Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15654 E. 2016/427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ ttk 547↗ ihya davası↗ şirketin tasfiyesi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ek tasfiye↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirketin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğan borcunun bulunduğu, 14.03.2011 günü yaptığı toplantıda 03 numaralı kararla tasfiye kararı aldığı ve ....'un tasfiye memuru seçildiği, şirketin ise daha sonra sicilden silinerek terkin edildiği, davalının tasfiye dışı kalmış malvarlığı bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın satışı ile sınırlı olmak üzere ....'nin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihya isteminin kabulüne, tasfiye isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, kamu alacağının tahsili amacıyla tasfiye edilen şirketin sonradan öğrenilen taşınmazının satılması için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek ihya isteminde bulunmuştur.
Öncelikle davada tasfiye edilen ve tüzel kişiliği sona eren şirketin taraf olarak gösterilmesi doğru olmadığından pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiği halde bu hususta karar verilmemesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, ihya davası, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde "ek tasfiye" olarak nitelendirilmiş ve şirketin ek tasfiyesinin yapılması amacıyla ihya kararı verileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ilgili Kanun'un 547/2. maddesi gereğince önceki veya başka bir tasfiye memurunun atanması gerekirken, tasfiye memuru atanmaması da hatalı olup, açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1310 E. 2017/2024 K.
Ortak:şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğan borcunun bulunduğu, 14.03.2011 günü yaptığı toplantıda 03 numaralı kararla «tasfiye» kararı aldığı ve ....'un «tasfiye memuru» seçildiği, şirketin ise daha sonra sicilden silinerek «terkin» edildiği, davalının tasfiye dışı kalmış «malvarlığı» bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın satışı ile sınırlı olmak üzere ....'nin ihyasına karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, «kamu alacağının» tahsili amacıyla «tasfiye» edilen şirketin sonradan öğrenilen taşınmazının satılması için «şirketin ihyası» gerektiğini ileri sürerek ihya isteminde bulunmuştur.
Bu itibarla, şirketin ek «tasfiye» işlemlerinin yapılması için ilgili Kanun'un 547/2. maddesi gereğince önceki veya başka bir tasfiye memurunun atanması gerekirken, «tasfiye memuru atanmaması» da hatalı olup, açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞirketin «terkin» işlemlerinde yasaya bir aykırılık saptanmadığı ve esasen talebin «tasfiye» amaçlı da bulunmasına göre, mahkemece şirketin tasfiye amacıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi ve 6102 sayılı kanunun 547/2. maddesi uyarınca şirkete «tasfiye memuru atanması» gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine uygun şekilde sicilden re’«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihyasi» istenen şirketin «tasfiye» dışında kalmış taşınmazlarının mevcut olduğu, dolayısıyla tasfiyenin henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nün 112812 sicil numarasında kayıtlı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · yargılama gideri
Benzer bu karardaTicaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «yargılama giderlerinin» davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine uygun şekilde sicilden re’«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaBu itibarla, şirketin ek «tasfiye» işlemlerinin yapılması için ilgili Kanun'un 547/2. maddesi gereğince önceki veya başka bir tasfiye memurunun atanması gerekirken, «tasfiye memuru atanmaması» da hatalı olup, açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğan borcunun bulunduğu, 14.03.2011 günü yaptığı toplantıda 03 numaralı kararla «tasfiye» kararı aldığı ve ....'un «tasfiye memuru» seçildiği, şirketin ise daha sonra sicilden silinerek «terkin» edildiği, davalının tasfiye dışı kalmış «malvarlığı» bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın satışı ile sınırlı olmak üzere ....'nin ihyasına karar verilmiştir.
Mahkemece, «ihya» isteminin kabulüne, «tasfiye» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bu yön gözetilmeden «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya ve davanın niteliğine uygun görülmediğinden mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15654 E. , 2016/427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2012 tarih ve 2011/460-2012/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin borcundan dolayı şirkete ait taşınmazın satışa çıkarılmasına rağmen satılamadığını, bu nedenle teferruğ kararı alındığını, ancak şirketin tasfiye edilmesi sebebiyle bu kararın uygulanamadığını, kamu borcu kapatılmadan şirketin tasfiyesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü, sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğan borcunun bulunduğu, 14.03.2011 günü yaptığı toplantıda 03 numaralı kararla tasfiye kararı aldığı ve ....'un tasfiye memuru seçildiği, şirketin ise daha sonra sicilden silinerek terkin edildiği, davalının tasfiye dışı kalmış malvarlığı bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın satışı ile sınırlı olmak üzere ....'nin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihya isteminin kabulüne, tasfiye isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, kamu alacağının tahsili amacıyla tasfiye edilen şirketin sonradan öğrenilen taşınmazının satılması için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek ihya isteminde bulunmuştur.
Öncelikle davada tasfiye edilen ve tüzel kişiliği sona eren şirketin taraf olarak gösterilmesi doğru olmadığından pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiği halde bu hususta karar verilmemesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, ihya davası, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde "ek tasfiye" olarak nitelendirilmiş ve şirketin ek tasfiyesinin yapılması amacıyla ihya kararı verileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ilgili Kanun'un 547/2. maddesi gereğince önceki veya başka bir tasfiye memurunun atanması gerekirken, tasfiye memuru atanmaması da hatalı olup, açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/224095100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz