6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İflas erteleme sürecinde ihtiyati tedbirin sona ermesi sonrası açılan itirazın iptali davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2101 E. 2022/738 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İflasın ertelenmesi sürecinde verilen ihtiyati tedbir kararı, süresi dolduktan sonra kendiliğinden sona erer; bu tedbirin geçerli olmadığı bir dönemde başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davası, takip tarihinde geçerli bir ihtiyati tedbir bulunmaması nedeniyle usulden reddedilemez. İhtiyati tedbir veya iflas erteleme kararının varlığı, borçlu aleyhine itirazın iptali davası açılmasına veya davanın görülmesine engel değildir; sadece kararın infazını engelleyebilir. Bu nedenle, davanın açıldığı tarihte tedbir bulunmadığı sürece işin esasının incelenmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İflas erteleme sürecindeki ihtiyati tedbirin bulunmadığı dönemde başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasının dava şartı yönünden usulden reddinin doğru olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, icra takibinin yapıldığı esnada mevcut bir ihtiyati tedbir kararının bulunmadığını, icra takibinin usulüne uygun olduğunu, ilk derece mahkemesinin BAM 17. HD kararını ve İst. Anadolu 6. ATM'nin tedbir kararını hatalı değerlendirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine ve bu süre içinde İİK m.179/b kapsamındaki ihtiyati tedbirlerin uygulanmasına karar verilmiştir. Bu 1 yıllık süre 11.5.2017 tarihinde kendiliğinden sona ermiştir. Süre dolmadan bir gün önce açılan ek dava ile talep edilen ikinci erteleme dönemine ilişkin ihtiyati tedbir talebi 10.05.2017 tarihli ara kararla reddedilmiş, bu ara karar İstanbul BAM 17. HD tarafından kaldırılarak dosya yeniden ara karar verilmek üzere mahkemeye iade edilmiştir. Mahkemece 10.10.2017 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebi yeniden reddedilmiş ve önceki tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir; ancak bu tedbir zaten 11.5.2017'de kendiliğinden sona ermiş bulunmaktaydı. İlk kez yeniden ihtiyati tedbir kararı 20.10.2017 tarihinde verilmiştir. Buna göre 11.5.2017-20.10.2017 tarihleri arasında icra takibi başlatılmasını engelleyen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmamaktadır. İcra takibi bu aralıkta, 10.10.2017 tarihinde başlatılmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı kararlarına göre, iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması ve icra takiplerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı ya da iflas erteleme kararı verilmesi infaza ilişkindir; bu kararların varlığı borçlu hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya davanın yürütülmesine engel teşkil etmez, işin esasının incelenmesi gerekir. Bu nedenle icra takibinin başlatıldığı tarihte takibi engelleyen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından, daha sonra verilen ihtiyati tedbir kararının itirazın iptali davasının açılmasını ve görülmesini engellemeyeceği, ancak süreç devam ettikçe kararın infazını engelleyebileceği dikkate alınarak, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbir kararının süresi dolduktan sonra kendiliğinden sona erdiği ve bu dönemde başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasının, tedbirin varlığına dayanılarak usulden reddedilemeyeceği; ihtiyati tedbir/iflas erteleme kararının davanın açılmasına ve görülmesine değil ancak infazına engel olacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
İflas erteleme sürecinde verilen ihtiyati tedbir/iflas erteleme kararının varlığı, borçlu aleyhine itirazın iptali davası açılmasına veya davanın yürütülmesine engel teşkil etmez; icra takibinin başlatıldığı tarihte geçerli bir ihtiyati tedbir bulunmaması halinde dava şartı yokluğundan söz edilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın ertelenmesi ihtiyati tedbir itirazın iptali dava şartı İİK m.179/b infaza ilişkin karar

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 179/b · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2101

KARAR NO 2022/738

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/04/2019

NUMARASI 2017/1144 Esas - 2019/438 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2022

Dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu, davalının iflas erteleme sürecinde bulunduğunu, iflas ertelemenin uzatılması için talepte bulunulduğunu, bu talebine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin 10/05/2017 tarihinde reddedildiğini, müvekkilinin alacakları için icra takibine başlandığını, müvekkili tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili hakkında iflas erteleme davası görüldüğünü, müvekkili aleyhine takip yapılamayacağını belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; istinaf kararı üzerine ara kararla tedbirlerin ilk iflas erteleme dosyasında verildiği tarihten itibaren (geçmişe dönük olacak şekilde) devamına karar verilmesinin mümkün olduğu, bu durumda tedbir varken takip yapılamayacağı (Y.23 HD. 2013/9011 E 2014/2575 K; 2016/4390 E, 2016/4550 K), davacı- alacaklının tedbirin kaldırılması nedeniyle 10/10/2017 tarihinde takip başlattığı, iflas erteleme davalarının kendine özgü davalar olduğu gerekçesi ile, takibin usulüne uygun yapılmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, icra takibinin yapıldığı esnada mevcut bir tedbir kararının bulunmadığını, icra takibinin usulüne uygun bir takip olduğunu, ilk derece mahkemesinin İstanbul BAM 17. HD'nin kararını ve İst.Anadolu 6. ATM nin 2017/534 esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararını hatalı değerlendirdiğini, yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasının dayanağı bulunmadığını,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; İİK m. 67 madde hükmüne dayalı açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin İst.Anadolu 6. ATM'nin 2016/94 esas sayılı dosyasında 11.5.2016 tarihli karar ile iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine ve bu süre içinde İİK m.179/b kapsamındaki ihtiyati tedbirlerin uygulanmasına, bu kapsamda davalı hakkında yapılmış olan icra takiplerinin durdurulmasına,yeni icra takibi yapılmamasına karar verilmiştir. 1 yıllık süre dolmadan bir gün önce 2017/534 esas sayılı ek dava ile ikinci 1 yıllık erteleme süresi talep edilmiş ( 9.5.2017 tarihinde) 10/05/2017 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebi red edilmiştir.İstanbul BAM 17. HD'nin 14.09.2017 tarihli 2017/1449 esas ve 2017/1244 karar sayılı kararı ile uzatım davasının ek dava olduğu, olağanüstü hal döneminde “673 sayılı KHK'nın 10.

Maddesi uyarınca gerekli araştırma yapılarak, davacı şirketin bu şirketlerden olmaması halinde halihazır durumda iflastan kurtulması mümkün ise iflas kararı verilmeyerek şirketin İİK'nın 179/b-4 maddesinde belirlenen süreler de nazara alınarak izlenmesi, bu süre içerisinde borca batıklık halinin devam etmesi halinde iflas kararı verilmesi gerektiği belirtilerek 10.5.2017 tarihli ara kararrın kaldırılmasına ,kaldırma kararına uygun şekilde yeniden bir ara karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmiştir. İflasın ertelenmesi davacısı şirket vekili tarafından 6.10.2017 tarihli talep dilekçesi ile "11.5.2017 tarihinden itibaren bu yana tedbirden yoksun şekilde hayatta kalmaya çalıştıklarını"bildirerek ihtiyati tedbir taleetmiş ;mahkemece 10.10.2017 tarihli ara karar ile "ihtiyati tedbir talebinin reddine , "11.5.2016 tarih ,2016/94 esas- 2016/428 karar sayılı kararı (3) nolu bendi ile verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.Ancak kaldırılmasına karar verilen ihtiyati tedbir kararı 1 yıllık sürenin bitmesi ile 11.5.2017 tarihinde kendiliğinden sona ermiştir.20.10.2017 tarihinde ilk kez ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.

Buna göre 11.5.2017 -20.10.2017 tarihleri arasında icra takibi başlatılmasını engelleyen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmamaktadır.İcra takibi 10.10.2017 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 19 HD nin bu konudaki istikrarlı kararları "iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması ve icra takiplerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı ya da iflas erteleme kararı verilmesi infaza ilişkindir, ihtiyati tedbir ya da iflas erteleme kararı verilmesi borçlu davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmeyeceğinden işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekir. "şeklindedir.( Yargıtay 19. H.D'nin 12.05.2010 tarih, 2009/9814 esas ve 2010/5958 karar sayılı, 26.09.2013 tarih, 2013/9673 esas ve 2013/14863 karar sayılı, 05/10/2015 tarih, 2015/383 esas ve 2015/11988 karar sayılı,12.03.2019 tarih, 2017/3293 esas ve 2019/1580 karar sayılı ilamları).

Açıklanan nedenlerle, icra takip tarihinde icra takibi başlatılmasını engelleyen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı ,daha sonraki bir tarihde ihtiyati tedbir kararı verilmesi itirazın iptali davasının açılmasını ve görülmesini engellemeyeceği ,ancak süreç devam ettikçe kararın infazını engelleyeceği dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2019 Tarih 2017/1144 Esas - 2019/438 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/231165 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.