Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/155 E. 2016/6336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul nisabı↗ sermaye koyma borcu↗ esas sözleşme değişikliği↗ ıskat↗ ttk 445↗ rüçhan hakkı↗ nisap↗ karar nisabı↗ el koyma↗ esas sözleşme↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ hisse devri↗ eş rızası↗ ihtiyati tedbir↗ dürüstlük kuralı↗ anonim şirket↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; gündemin 3. maddesine ilişkin olarak, davalı şirketin iç kaynakları olmadığından sermaye arttırımının dış kaynaklardan yapılmasının TTK'nın 462/3. maddesine aykırı olmadığı, ancak sermaye artırımında doğan rüçhan hakkının kullanılması ihtiyari olup, bu husus gözetilmeksizin davacının rızası hilafına kendisine yeni sermaye koyma borcu yüklendiği, sermaye artırımının TTK'nın 421/2. maddesi gereği oybirliğiyle yapılması gerekirken oyçokluyla yapıldığından sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan genel kurul kararına dayanılarak apel çağrısı yapılamayacağı ve ıskat yaptırımının devreye sokulamayacağı; gündemin 4. maddesine göre yapılan hisse devrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, birleşme değil gerçek anlamda bir hisse devrinin söz konusu olduğu, bu nedenle isse devrine ilişkin alınan kararının iptal edilemeyecği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 12/01/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun gündem 3. nolu maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık esas olarak sermaye arttırıma dair genel kurul kararının iptali noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıdaki dava özetinden de anlaşıldığı üzere, sermaye arttırımına ilişkin genel kurul nisabının TTK'nun 421/2. maddesindeki karar nisabına tabi olduğu, bu nedenle sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle sermaye arttırım kararı alınabileceği, oyçokluğuyla alınan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, genel kurulda alınan karar sermaye arttırımına ilişkin olup TTK'nun 421/2.a bendinde belirtilen bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlardan değildir. Kaldı ki şirketin bilanço zararı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla oybirliğiyle karara bağlanması gereken bir halin mevcut olmadığı, esas sözleşme değişikliği gerektiren sermayenin arttırım kararı için TTK'nun 421/2. maddesindeki değil TTK'nun 421/1. maddesindeki toplantı ve karar yetersayılarının aranacağı gözetilmeksizin mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak verilen kararın yerinde olmamıştır. Dosya kapsamından, sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın nisap yönünden TTK'nun 421/1. maddesine uygun olduğu anlaşılmış olup, o halde mahkemece TTK'nun 445. maddesi uyarınca kararın kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4553 E. 2019/3604 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 22.421,56 TL'nın dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2074 E. 2021/3208 K.
Ortak:esas sözleşme değişikliği · nisap · esas sözleşme · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · dürüstlük kuralı · temsil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın «nisap» yönünden TTK'nun 421/1. maddesine uygun olduğu anlaşılmış olup, o halde mahkemece TTK'nun 445. maddesi uyarınca kararın kanuna veya «esas sözleşme» hükümlerine ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dolayısıyla oybirliğiyle karara bağlanması gereken bir halin mevcut olmadığı, «esas sözleşme değişikliği» gerektiren sermayenin arttırım kararı için TTK'nun 421/2. maddesindeki değil TTK'nun 421/1. maddesindeki toplantı ve karar yetersayılarının aranacağı gözetilmeksizin mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak verilen kararın yerinde olmamıştır.
… desine ilişkin olarak, davalı şirketin iç kaynakları olmadığından sermaye arttırımının dış kaynaklardan yapılmasının TTK'nın 462/3. maddesine aykırı olmadığı, ancak «sermaye artırımında» doğan «rüçhan hakkının» kullanılması ihtiyari olup, bu husus gözetilmeksizin davacının «rızası» hilafına kendisine yeni «sermaye koyma borcu» yüklendiği, sermaye artırımının TTK'nın 421/2. maddesi gereği oybirliğiyle yapılması gerekirken oyçokluyla yapıldığından sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan genel kurul kararına dayanılarak apel çağrısı yapılamayacağı ve «ıskat» yaptırımının devreye sokulamayacağı; gündemin 4. maddesine göre yapılan hisse devrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, birleşme değil gerçek anlamda bir «hisse devrinin» söz konusu olduğu, bu nedenle isse devrine ilişkin alınan kararının iptal edilemeyecği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 12/01/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun gündem 3. nolu maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkemece verilen «ihtiyati tedbir» kararının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaEsas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar «nisaplarının» düzenlendiği 6100 sayılı TTK'nın 421/1. bendinde; “Kanuna veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının «temsil» edileceği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğuyla alınır....”, aynı madde 2. bendinde ise “Aşağıdaki «esas sözleşme değişikliği» kararları, sermayenin tümünü oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliği ile alınır. a) Bilanço zararlarının kapatılması yükümlülük ve ikincil yüküml …
… arttırmış olduğu sermaye miktarı kadar zarar ettiği, 2011 ile 2014 yılları arasındaki sermaye artışları sonucunda davacı ...’in 2011 yılında % 23,5 olan şirketteki «payının» 2014 yılında %0,82'ye, davacı ...'nın 2011 yılında %1 olan şirket payının 2014 yılında %0,004'e düştüğü, sermaye arttırımının bilanço zararlarının kapatılması için yapıldığı var sayılır ise TTK.'nın 421/2-a maddesinde düzenlenen «nisap» sağlanamadığı, aksinin kabulü halinde ise «sermaye artırıma» neden gerek duyulduğunun açıklanmadığı ve davacıların şirketteki paylarının düşürülmesi nedeni ile TMK.'nun 2. maddesi gereğince batıl sayılması gerektiği, «genel kurul kararının butlanının» tespitinin talep edilmesi için kararda «muhalefet şerhi» konulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 21 …
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 2014 yılı Olağan Genel Kurulu’nda "«sermaye artırımına»" ilişkin kararın «butlan» olduğunun tespitine karar verilmişse de, davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 421/2-a maddesinde yer alan «nisap» sermaye arttırımı kararları bakımından aranan nisap olmayıp, bilanço zararlarının kapatılması için ek ödeme ve benzeri yükümlülük getiren kararlar bakımından öngör …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının butlanı · dürüstlük kuralına aykırılık · sözleşmenin ihlali · muhalefet şerhi · butlan · cy/cy şerhi · olumsuz oy · iptal davası
Benzer bu kararda… arttırmış olduğu sermaye miktarı kadar zarar ettiği, 2011 ile 2014 yılları arasındaki sermaye artışları sonucunda davacı ...’in 2011 yılında % 23,5 olan şirketteki «payının» 2014 yılında %0,82'ye, davacı ...'nın 2011 yılında %1 olan şirket payının 2014 yılında %0,004'e düştüğü, sermaye arttırımının bilanço zararlarının kapatılması için yapıldığı var sayılır ise TTK.'nın 421/2-a maddesinde düzenlenen «nisap» sağlanamadığı, aksinin kabulü halinde ise «sermaye artırıma» neden gerek duyulduğunun açıklanmadığı ve davacıların şirketteki paylarının düşürülmesi nedeni ile TMK.'nun 2. maddesi gereğince batıl sayılması gerektiği, «genel kurul kararının butlanının» tespitinin talep edilmesi için kararda «muhalefet şerhi» konulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 21 …
… duyulduğunun açıklanmaması ve davacılar paylarının düşürülmesi nedeniyle TMK 2. madde gereğince de kararın batıl sayılması gerektiği sonucuna varılmışsa da kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kuralına aykırılık» halleri TTK'nın 445. maddesinde “iptal” «sebebi» olarak gösterilmiş olup, devam eden TTK 446. maddesi gereğince de anılan karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişiler tarafından «iptal davası» açılabilecektir.
Buna karşın somut olayda, anılan karar aleyhinde davacılar tarafından «olumsuz» oy verilmişse de oylama sonrasında tutanağa geçirilen muhalefetleri bulunmadığı gibi, 6102 sayılı TTK 447. maddesinde «genel kurul kararlarının butlan» halleri düzenlenmiş olup, sayılan butlan hallerinin hiç birinin somut olayda bulunmadığı da açıktır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların iptale konu kararlara karşı muhalefetlerini usule uygun şekilde zapta geçirmedikleri, alınan kararların kanun ve sözleşmeye uygun olduğu, şirket «esas sözleşmesinin ihlal» edilip şirket ve pay sahiplerinin zarara uğratıldığına yönelik inandırıcı, somut deliller ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15219 E. 2014/5024 K.
Ortak:esas sözleşme değişikliği · nisap · karar nisabı · esas sözleşme · sermaye artırımı · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, yukarıdaki dava özetinden de anlaşıldığı üzere, sermaye arttırımına ilişkin «genel kurul nisabının» TTK'nun 421/2. maddesindeki karar nisabına tabi olduğu, bu nedenle sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» oybirliğiyle sermaye arttırım kararı alınabileceği, oyçokluğuyla alınan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dolayısıyla oybirliğiyle karara bağlanması gereken bir halin mevcut olmadığı, «esas sözleşme değişikliği» gerektiren sermayenin arttırım kararı için TTK'nun 421/2. maddesindeki değil TTK'nun 421/1. maddesindeki toplantı ve karar yetersayılarının aranacağı gözetilmeksizin mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak verilen kararın yerinde olmamıştır.
Dosya kapsamından, sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın «nisap» yönünden TTK'nun 421/1. maddesine uygun olduğu anlaşılmış olup, o halde mahkemece TTK'nun 445. maddesi uyarınca kararın kanuna veya «esas sözleşme» hükümlerine ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Zira değinilen madde hükmünün «esas sözleşme değişikliği» ile aşılabilmesi hali başlı başına sermaye artımındaki ağırlaştırılmış «nisabı» etkisiz kılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nitelikli çoğunluk · ana sözleşme değişikliği · toplantı ve karar nisabı · ticaret sicili müdürlüğü · limited şirket · ticaret sicili · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Dava, TTK’nın 34. maddesi gereğince «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraza ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket «esas sözleşmesi» kapsamında ağırlaştırılmış «nisaba» yer verildiği ve söz konu nisabın esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel madde ile aşılamayacağı, 6102 sayılı TTK kapsamında 6762 sayılı TTK dönemindeki ağırlaştırılmış nisapların devam etmesinin mümkün olup sırf kanun değişikliğinin bu durumu ortadan kaldırmayacağı ve bu suretle davalı «ticaret sicil müdürlüğü» işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru gör …
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/155 E. , 2016/6336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2013/50-2015/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin % 10 A Grubu ve % 10,5 B Grubu hisse ile azınlık oy ve haklarına sahip ortağı olduğunu, şirketin 13.01.2013 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunun 3. maddesinde şirket ana sermayesinin artırımına ve 4. maddesi ile de “...Hastane Ltd. Şti.'nin tamamının hisse devir sözleşmesi yapılarak devir alınmasına ve adı geçen şirkete ortak olunmasına karar verildiğini, bu kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 12/01/2013 tarihli şirket Olağanüstü Genel Kurul'un Gündem 3. ve 4. maddelerinde alınan kararların iptaline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, alınan kararlarda kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; gündemin 3. maddesine ilişkin olarak, davalı şirketin iç kaynakları olmadığından sermaye arttırımının dış kaynaklardan yapılmasının TTK'nın 462/3. maddesine aykırı olmadığı, ancak sermaye artırımında doğan rüçhan hakkının kullanılması ihtiyari olup, bu husus gözetilmeksizin davacının rızası hilafına kendisine yeni sermaye koyma borcu yüklendiği, sermaye artırımının TTK'nın 421/2. maddesi gereği oybirliğiyle yapılması gerekirken oyçokluyla yapıldığından sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan genel kurul kararına dayanılarak apel çağrısı yapılamayacağı ve ıskat yaptırımının devreye sokulamayacağı;
gündemin 4. maddesine göre yapılan hisse devrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, birleşme değil gerçek anlamda bir hisse devrinin söz konusu olduğu, bu nedenle isse devrine ilişkin alınan kararının iptal edilemeyecği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirketin 12/01/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun gündem 3. nolu maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık esas olarak sermaye arttırıma dair genel kurul kararının iptali noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıdaki dava özetinden de anlaşıldığı üzere, sermaye arttırımına ilişkin genel kurul nisabının TTK'nun 421/2. maddesindeki karar nisabına tabi olduğu, bu nedenle sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle sermaye arttırım kararı alınabileceği, oyçokluğuyla alınan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, genel kurulda alınan karar sermaye arttırımına ilişkin olup TTK'nun 421/2.a bendinde belirtilen bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlardan değildir.
Kaldı ki şirketin bilanço zararı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla oybirliğiyle karara bağlanması gereken bir halin mevcut olmadığı, esas sözleşme değişikliği gerektiren sermayenin arttırım kararı için TTK'nun 421/2. maddesindeki değil TTK'nun 421/1. maddesindeki toplantı ve karar yetersayılarının aranacağı gözetilmeksizin mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak verilen kararın yerinde olmamıştır. Dosya kapsamından, sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın nisap yönünden TTK'nun 421/1. maddesine uygun olduğu anlaşılmış olup, o halde mahkemece TTK'nun 445. maddesi uyarınca kararın kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225807600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz