6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4594 E. 2016/6746 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden reddi kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının aynı konuda ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açtığı kısmi davanın, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu karar kesinleştiği için iş bu ardçıl davanın açılamayacağı, ortada kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/4594 E.  ,  2016/6746 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/723-2016/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların yüksek faiz verileceği, paraların istediği zaman iade edeceği vaatleriyle para topladığını, müvekkilinin bir belge karşılığında 27.000 DM yatırdığını, ancak ortak olmadığını, davalıların tüm faaliyetlerinin hukuka aykırı olup dolandırmak kastıyla hareket ettiklerini, suç işlemek maksadıyla örgüt kurulduğu iddiasıyla davalar açıldığını savunarak, ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, müvekkilinin davalılara ödeyipte alamadığı 27.000 DM karşılığı reddedilen ve kesinleşen kısım dışındaki 30.000TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Diğer davalılar vekili, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/449E sayılı dosyası nedeniyle derdestlik itirazında bulunmuş, davacının ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame etmiş olduğu davanın redle sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının aynı konuda ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açtığı kısmi davanın, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu karar kesinleştiği için iş bu ardçıl davanın açılamayacağı, ortada kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17/06/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6100 sayılı HMK 301/1 maddesinde kesin hüküm için, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması" gerektiği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının kısmi dava açtığı ve redle sonuçlanan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/282 esas sayılı dosyasındaki dava ile eldeki davanın tarafları ve dava sebepleri aynı olmakla birlikte kısmi davanın hüküm fıkrası ile eldeki davaya ait talep sonucu aynı değildir.

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/282 esas sayılı dosyadaki hüküm fıkrası "8.000.00 TL yönünden davanın reddine" ilişkin olup eldeki davanın talep sonucu ise "kesinleşen kısmi davadaki talep dışında kalan 30.000.00 TL'nin tahsili istemi"ne ilişkindir.

Görüldüğü üzere kesin hüküm koşullarından olan kısmi davanın hüküm fıkrası ile eldeki davaya ait talep sonucu aynı olmadığından HMK 303/1 maddesinde düzenlenen kesin hüküm koşulları somut uyuşmazlıkta gerçekleşmemiştir.

Yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/229671300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.