6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mahkeme dışı ikrar niteliğindeki polis ifadesinin kesin delil sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2212 E. 2022/848 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin resmi bir makam (kolluk) huzurunda verdiği ve borç ilişkisinin varlığını doğrulayan yazılı ifade tutanağı, mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup HMK 199. madde kapsamında kesin delil sayılır; bu ikrarla sınırlı miktar itibariyle itirazın iptaline karar verilmesi gerekir, ikrar kapsamını aşan miktar yönünden ise ispat yükü yerine getirilmediğinden talep reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, borç miktarının ticari ilişkiden kaynaklandığının kanıtlanmadığını, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dosya kapsamına ve alınan beyanlara göre tarafların oto alım satım işi ile iştigal ettiği, uyuşmazlığın da araç ticaretinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemenin görevine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emniyet ifadesinin ikrar niteliği ve delil değeri → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin beyanlarının ikrar niteliği taşımadığını, gerekçe olarak gösterilen emniyet ifadesinin hiçbir şekilde sorulmadığını ve açıklattırılmadığını, borcun varlığının başka herhangi bir delille ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının şikayetçisi, davacının sanıkları arasında yer aldığı tehdit suçundan dolayı açılan ceza dosyasında davalının verdiği ifadesinde, davacının aracılığıyla satın aldığı araca ertesi gün tedbir konulması nedeniyle davacının kendisine 60.000-TL verdiğini, parayı verdiği için aracı geri istediğini, ancak araç üzerinde tedbir bulunması ve yediemin olarak kendisine teslim edilmesi nedeniyle tedbir kaldırılıncaya kadar aracı iade edemeyeceğini beyan etmiştir. Davalının resmî bir makam olan Polis Merkezindeki beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, düzenlenen ifade tutanağının yazılı olması nedeniyle HMK 199. maddesi kapsamında kesin delil niteliğine haizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın miktarı ve itirazın iptali kapsamı → kısmi kabul

Gerekçe: Taraflar arasında, davacının bahsi geçen aracın davalıya satışı konusunda aracı olduğu, söz konusu aracın sonrasında davalı tarafından başkalarına satılmak üzere davalının eşi adına tescil edildiği, araç üzerine konulan tedbir nedeniyle aracın başkalarına satılamadığı, davacının davalının mağduriyetini giderip aracı da satın almak için davalıya 60.000-TL para verdiği taraf beyanları ile sabittir. Aracın yürütülen soruşturma nedeniyle davacıya devrinin gerçekleşmediği, aracın davalının eşi uhdesinde bulunduğu anlaşılmakla davalıya ödendiği ispatlı 60.000-TL'nin davacıya iadesi gerektiğinden mahkemece bu miktar yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tarafın kolluk (Polis Merkezi) huzurunda verdiği yazılı ifadenin, HMK 199. madde kapsamında mahkeme dışı ikrar niteliğinde kesin delil sayılacağına ilişkin tespit, benzer itirazın iptali davalarında delil değerlendirmesi açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tarafların oto alım satım işi ile iştigal ettiği ve uyuşmazlığın araç ticaretinden kaynaklandığı hallerde, uyuşmazlık ticari nitelikte kabul edilir ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahkeme dışı ikrar kesin delil itirazın iptali görevli mahkeme ticari dava

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 199

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2212

KARAR NO 2022/848

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/05/2019

NUMARASI 2016/634 Esas - 2019/374 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/06/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; her iki tarafın da oto alım satım işi ile uğraştığını, 2014 yılında biri ... marka diğeri ... marka iki araç sahibinin müvekkilinin işyerine gelerek bu araçları satmak istediklerini söylediğini, müvekkilinin araç sahipleri ile birlikte 20 yıldır tanıdığı davalı borçlu ...'a giderek bu iki aracın 108.000-TL'ye satılmasına aracı olduğunu, ancak satıştan bir gün sonra davalı borçlunun müvekkilini arayarak araçların üzerinde satılamaz şerhinin olduğunu ve aracı başkasına satamadığını söylediğini, bu durumda davalı borçlunun mağdur olmasını engellemek için araçları müvekkilinin satın aldığını ve iki araç için 108.000-TL'yi davalı borçluya verdiğini ancak araçların tescilini üzerine alamadığını ve araçları da fiilen kullanamadığını, davalının tehdit edildiğinden bahisle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/13613 soruşturma sayılı dosyası ile ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve müşteki ifade tutanağında davalı ...'ın, müvekkili ...'den ...

marka araç bedelini kendisine ödediğini ve aracı teslim etmediğini açık ve net bir şekilde ikrar ettiğini, bu durum karşısında ödenmeyen 62.500-TL ve faiziyle birlikte 69.866,44-TL için Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini, bu itirazın haksız olduğunu belirterek davalı borçlunun borca ilişkin itirazının iptaliyle,takibin devamına,alaacğın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davaya konu ... plakalı aracın davalıya satışı konusunda aracı olduğu, söz konusu aracın sonrasında davalı tarafından başkalarına satılmak üzere davalının eşi adına tescil edildiği, araç üzerine konulan tedbir nedeniyle aracın başkalarına satılamadığı, davalının satışa aracı olması nedeniyle davacıyı aradığı, davacının davalının mağduriyetini giderip aracı da satın almak için davalıya 60.000-TL para verdiği, para alındığının davalı tarafından Asayiş Büro Amirliği'nde vermiş olduğu beyan ile ikrar edildiği, bu para alışverişinin ardından aracın tescilinin davacı adına yapılamadığı, bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında 62.500-TL asıl alacak, 01/11/2014 tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 7.366,44-TL yasal faiz olmak toplam 69.866,44-TL'nin tahsili amaçlı takip başlatıldığı, davacı taraf takibe konu alacağının ancak 60.000-TL'sinin varlığını davalının Asayiş Büro Amirliği'ndeki ikrarı ile ispat edebildiği, davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 60.000-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına, % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; borcu inkar ile dava konusu borç miktarının ticari ilişkiden kaynaklandığının kanıtlanmadığını, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin beyanlarının ikrar niteliği olmadığını, gerekçe olarak gösterilen müvekkilinin emniyet ifadesinin hiçbir şekilde sorulmadığını ve açıklattırılmadığını, borcun varlığının başka herhangi bir delille ispatlanamadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekili, müvekkilinin aracısı olduğu satış sözleşmesinde davalıya satılan araçlara satılamaz - devredilemez şerhi konulması üzerine davalının mağdur olmaması için araçları satın almayı teklif ettiğini ve davalıya iki araç için toplamda 108.500-TL ödemesine rağmen araçların kendisine iade ve tescil edilmediğini belirterek ... marka araç için ödenen 62.500-TL ile 7.366,44-TL işlemiş faizinin davalıdan icra yolu ile tahsilini talep etmektedir. Davalı ise davacı ile herhangi bir alışverişi olmadığını, para almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Dosya kapsamına ve alınan beyanlara göre tarafların oto alım satım işi ile iştigal ettiği, uyuşmazlığın da araç ticaretinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemenin görevine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Bahsi geçen ... plaka sayılı aracın kayıtlarının incelenmesinde aracın 20/10/2014 tarihinde dava dışı ... tarafından davalının eşi ...'a satıldığı, 21/10/2014 tarihinde ise aracın satıcısı olan kişinin şikayeti üzerine C.Başsavcılığı tarafından aracın devrinin önlenmesine yönelik tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Davalının şikayetçisi, davacının sanıkları arasında yer aldığı tehdit suçundan dolayı açılan Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/583 E. 2017/36 K. Sayılı dosyasında davalının verdiği ifadesinde, davacının aracılığıyla satın aldığı bahsi geçen araca ertesi gün tedbir konulması nedeniyle davacının kendisine 60.000-TL verdiğini, parayı verdiği için aracı geri istediğini, ancak araç üzerinde tedbir bulunması ve yediemin olarak kendisine teslim edilmesi nedeniyle tedbir kaldırılıncaya kadar aracı iade edemeyeceğini söylediğini beyan etmiştir.

Davalının resmî bir makam olan Polis Merkezindeki beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, düzenlenen ifade tutanağının yazılı olması nedeniyle HMK 199. maddesi kapsamında kesin delil niteliğine haizdir. Taraflar arasında, davacının bahsi geçen ... plakalı aracın davalıya satışı konusunda aracı olduğu, söz konusu aracın sonrasında davalı tarafından başkalarına satılmak üzere davalının eşi adına tescil edildiği, araç üzerine konulan tedbir nedeniyle aracın başkalarına satılamadığı, davacının davalının mağduriyetini giderip aracı da satın almak için davalıya 60.000-TL para verdiği taraf beyanları ile sabittir. Aracın ;yürütülen soruşturma nedeniyle davacıya devrinin gerçekleşmediği aracın davalının eşi uhdesinde bulunduğu anlaşılmakla davalıya ödendiği ispatlı 60.000-TL'nin davacıya iadesi gerektiğinden mahkemece bu miktar yönünden davalının itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.098,6‬0-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.230-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.868,6‬0-TL daha harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/230026 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.