Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7366 E. 2016/5558 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama↗ denetime elverişli bilirkişi raporu↗ bozma sonrası karar↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ denetime elverişlilik↗ fesih↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kâr dağıtımı↗ ıslah↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dağıtımını yaptığı eserler bakımından geçerli bir müstehcenlik kararının bulunmadığı, dağıtıcılara ceza hükmünün uygulanması için dağıtımı yapılan eserlerin nitelikli bir müstehcenlik içermesi gerektiği, davalının dağıtımını yaptığı eserler arasında TCK'nın 226/3-4 maddesi kapsamına giren bir eserin varlığının ispat edilmediği, aynı şekilde TCK'nın 226/5. maddesinin de uygulama alanının olmadığı, davacının davalının sözleşmesini fesih için ileri sürdüğü fesih sebebinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren, 26.109,57 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında aktedilen dağıtım sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı ilamında "TCK'da yapılan değişikliğin davalı dağıtım şirketi aleyhinde sonuç doğurup doğurmayacağı, aleyhe düzenleme getirmesi halinde, bu değişikliğin sözleşmenin feshine haklı neden teşkil edip etmeyeceği, davacı hakkında açılan ve beraat kararı verilen iki kitap ile müstehcen nitelikte olmayan kitapların dağıtımından davacı şirketin kaçınıp kaçınamayacağı hususlarının değerlendirilmesi, gerektiğinde uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2012/11584- 2013/10404 E.K sayılı ilamında da 17.09.2009 tarihli bozma ilamı çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece, görüşüne başvurulan medeni hukuk alanında uzman bilirkişi görüşü hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, ceza hukuku alanında uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı bozma ilamında değinilen hususlarda rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ceza hukuku alanında uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K. sayılı bozma ilamından sonra dava ıslah edilerek talep sonucu 41.109,57 TL'ye çıkartılmıştır. 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ıslaha konu miktarın reddi gerekirken anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiş, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davalının deposunda tespit edilen kitapların halen ekonomik bir değer ifade edip etmeyeceği, dağıtılıp piyasaya sürülüp sürülemeyeceği hususları değerlendirilmeksizin kitapların tüm maliyet bedelinin tahsiline karar verilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4-Yine kabule göre, davacı dava dilekçesinde alacağa ticari faiz, ıslah dilekçesinde de avans faiz yürütülmesini talep etmiş olup bu durumda hükmolunan alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/182 E. 2010/2221 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «dağıtımını» yaptığı eserler bakımından geçerli bir müstehcenlik kararının bulunmadığı, dağıtıcılara ceza hükmünün uygulanması için dağıtımı yapılan eserlerin nitelikli bir müstehcenlik içermesi gerektiği, davalının dağıtımını yaptığı eserler arasında TCK'nın 226/3-4 maddesi kapsamına giren bir eserin varlığının ispat edilmediği, aynı şekilde TCK'nın 226/5. maddesinin de uygulama alanının olmadığı, davacının davalının sözleşmesini «fesih» için ileri sürdüğü fesih «sebebinin» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren, 26.109,57 TL'nin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında aktedilen «dağıtım» sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı ilamında "TCK'da yapılan değişikliğin davalı «dağıtım» şirketi aleyhinde sonuç doğurup doğurmayacağı, aleyhe düzenleme getirmesi halinde, bu değişikliğin «sözleşmenin feshine» haklı neden teşkil edip etmeyeceği, davacı hakkında açılan ve beraat kararı verilen iki kitap ile müstehcen nitelikte olmayan kitapların dağıtımından davacı şirketin kaçınıp kaçınamayacağı hususlarının değerlendirilmesi, gerektiğinde uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2012/11584- 2013/10404 E.K sayılı ilamında da 17.09. …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının «dağıtımını» istediği kitapların bir kısmının içeriğinin ahlaka aykırı ve müstehcen olduğu, davalının bu nitelikteki kitapları dağıtmaktan kaçınmakta ve dağıtım sözleşmesini fe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11584 E. 2013/10404 K.
Ortak:denetime elverişli bilirkişi raporu · sözleşmenin feshi · denetime elverişlilik · kâr dağıtımı · ıslah · yasal faiz
İncelediğiniz karardaDairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı ilamında "TCK'da yapılan değişikliğin davalı «dağıtım» şirketi aleyhinde sonuç doğurup doğurmayacağı, aleyhe düzenleme getirmesi halinde, bu değişikliğin «sözleşmenin feshine» haklı neden teşkil edip etmeyeceği, davacı hakkında açılan ve beraat kararı verilen iki kitap ile müstehcen nitelikte olmayan kitapların dağıtımından davacı şirketin kaçınıp kaçınamayacağı hususlarının değerlendirilmesi, gerektiğinde uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2012/11584- 2013/10404 E.K sayılı ilamında da 17.09. …
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «dağıtımını» yaptığı eserler bakımından geçerli bir müstehcenlik kararının bulunmadığı, dağıtıcılara ceza hükmünün uygulanması için dağıtımı yapılan eserlerin nitelikli bir müstehcenlik içermesi gerektiği, davalının dağıtımını yaptığı eserler arasında TCK'nın 226/3-4 maddesi kapsamına giren bir eserin varlığının ispat edilmediği, aynı şekilde TCK'nın 226/5. maddesinin de uygulama alanının olmadığı, davacının davalının sözleşmesini «fesih» için ileri sürdüğü fesih «sebebinin» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren, 26.109,57 TL'nin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Yine kabule göre, davacı dava dilekçesinde alacağa «ticari faiz», «ıslah» dilekçesinde de «avans faiz» yürütülmesini talep etmiş olup bu durumda hükmolunan alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKüçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu'nun «dağıtıma» ilişkin hükümlerinin incelenmesi, Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliğin davalı şirket aleyhine sonuç doğurup doğurmadığı, davalı aleyhine yeni hükümler getirilmiş ise bu hususun «sözleşmenin feshine» haklı neden teşkil edip etmeyeceği hususlarının değerlendirilmesi ve gerekirse bu konuda «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda ceza davası açma süresinin dolm …
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen 09.03.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile asıl davada 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren, ıslahla açılan davada 26.109,57 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen «dağıtım» sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa · eksik inceleme
Benzer bu karardaTürk Ceza Kanunu'nun yürürlük tarihine kadar sözleşmeyi «ifa» ettiğini, fakat 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 s.
Bu durumda, mahkemece, 17.09.2009 tarihli bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7366 E. , 2016/5558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2014/835-2015/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, aktedilen dağıtım sözleşmesi uyarınca davalıya kitap vermeye başladığını, herhangi bir kusuru olmaksızın davalının sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle basılan kitapların elinde kaldığını ileri sürerek şimdilik 15.000 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27.03.2012 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 41.109,57 TL'ye çıkarmış ve müddeabihin tamamına dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesiyle değişen suç vasıf, unsur ve yaptırımları uyarınca davacının kitaplarının dağıtımının cezai sorumluluğu arttırdığını, yasal müeyyideye maruz kalma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle feshin zorunluluk arzettiğini, rizikonun müvekkilince üstlenemeyeceğini, işlemin temelinden çöktüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dağıtımını yaptığı eserler bakımından geçerli bir müstehcenlik kararının bulunmadığı, dağıtıcılara ceza hükmünün uygulanması için dağıtımı yapılan eserlerin nitelikli bir müstehcenlik içermesi gerektiği, davalının dağıtımını yaptığı eserler arasında TCK'nın 226/3-4 maddesi kapsamına giren bir eserin varlığının ispat edilmediği, aynı şekilde TCK'nın 226/5. maddesinin de uygulama alanının olmadığı, davacının davalının sözleşmesini fesih için ileri sürdüğü fesih sebebinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren, 26.109,57 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında aktedilen dağıtım sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı ilamında "TCK'da yapılan değişikliğin davalı dağıtım şirketi aleyhinde sonuç doğurup doğurmayacağı, aleyhe düzenleme getirmesi halinde, bu değişikliğin sözleşmenin feshine haklı neden teşkil edip etmeyeceği, davacı hakkında açılan ve beraat kararı verilen iki kitap ile müstehcen nitelikte olmayan kitapların dağıtımından davacı şirketin kaçınıp kaçınamayacağı hususlarının değerlendirilmesi, gerektiğinde uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2012/11584- 2013/10404 E.K sayılı ilamında da 17.09.2009 tarihli bozma ilamı çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, görüşüne başvurulan medeni hukuk alanında uzman bilirkişi görüşü hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, ceza hukuku alanında uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K sayılı bozma ilamında değinilen hususlarda rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ceza hukuku alanında uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Dairemizin 17.09.2009 tarih ve 2007/10773- 2009/9508 E.K. sayılı bozma ilamından sonra dava ıslah edilerek talep sonucu 41.109,57 TL'ye çıkartılmıştır.
04. 02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ıslaha konu miktarın reddi gerekirken anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiş, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davalının deposunda tespit edilen kitapların halen ekonomik bir değer ifade edip etmeyeceği, dağıtılıp piyasaya sürülüp sürülemeyeceği hususları değerlendirilmeksizin kitapların tüm maliyet bedelinin tahsiline karar verilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4-Yine kabule göre, davacı dava dilekçesinde alacağa ticari faiz, ıslah dilekçesinde de avans faiz yürütülmesini talep etmiş olup bu durumda hükmolunan alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221043400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz