Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5988 E. 2016/5950 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar tebliği↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ geçici 7. madde↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ haklı sebep↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ihya↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK geçici 7. maddesinin 4/b. bendi uyarınca sermaye artırımında bulunmayan şirketlerin geçici 7. maddeye tabi olduğu, anılan maddenin 4 bendinin a fıkrası uyarınca, sicil müdürlüğü şirkete bir ihtar yollayacağı, bu ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ayrıca ilan edileceği, ihtarın tebliğ edilmediği durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün sonunda tebligat yapılmış sayılacağı, 4/c bendine göre bu durumları tespit edilen şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteği bulunması halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmeleri ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği, şirketin TTK geçici 7.maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi üzerine, 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, yani genel kurulun yapılması için ihtarname gönderildiği, ihtarın 16.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığının bildirildiği, yapılan işlemin doğru olduğu, ihya için haklı bir sebep ileri sürülmediği, davacının ihya talebini herhangi bir somut tasfiye işlemi için istemediği, yasanın münfesih saydığı bir şirketin haklı sebep bulunmadan mahkemece tekrar ticaret hayatına kazandırılmasının hukuken mümkün olmadığı, sermayenin yasal sınıra yükseltilmesinin geçici 7/15 maddesinde sözü edilen ihya davası için haklı sebep oluşturmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin 07.07.2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir. Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 156 ada ve 34 parselde kaim 660 metre kare yüz ölçümlü, kargir apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, gayrimenkulün tasfiyesi hususunun haklı sebep teşkil edip etmediği tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6229 E. 2015/7884 K.
Ortak:resen terkin · hukuki menfaat · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · taraf ehliyeti · hukuki yarar · ticaret sicili · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; «ihyası» istenilen şirketin 07.07.2014 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi «temsile» yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf «ehliyetinin» bulunduğu hususları sabittir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK geçici 7. maddesinin 4/b. bendi uyarınca «sermaye artırımında» bulunmayan şirketlerin geçici 7. maddeye tabi olduğu, anılan maddenin 4 bendinin a fıkrası uyarınca, sicil müdürlüğü şirkete bir «ihtar» yollayacağı, bu ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ayrıca «ilan» edileceği, «ihtarın tebliğ» edilmediği durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün sonunda «tebligat» yapılmış sayılacağı, 4/c bendine göre bu durumları tespit edilen şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteği bulunması halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmeleri ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği, şirketin TTK geçici 7.maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi üzerine, 2 aylık süre içinde münfesih olma «sebebinin» ortadan kaldırılması, yani genel kurulun yapılması için «ihtarname» gönderildiği, ihtarın 16.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığının bildirildiği, yapılan işlemin doğru olduğu, «ihya» için haklı bir sebep ileri sürülmediği, davacının ihya talebini herhangi bir somut «tasfiye» işlemi için istemediği, yasanın münfesih saydığı bir şirketin «haklı sebep» bulunmadan mahkemece tekrar ticaret hayatına kazandırılmasının hukuken mümkün olmadığı, sermayenin yasal sınıra yükseltilmesinin geçici 7/15 maddesinde sözü edilen «ihya davası» için haklı sebep oluşturmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; «ihyası» istenilen şirketin 06.03.2014 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi «temsile» yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf «ehliyetinin» bulunduğu hususları sabittir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenilen şirketin 31.12.2011 tarihinde faaliyetlerine «son» verdiği, şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 06.03.2014 tarihinde Ticaret Sicil kayıtlarının «resen terkin» edildiği, ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaİlçesi, E.Köyü, .. parselde kaim 4200 metre kare yüz ölçümlü, tarla vasfında taşınmaz bulunduğu, söz konusu taşınmazın tapu «kaydına» Fethiye Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün alacağı nedeniyle «şerh» düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında mahkemece; geçici 7. maddenin 4, 5, 6, 8, 9 ve 10. bentleri uyarınca «tasfiye işlemleri» için öngörülen yasal işlemlerin yapılıp yapılmadığı araştırılmadığı gibi davalı tarafından da 11. bent uyarınca işlem yapıldığı yönünde bir savunmada bulunulmamıştır.
Bu durumda mahkemece; 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesinde yer alan ve yukarıda belirtilen bentler uyarınca «tasfiye işlemleri» için öngörülen işlemlerin usulünce yapılıp araştırılmadan ve bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz «terkin» edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin «son» cümlesi uyarınca davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · taraf ehliyeti · ticaret sicili · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK geçici 7. maddesinin 4/b. bendi uyarınca «sermaye artırımında» bulunmayan şirketlerin geçici 7. maddeye tabi olduğu, anılan maddenin 4 bendinin a fıkrası uyarınca, sicil müdürlüğü şirkete bir «ihtar» yollayacağı, bu ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ayrıca «ilan» edileceği, «ihtarın tebliğ» edilmediği durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün sonunda «tebligat» yapılmış sayılacağı, 4/c bendine göre bu durumları tespit edilen şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteği bulunması halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmeleri ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği, şirketin TTK geçici 7.maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi üzerine, 2 aylık süre içinde münfesih olma «sebebinin» ortadan kaldırılması, yani genel kurulun yapılması için «ihtarname» gönderildiği, ihtarın 16.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığının bildirildiği, yapılan işlemin doğru olduğu, «ihya» için haklı bir sebep ileri sürülmediği, davacının ihya talebini herhangi bir somut «tasfiye» işlemi için istemediği, yasanın münfesih saydığı bir şirketin «haklı sebep» bulunmadan mahkemece tekrar ticaret hayatına kazandırılmasının hukuken mümkün olmadığı, sermayenin yasal sınıra yükseltilmesinin geçici 7/15 maddesinde sözü edilen «ihya davası» için haklı sebep oluşturmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; «ihyası» istenilen şirketin 07.07.2014 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi «temsile» yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf «ehliyetinin» bulunduğu hususları sabittir.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · taşıyan
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5988 E. , 2016/5950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2016 tarih ve 2015/290-2016/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin Ağustos/1998 yılından beri vergi mükellefiyetinin bulunduğunu ve bu mükellefiyetinin devam ettiğini, fakat şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 inci maddesine istinaden 07.07.2014 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 12.02.2015 tarihli yazısı ile resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, şirketin tasfiye işlerinin henüz tamamlanmadığını, şirketin üzerine kayıtlı gayrimenkul bulunduğunu, tasfiye işlemlerinin başlatılıp tamamlanabilmesi için önce sermaye artırımına gidilmesi gerektiğini, ancak terkinden ötürü herhangi bir işlem yapılamadığını, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini iddia ederek, müvekkilinin yetkilisi olduğu ...'nin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için ihya yolu ile sicile tekrar kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK geçici 7. maddesinin 4/b. bendi uyarınca sermaye artırımında bulunmayan şirketlerin geçici 7. maddeye tabi olduğu, anılan maddenin 4 bendinin a fıkrası uyarınca, sicil müdürlüğü şirkete bir ihtar yollayacağı, bu ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ayrıca ilan edileceği, ihtarın tebliğ edilmediği durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün sonunda tebligat yapılmış sayılacağı, 4/c bendine göre bu durumları tespit edilen şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteği bulunması halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmeleri ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği, şirketin TTK geçici 7.maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi üzerine, 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, yani genel kurulun yapılması için ihtarname gönderildiği, ihtarın 16.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığının bildirildiği, yapılan işlemin doğru olduğu, ihya için haklı bir sebep ileri sürülmediği, davacının ihya talebini herhangi bir somut tasfiye işlemi için istemediği, yasanın münfesih saydığı bir şirketin haklı sebep bulunmadan mahkemece tekrar ticaret hayatına kazandırılmasının hukuken mümkün olmadığı, sermayenin yasal sınıra yükseltilmesinin geçici 7/15 maddesinde sözü edilen ihya davası için haklı sebep oluşturmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin 07.07.2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir.
Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 156 ada ve 34 parselde kaim 660 metre kare yüz ölçümlü, kargir apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, gayrimenkulün tasfiyesi hususunun haklı sebep teşkil edip etmediği tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221370000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz