Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11166 E. 2016/6233 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacılar ile davalı arasında akti bir ilişki bulunmadığı, ...'in yaralanması neticesini doğuran eylemin davacılar için haksız fiil teşkil ettiği, dava konusu olaya 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava tarihi itibariyle zamanışımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı ...'in eşi, diğer davacıların annesi olan ...'in 14.02.2005 tarihinde ... Vapur İskelesi'nde gemiden gemiye geçtiği sırada iki vapur arasındaki sürme iskelenin sallanması nedeniyle dengesini kaybederek düşmesi ve iki vapur arasında sıkışması neticesinde % 59 oranında maluliyet kaybına uğradığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği üzere, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de yolcu taşıma sözleşmelerinden meydana gelen zarardan doğan tazminat davalarında, Dairemizin 2010/12686 E-2012/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, 14.02.2005 dava konusu olay tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddi hatalı olup, hüküm bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/655 E. 2022/7199 K.
Ortak:usulden reddi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacılar ile davalı arasında akti bir ilişki bulunmadığı, ...'in yaralanması neticesini doğuran eylemin davacılar için «haksız fiil» teşkil ettiği, dava konusu olaya 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava tarihi itibariyle zamanışımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği üzere, dava tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresi dolduğundan bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de yolcu «taşıma sözleşmelerinden» meydana gelen zarardan doğan tazminat davalarında, Dairemizin 2010/12686 E-2012/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi 818 sayılı BK'nın 1 …
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı, «kusur sorumluluğu» esasına dayandığı, davanın «haksız eylem» sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin «donatanına» ve kaptanına «izafetle» «acenteye» karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin «acente» tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, «haksız fiil sorumluluğunun» ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · izafeten dava · donatan · kusur sorumluluğu · haksız fiil sorumluluğu · işlemden kaldırma · acente · haksız eylem
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı, «kusur sorumluluğu» esasına dayandığı, davanın «haksız eylem» sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin «donatanına» ve kaptanına «izafetle» «acenteye» karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin «acente» tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, «haksız fiil sorumluluğunun» ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasını» gerektiren bir irade beyanı niteliğinde olup bundan sonra mahkemece davalı ...
A.Ş. yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», müteakiben usulüne uygun «yenileme» talebinde bulunulmaması üzerine de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken mümeyyiz davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı ...
Şti. yönünden sürdürülmesini talep etmesiyle «acente» bakımından «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11166 E. , 2016/6233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2015 tarih ve 2014/886-2015/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'in eşi diğer müvekkillerinin annesi ...'in 14.02.2005 tarihinde Adalara gitmek için geldiği ... Vapur İskelesi'nde gemiden gemiye geçtiği sırada iki vapur arasındaki sürme iskelenin sallanması nedeniyle dengesini kaybederek iki vapur arasında kalması sonucu sol bacağının diz altından kesildiğini, sağ ayağının da büyük ölçüde hasar gördüğünü, müvekkillerinin bu olaydan dolayı elem duyduklarını ileri sürerek, müvekkil eş için 30.000,00 TL, diğer müvekkiller için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, davacılar ile davalı arasında akti bir ilişki bulunmadığı, ...'in yaralanması neticesini doğuran eylemin davacılar için haksız fiil teşkil ettiği, dava konusu olaya 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava tarihi itibariyle zamanışımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı ...'in eşi, diğer davacıların annesi olan ...'in 14.02.2005 tarihinde ... Vapur İskelesi'nde gemiden gemiye geçtiği sırada iki vapur arasındaki sürme iskelenin sallanması nedeniyle dengesini kaybederek düşmesi ve iki vapur arasında sıkışması neticesinde % 59 oranında maluliyet kaybına uğradığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği üzere, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de yolcu taşıma sözleşmelerinden meydana gelen zarardan doğan tazminat davalarında, Dairemizin 2010/12686 E-2012/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, 14.02.2005 dava konusu olay tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddi hatalı olup, hüküm bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225021700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz