Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6958 E. 2016/3321 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt taşıyan↗ kapalı fatura↗ aleyhe delil↗ navlun↗ cy/cy şerhi↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ istirdat↗ havale↗ haciz↗ fatura↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadıkları, kendi aleyhlerine delil olma özelliği varken lehine kanıt teşkil etmeyecekleri, davacının başka firmaya taşımayı tamamlattığına dair fatura kaydının lehine kanıt teşkil etmeyeceği,... belgeleri ve gümrük kayıtlarının da davacı iddiasını doğrulamadığı, aksine bu kayıtların taşımanın davalı tarafından yapıldığını gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Dava, alt taşıyan olan davalı şirketin üstlendiği...’dan ....’a prefabrik yükünün taşımaya tahsis ettiği araçların (çekicilerin) üzerinde haciz şerhi ve yakalama emri bulunması sebebiyle sınırı geçmesinin mümkün olmayacağının anlaşılması sonucu, yükün bulunduğu davalıya ait dorselerin,....'de davacı tarafından temin edildiği iddia edilen çekicilerle ...’a taşınması nedeniyle davalıya ödenen navlun ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece gümrük belgeleri ve... senedine itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalıya ait çekicilere haciz tatbik edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık gümrükten geçiş yapan dava dışı şirkete ait çekicilerin kim tarafından kiralandığı, bedelinin kim tarafından ödendiği konusundadır. Mahkemece de belirtildiği üzere, ispat yükü çekicilerin kiralanması bedelini kendisinin ödediğini iddia eden davacıya aittir. Davacı, bu yükümlülüğünü dava dışı ...ne ait 23.04.2008 tarihli kapalı fatura ve fatura eki olduğu belirtilen çekicilerin plakalarını gösteren liste ile yerine getirmiştir. Zira, anılan fatura kapalı fatura olup, davacı adına tanzim edilmiş ve ekindeki listede yer alan çekici plakaları dosyada bulunan ve bilirkişi raporunda geçen gümrük yazılarında geçen taşımada kullanılan çekiçi plakalarıyla aynıdır. Mahkemece alınan 29.02.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda da aynı belirleme yapılmış ve davacının kiraladığı çekicilerle davalıya ait dorselerin gümrükten geçtiği belirtilmiştir. Her ne kadar, davalı da çekicileri kendisinin kiraladığını savunmuş ise de, bu beyanını destekler hiçbir delil sunmamış, soyut bir savunma olarak kalmıştır. Bu itibarla, davacının istirdadını talep edebileceği navlun miktarının tesbiti için inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkeme yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10009 E. 2016/1261 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · kusur oranı · tacir · yasal faiz · kusur · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… gerektiği, davalının babkanın edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.834,58 TL alacağın «son» ceza ödeme tarihi olan 14/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Genel Müdürlüğü'nün konuya ilişkin bilgilendirme yazıları incelendiğinde, yetkili bankayı çekiciler için OGS aboneliği verirken dorselerine de sanal hesap açılması konusunda zorunlu tuttuğu anlaşılmakta ise de, sözleşme kurulması talebiyle bankaya gelen ve «tacir» olan davacının da çekiciler ile birlikte dorselere ait plaka ve ruhsat bilgilerini de sözleşmenin kurulması aşamasında karşı tarafa «ibraz» etmesi gerekir.
Bu nedenle davacının da kendisine ait dorseler yönünden sanal hesap açılmamış olması nedeniyle meydana gelen zararda kusurunun bulunduğu gözetilerek tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi cihetine gitmek ve buna göre bir karar vermek gerekirken tüm kusurun davalıya yüklenmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, davalı bankanın sözleşme ile yüklendiği edimi yerine getirmemesi nedeniyle OGS geçişlerinde davacı firmanın cezalı duruma düşmesi sonucunda ödemek zorunda kaldığı cezanın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5175 E. 2021/5170 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davayı aydınlatma yükümlülüğü · inanç sözleşmesi · aydınlatma yükümlülüğü · kira ilişkisi · harca esas değer · teslim tarihi · terditli dava · zilyetlik
Benzer bu kararda… miştir. (1) Davacı vekili, dava dilekçesinde kayden davalı adına kayıtlı 2 adet dorse ve 2 adet çekicinin gerçekte davacı şirkete ait olduğunu belirterek, bu durumu «inanç sözleşmesine» dayandırarak davalı şirket adına kayıtlı bulunan bu araçların trafik kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescilini istemiş, «terditli» ikinci talebinde ise ilk talebinin kabul edilmemesi halinde yaptığı ödeme ve «masrafların» davalılardan tahsili talep etmiş ancak miktar belirtmemiştir.
Davalı ise, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı şirket ile aralarında «kira ilişkisi» bulunduğunu ve araçların bu ilişki çerçevesinde davacının «zilyetliğinde» olduğunu savunmuştur.
Ancak mahkemece «davayı, aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmemiştir.
Ayrıca davalılar vekili temyiz dilekçesinde araçların «zilyetliğinin» kendilerine devredildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece verilecek yeni hükümde araçların «teslim tarihi» saptanıp, o tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6958 E. , 2016/3321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2013 gün ve 2011/237-2013/228 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/11/2014 gün ve 2013/18756 - 2014/18330 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında...'dan Irak'a prefabrik yük taşınması hususunda navlun sözleşmesi akdedildiğini, yükün teslim edildiğini, Habur sınır kapısından araçların geçiş yapmadığını, yapılan araştırmada araçların hacizli olduğunun, geçişlerine izin verilmediğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin başka firma vasıtasıyla taşımayı tamamlattığını, müvekkilinin navlunun % 80'ni davalıya ödediğini, davalının başka bir alacağının mahsup edilerek bakiye alacağının tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu, açılan itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 26.401.34 USD'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkilinin üstlendiği taşıma edimini yerine getirdiğini, taşıma araçlarının en son model olduğunu, 89 km hıza sabitli bulunduklarını, Irak kısmı taşımanın kiralık çekiciler tarafından tamamlandığını, karışıklıktan dolayı kiralık çekiciler kullanıldığını, konvoy halinde 120 km hızla...çlerine gidebildiklerini, Türk sürücülerin... taşıması yapmadıklarını, önemli olan dorsenin varış yerine ulaşması olduğunu, teslime dair... senetlerinin müvekkili elinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadıkları, kendi aleyhlerine delil olma özelliği varken lehine kanıt teşkil etmeyecekleri, davacının başka firmaya taşımayı tamamlattığına dair fatura kaydının lehine kanıt teşkil etmeyeceği,... belgeleri ve gümrük kayıtlarının da davacı iddiasını doğrulamadığı, aksine bu kayıtların taşımanın davalı tarafından yapıldığını gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Dava, alt taşıyan olan davalı şirketin üstlendiği...’dan ....’a prefabrik yükünün taşımaya tahsis ettiği araçların (çekicilerin) üzerinde haciz şerhi ve yakalama emri bulunması sebebiyle sınırı geçmesinin mümkün olmayacağının anlaşılması sonucu, yükün bulunduğu davalıya ait dorselerin,....'de davacı tarafından temin edildiği iddia edilen çekicilerle ...’a taşınması nedeniyle davalıya ödenen navlun ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece gümrük belgeleri ve... senedine itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalıya ait çekicilere haciz tatbik edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık gümrükten geçiş yapan dava dışı şirkete ait çekicilerin kim tarafından kiralandığı, bedelinin kim tarafından ödendiği konusundadır. Mahkemece de belirtildiği üzere, ispat yükü çekicilerin kiralanması bedelini kendisinin ödediğini iddia eden davacıya aittir. Davacı, bu yükümlülüğünü dava dışı ...ne ait 23.04.2008 tarihli kapalı fatura ve fatura eki olduğu belirtilen çekicilerin plakalarını gösteren liste ile yerine getirmiştir. Zira, anılan fatura kapalı fatura olup, davacı adına tanzim edilmiş ve ekindeki listede yer alan çekici plakaları dosyada bulunan ve bilirkişi raporunda geçen gümrük yazılarında geçen taşımada kullanılan çekiçi plakalarıyla aynıdır.
Mahkemece alınan 29.02.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda da aynı belirleme yapılmış ve davacının kiraladığı çekicilerle davalıya ait dorselerin gümrükten geçtiği belirtilmiştir. Her ne kadar, davalı da çekicileri kendisinin kiraladığını savunmuş ise de, bu beyanını destekler hiçbir delil sunmamış, soyut bir savunma olarak kalmıştır. Bu itibarla, davacının istirdadını talep edebileceği navlun miktarının tesbiti için inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkeme yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.11.2014 gün ve 2013/18756-2014/18330 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220996400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz