Usulsüz tebligat nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1298 E. 2022/62 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, takip sırasında vekille temsil edilen davalıya karşı açılan davada, dava dilekçesinin takipteki vekile değil doğrudan asile tebliğ edilmesi gerekir; çünkü asilin vekille ilişkisinin bu yeni davada süreceği bilinemez. Tebligatın davalının güncel mernis adresine değil, sistemden silinmiş eski bir adrese yapılmış olması halinde, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmemiş sayılır ve bu durum, hukuki dinlenilme hakkını (HMK 27) ihlal eder; taraf teşkili sağlanmadan davanın esastan karara bağlanması hukuka aykırıdır ve kararın kaldırılıp yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanmaması → kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin kayıtlı adresine tebligat çıkarılmadığını, tebligat görevlisinin usule uymaksızın ve adrese gelmeksizin mazbata tuttuğunu, taraf teşkili sağlanmadan ve savunma hakkı tanınmadan davaya devam edildiğini, bu nedenle delillerini sunma imkanı bulamadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olsa da, asilin vekille olan vekalet ilişkisinin bu davada devam edip etmeyeceği bilinemeyeceğinden, dava dilekçesinin takipteki vekile değil davalı asile tebliğ edilmesi gerekir. Nitekim mahkeme de bu hususu 02.11.2017 tarihli ara kararla kabul ederek tebliğin asile yapılmasına karar vermiştir. Bu ara karar gereği çıkarılan tebligat iade olunca, tebliğ davalının mernis adresi olarak gösterilen adrese yapılmış; ancak davalının gerçek mernis adresi ile tebligatın yapıldığı adres birbirinden farklıdır - tebligatın yapıldığı adres 21.01.2011 tarihinde sistemden silinmiş eski bir adrestir. Dosyadaki tüm sonraki tebliğler de aynı hatalı adrese yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Bu haliyle dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. HMK 27. madde uyarınca taraflara tanınan hukuki dinlenilme hakkı; bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkını güvence altına alır. Davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecek biçimde, taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esastan karara bağlanması doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İtirazın iptali davasında, icra takibinde vekille temsil edilen borçluya karşı açılan davada dava dilekçesinin vekile değil asile tebliğ edilmesi gerektiği ve tebligatın mernis adresine değil silinmiş eski bir adrese yapılmasının usulsüz tebliğ sayılacağı yönünde açık bir kural ortaya koyduğundan, taraf teşkili ve tebligat usulüne ilişkin benzer uyuşmazlıklar açısından emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf teşkili
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki dinlenilme hakkı↗ taraf teşkili↗ tebligat↗ vekile tebliğ↗ mernis adresi↗ itirazın iptali davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1298
KARAR NO 2022/62
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/02/2019
NUMARASI 2017/376 Esas 2019/136 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından ödenmeyen 6.129,87-TL asıl alacak ve 198,58 -TL işlenmiş faizin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin 2016/34923 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 28.11.2016 tarihinde borçluya tebliği üzerine yasal süresi içinde borçlu tarafından itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, 05/08/2016 tarihli cari hesap ekstresine müvekkilinin davalı borçludan 6.129,87- TL asıl alacağının mevcut olduğunu, borçlunun bakiye borcu ödemediğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, “dosyada vekaletnamesi bulunmayan vekile yapılan tebligatların geçersiz olduğu nazara alınarak vekilin kaydının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.Asile yapılan tebligat üzerine davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının dosyaya bugüne kadar ayıplı kauçuk emsali sunmadığı ve satın alınan ve ayıplı olduğu iddia edilen kauçuk maddesinin davalı tarafından üretimde kullanılarak dönüştürüldüğü dikkate alınarak, ayrıca herhangi bir analiz raporu veya teknik bir bilginin de dosyaya sunulmadığı gözetilerek fatura konusu malın ayıplı olmadığı kanaatine varıldığı, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu 2016 yılında davalıya teslim edilen kauçuk hammaddesi ile ilgili faturalar nedeniyle 05.08.2016 tarihinde hesabın 6.129,87- TL tutarındaki borç bakiyesinin şüpheli alacaklar hesabına devredildiği,davacı şirketin ticari defterlerine göre 05.08.2016 tarihi itibariyle davalıdan 6.129.87- TL asıl alacak,256,19- TL faiz hesaplandığı,6.386,06-TL toplam alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili şirketin kayıtlı adresine tebligat çıkartılmadığını ve tebligat görevlisinin hiçbir usule uymaksızın ve hatta adrese dahi gelmeksizin tuttuğu mazbatalarla taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilerek savunma hakkı tanınmaksızın davaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerek nihai kararda gerekse dosyada alınan raporlarda vasıf eksikliği hususundaki bir kısım savunma nedeni zikredildiğini, tebligata ilişkin yasaya aykırılıklar nedeniyle delil sunma imkanı bulunamadığını, maillerden görüleceği üzere davaya konu emtianın vasıfsız olduğunun kendilerine bildirildiğini ayrıca müvekkili şirketin işyeri adresinin de "..." değil "..." sokak olduğunun davacı tarafça bilindiğini, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı vekili,dava dosyasındaki tebliğlerin usulsüz olduğunu, bu nedenle savunma hakkı gereklerini yerine getiremediğini, delillerini sunamadığını ileri sürmüştür. Tebligat; hukuki dinlenilme hakkının, adil yargılanma hakkının, hukuk devleti ilkesinin, iddia ve savunma hakkının sağlanmasında en önemli araçlardan birisidir.Ödeme emrinde davalının adresinin ... Sok. No: ... Levent Beşiktaş olarak gösterilip tebliğin bu adresde yapıldığı, davalının itirazını vekil aracılığı ile yaptığı, vekaletnamede davalının adresinin ... Mah. ... Sok. No: .. İç Kapı No: ... Beykoz- İstanbul" olduğu görülmüştür. Vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat asıldır. Ancak itirazın iptali davası her ne kadar takibe sıkı sıkıya bağlı ise de asilin vekil ile vekalet ilişkisinin itirazın iptali davasında devam edip etmeyeceği bilinemeyeceğinden dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinde, takipte borca itiraz eden davalı vekili olarak gösterilerek vekile dava dilekçesi ile ekleri ve tensip zaptı tebliğ edilmiş ise de vekil, asile tebliğ yapılması gerekirken takipteki vekile yapılan tebliğin usule uygun olmadığından asile tebliğin tamamlanması gerektiği itirazı üzerine, Mahkeme tarafından 02.11.2017 tarihli ara karar ile tebliğin asile yapılmasına karar verilmiştir. Ara karar gereği; ... San. Sit. ... Sok. No: ...
4. Levent Beşiktaş/ İstanbul adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, tebligatın tebliğ imkansızlığı nedeni ile iade olması üzerine tebliğ, davalının mernis adresi olan " "... Mah. ... sok. No:... İç kapı:No:... Beykoz /İst. adresine yapılmıştır. Devam eden tebliğler aynı adrese çıkarılmış ve tebliğ edilmiştir.Davalının mernis adresi " ... Mah. ... Sok. No: ... İç Kapı No:.. Beykoz" olduğu,tebliğlerin ise 21.1.2011 tarihinde silinen "... Mah... sok.No:.. İç kapı:No:... Beykoz /İst."adresine yapıldığı ,dava dosyasında yapılan tüm tebliğlerin aynı adrese yapılarak davanın neticelendirildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ; dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. HMK’nın 27’nci maddesine göre davanın taraflarının hukuki dinlenme hakkı bulunmaktadır.
Bu hak ile davanın taraflarına, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkı tanınmıştır. Davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek biçimde taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esastan karara bağlanması doğru görülmemiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne hükmün kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2019 Tarihli 2017/376 Esas - 2019/136 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davalı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232324 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi