Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12819 E. 2016/6668 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusursuzluk ispatı↗ munzam zarar↗ kişilik hakları↗ temerrüt tarihi↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gerek davalı banka nezdinde gerekse dava dışı bankalarda bulunan hesaplarından yaptığı altın alımları ve miktarları dikkate alındığında davacının faaliyetlerinden birinin de ticari amaçlı altın alım satımı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu 150.000 USD'nin de aynı ticari faaliyet kapsamında kullanılmasının mümkün görüldüğü, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararına göre temerrüt tarihinin 16/12/2008 tarihi olduğu, davalının temerrüt tarihi ile paranın ödendiği tarih olan 09/08/2012 tarihi arasında davacının altın ticareti açısından uğradığı zararın 1.946,7460 gr altın olarak hesaplandığı, davalının tutum ve davranışları ile davacının kişilik haklarının nasıl zarar gördüğü yönünde somut delil mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.946,746 gr (Bir Kilogram dokuz yüz kırk altı gram yedi yüz kırk altı santim) altının ödeme tarihindeki ... Altın Borsası "ağırlıklı ortalama fiyatı" üzerinden TL karşılığının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, şartları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. (Mülga BK.’nun 105/1.)maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının altın ticareti ile uğraştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 1.946,746 gr (Bir Kilogram dokuz yüz kırk altı gram yedi yüz kırk altı santim) altının ödeme tarihindeki ... Altın Borsası "ağırlıklı ortalama fiyatı" üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
BK.’nun 122/1. maddesi hükmünce alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla ise borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı tazminle yükümlüdür. Asıl borçtan bağımsız olan bu zararın BK.’nun 125.maddesinde düzenlenen (10) yıllık zamanaşımı süresi içerisinde borçludan istenilmesi mümkündür.
Davacı davalı aleyhine daha önce açtığı davada, yatırım hesabında bulunan altının bilgisi dışında bozdurulup hesabındaki 150.000 USD'nin bilgisi dışında çekildiği tarih olan 17.11.2008 tarihinden itibaren bankaların dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiş olup dava sonunda davanın kısmen kabulü ile 150.000 USD'nin 16.12.2008 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın kesinleşmesinin ardından ilama bağlı alacak 09.08.2012 tarihinde (189.504,89 USD) olarak tahsil edilmiştir.
Davacı vekili işbu davada, davacının altın ticareti ile uğraştığını belirtilerek bilgisi dışında banka hesabından altın bozdurularak çekilen 150.000 USD sebebiyle meydana gelen munzam zararın tazmini amacıyla 2.699 Kg. altının ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödenmesi talebinde bulunmuştur. Davacı, ilk davada alacağını para olarak somutlaştırdığına göre mahkemece, ödeme tarihi olan 09.08.2012 tarihinde 1.946,7460 gr altının bedeli hesaplattırılıp bu bedele hükmedilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13953 E. 2018/7100 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4549 E. 2021/7126 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · takas-mahsup · takas · mahsup · kâr kaybı
Benzer bu kararda… nışından söz edilemeyeceği, bankanın olayda kusurunun da bulunmadığı, meydana gelen sonucun davalı bankadan bağımsız gerçekleştiği, davalı bankanın iptal işlemi ile «takas mahsup» işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rkı talep edildiğinden işbu açılan davada artık davacı tarafın müvekkilinin müşteri pozisyonunu kayıp ettiği, altının takribi fiyatının 146.00 TL/gram olduğu ve %75 «kar kaybına» uğradığına yönelik iddiaları incelenemeyeceği, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun gerekçesiyle istinaf iste …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5372 E. 2021/5538 K.
Ortak:munzam zarar · temerrüt faizi · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… davalıdan tahsilini talep etmiş olup dava sonunda davanın kısmen kabulü ile 150.000 USD'nin 16.12.2008 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın kesinleşmesinin ardından ilama bağlı alacak 09.08.2012 tarihinde (189.504,89 USD) olarak tahsil edilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararına göre «temerrüt tarihinin» 16/12/2008 tarihi olduğu, davalının temerrüt tarihi ile paranın ödendiği tarih olan 09/08/2012 tarihi arasında davacının altın ticareti açısından uğradığı zararın 1.946,7460 gr altın olarak hesaplandığı, davalının tutum ve davranışları ile davacının «kişilik haklarının» nasıl zarar gördüğü yönünde somut delil mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.946,746 gr (Bir Kilogram dokuz yüz kırk altı gram yedi yüz kırk al …
2- Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. (Mülga BK.’nun 105/1.)maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen «munzam zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak «zamanaşımına» uğramayan «son» on yıl için «munzam zarar» hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı «temerrüt faizinin» hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının talebinin «munzam zararın» tahsiline yönelik olduğu, davaya on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasının gerektiği, asıl davanın açılmasının munzam zarar istemine yönelik zaman aşımı süresini kesmediği, davacının dava ve «ıslah» tarihinden önceki on yıla ilişkin zararını talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon oranının eşya f …
2- Dava, «munzam zarar» istemine ilişkin olup mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek “davacının talep edebileceği 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı kalmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının talebinin «munzam zararın» tahsiline yönelik olduğu, davaya on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasının gerektiği, asıl davanın açılmasının munzam zarar istemine yönelik zaman aşımı süresini kesmediği, davacının dava ve «ıslah» tarihinden önceki on yıla ilişkin zararını talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon oranının eşya f …
3- Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak «zamanaşımına» uğramayan «son» on yıl için «munzam zarar» hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı «temerrüt faizinin» hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12819 E. , 2016/6668 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2014/827-2015/530 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.06.2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin talimatı uyarınca 17.11.2008 tarihinde müvekkilinin hesabından 50 Kg. altın alınmasına rağmen aynı gün müvekkilinin bilgisi dışında 50 Kg. altının davalı banka tarafından bozdurulduğunu ve haksız olarak müvekkiline ait 150.000 USD'nin hesabından çekildiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2012 tarih, 2012/44 E. 2012/179 K. sayılı ilamıyla müvekkilinin hesabından haksız olarak çekilen 150.000 USD'nin faiziyle birlikte iadesine karar verildiğini, ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/42964 E. sayılı dosyasına 09.08.2012 tarihinde 150.000 USD ana para 39.504,89 USD faiz olmak üzere toplam 189.504.89 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinin zararının ödenen faizin çok üstünde olduğunu, ...’de yapmakta olduğu 7 adet villa inşaatını yarım bırakmak zorunda kaldığını, ...'ne bağlı ...’da bulunan ...
adlı bir merkezden Nisan 2008 tarihinde taksitle daire satın aldığını, daire ile ilgili 960.000 Dirhem yani 266.000 USD ödediğini, bakiye 639.000 Dirhem yani 170.000 USD'yi ödeyemediğinden firmaca daireye ve ödediği 266,000 USD'ye el konulduğunu, müvekkilinin altın ticareti yaptığını, banka hesabından 17.11.2008 tarihinde haksız olarak çekilen 150,000 USD ile 6.361 kg. altın alınabildiğini, haksız çekilen paranın geri ödeme tarihi olan 09.08.2012 tarihinde ödenen 189.504,89 USD ile ancak 3.662 Kg. altın alınabildiğini, hiç altın alım satım işlemi yapılmadan sadece altın olarak saklansaydı munzam zararın 2.699 Kg. olacağını, davalı bankanın bankacılık sözleşmesine aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin sıkıntı ve üzüntü yaşadığını ileri sürerek, müvekkilinin bilgisi dışında banka hesabından altın bozdurularak çekilen 150.000 USD sebebiyle meydana gelen munzam zararın tazmini amacıyla 2.699 Kg.
altının ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödenmesine ve 100.000-TL. manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zarar ve illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat koşulları oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gerek davalı banka nezdinde gerekse dava dışı bankalarda bulunan hesaplarından yaptığı altın alımları ve miktarları dikkate alındığında davacının faaliyetlerinden birinin de ticari amaçlı altın alım satımı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu 150.000 USD'nin de aynı ticari faaliyet kapsamında kullanılmasının mümkün görüldüğü, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararına göre temerrüt tarihinin 16/12/2008 tarihi olduğu, davalının temerrüt tarihi ile paranın ödendiği tarih olan 09/08/2012 tarihi arasında davacının altın ticareti açısından uğradığı zararın 1.946,7460 gr altın olarak hesaplandığı, davalının tutum ve davranışları ile davacının kişilik haklarının nasıl zarar gördüğü yönünde somut delil mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.946,746 gr (Bir Kilogram dokuz yüz kırk altı gram yedi yüz kırk altı santim) altının ödeme tarihindeki ...
Altın Borsası "ağırlıklı ortalama fiyatı" üzerinden TL karşılığının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, şartları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. (Mülga BK.’nun 105/1.)maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının altın ticareti ile uğraştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 1.946,746 gr (Bir Kilogram dokuz yüz kırk altı gram yedi yüz kırk altı santim) altının ödeme tarihindeki ... Altın Borsası "ağırlıklı ortalama fiyatı" üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
BK.’nun 122/1. maddesi hükmünce alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla ise borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı tazminle yükümlüdür. Asıl borçtan bağımsız olan bu zararın BK.’nun 125.maddesinde düzenlenen (10) yıllık zamanaşımı süresi içerisinde borçludan istenilmesi mümkündür.
Davacı davalı aleyhine daha önce açtığı davada, yatırım hesabında bulunan altının bilgisi dışında bozdurulup hesabındaki 150.000 USD'nin bilgisi dışında çekildiği tarih olan 17.11.2008 tarihinden itibaren bankaların dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiş olup dava sonunda davanın kısmen kabulü ile 150.000 USD'nin 16.12.2008 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın kesinleşmesinin ardından ilama bağlı alacak 09.08.2012 tarihinde (189.504,89 USD) olarak tahsil edilmiştir.
Davacı vekili işbu davada, davacının altın ticareti ile uğraştığını belirtilerek bilgisi dışında banka hesabından altın bozdurularak çekilen 150.000 USD sebebiyle meydana gelen munzam zararın tazmini amacıyla 2.699 Kg. altının ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödenmesi talebinde bulunmuştur. Davacı, ilk davada alacağını para olarak somutlaştırdığına göre mahkemece, ödeme tarihi olan 09.08.2012 tarihinde 1.946,7460 gr altının bedeli hesaplattırılıp bu bedele hükmedilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/228297700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz