.madde gereği Türkiye satış fiyatları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından 22.10.2015 tarihinde yapılan ödeme ve tazminat miktarı belirleme masrafı toplamı 375.789,90 TL'nin kadri maruf olduğunun tespit edildiği, davalıya keşide edilen ihtarname ile davacının 22.06.2016 tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, bu haliyle davacının takip tarihi itibariyle 375.789,90 TL asıl alacak, 4.262,38 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulü ile davalının 375.789,90 TL asıl alacak, 4.262,38 TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, takip talebinde işletilen ve talep olunan faiz miktarının avans faizi olduğunu, asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,taşınan emtianın tamamen çalındığını, alacak miktarının satış faturalarına göre belirlendiğini, alacak “likit” olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüklenen malların şoför ve araç ile birlikte ortadan kaybolmasının söz konusu olduğunu, taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumun mevcut olduğunu, CMR 17/2 maddesine göre taşımacının sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcı müvekkilinin tüm özeni gösterdiğini, sürücünün ehliyetini kontrol ettiğini, tüm belgelerin Halkalı Gümrük Müdürlüğünce kontrol edildiğini, taşıyıcı firmanın "kendi kötü hareketi"nin davaya konu olayda mevcut olmadığını, taşıyıcı yönünden CMR 29. maddesinin uygulanmış olmasının kasta eş değer kusurunun bulunmaması nedeniyle uygulanamayacağını, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde benzer paralelde kusur tanımı yapıldığını, davaya konu olayda tüm dikkat ve özenin gösterildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile akdi taşıyıcı davalının kaybolan mallar ile sorumlu tutulmasına yönelik hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde görülmeyen , taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.