Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9676 E. 2016/4424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ eş rızası↗ alacak davası↗ kusur↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalı bankadaki Dolar cinsindeki mevduat hesabından 60.000 ABD Dolarının kendi rızası dışında hesabından çekildiği gerekçesiyle 60.000 ABD Doları karşılığı 93.168 TL'nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili istenilmiş, davalı Bankanın Antakya Şubesi'ndeki davacıya ait vadesiz ABD Doları hesap özetinin incelenmesinde 02.10.2009 tarihinde davacının hesabından 60.069,05 ABD Doları bulunduğu, aynı gün söz konusu hesaptan iki kez 30.000 ABD Doları nakit çekildiği, geriye hesapta 69,05 ABD Doları kaldığı, söz konusu hesaba 02.10.2009 tarihi ile 27.04.2010 tarihi arasında başka bir para giriş çıkış işlemi olmadığı belirlenmiş, ... Raporu ile de 02.10.2009 tarihli ve 30.000 ABD Doları bedelli iki ayrı dekonttaki imzaların bizzat davacının kendisine ait olduğu tespit edilmiş ise de işlemi yapan dava dışı banka görevlisi ...'in banka müfettişine verdiği ifade ve ceza yargılaması esnasında Cumhuriyet Savcılığında ve mahkemede verdiği ifadelerinde, ...'in imzaladığı dekontlar vasıtası ile para çekme işlemini gerçekleştirdiği, bu eylemi ve başka kişilere yönelik eylemleri nedeniyle de yargılamasının yapıldığı, suçunun sübuta erdiği, Yargıtay bozma ilamında da bu hususun tespit edildiği ve bu şekilde bankanın sorumluluğunda bulunan paranın banka görevlisi aracılığı ile çekilip zimmet suçunun işlenmesi nedeniyle davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka mevduat hesabındaki paranın davalı Banka çalışanı tarafından zimmete geçirildiği iddiasıyla açılan alacak davası olup, somut olayda davacının, kendisi şehir dışında iken daha kolay hizmet alabilmek için kendi çalışanına boş imzalı dekontlar verdiği, bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğu, her ne kadar bu dekontlardaki paranın davacı tarafından tahsil edilmediği belli ise de, yapılan para çekme işlemlerine banka çalışanının yanında davacı çalışanının da katıldığı hususları ceza davasında alınan ifadelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının adam çalıştıran sıfatıyla oluşan zarardan sorumluluğu değerlendirilip zararın oluşmasında davacının da müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek, belirlenecek oranda zarardan indirim yapılması gerekirken, tüm kusurun davalı bankaya yüklenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13360 E. 2012/19798 K.
Ortak:görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… .10.2009 tarihli ve 30.000 ABD Doları bedelli iki ayrı dekonttaki imzaların bizzat davacının kendisine ait olduğu tespit edilmiş ise de işlemi yapan dava dışı banka «görevlisi» ...'in banka müfettişine verdiği ifade ve ceza yargılaması esnasında Cumhuriyet Savcılığında ve mahkemede verdiği ifadelerinde, ...'in imzaladığı dekontlar vasıtası ile para çekme işlemini gerçekleştirdiği, bu eylemi ve başka kişilere yönelik eylemleri nedeniyle de yargılamasının yapıldığı, suçunun sübuta erdiği, Yargıtay bozma ilamında da bu hususun tespit edildiği ve bu şekilde bankanın sorumluluğunda bulunan paranın banka görevlisi aracılığı ile çekilip «zimmet» suçunun işlenmesi nedeniyle davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosyada mevcut dava dışı davalı banka «görevlisinin» hakkında yürütülen yolsuzluk iddiasına ilişkin ifadesinde, davacı ...'in imzaladığı boş dekont ile hesabındaki paraların çekildiğini beyan ettiğine göre, davalı banka görevlisinin yargılandığı ağır ceza mahkemesi dosyası getirtilmesi ve varsa bu konuda davalı bankanın teftiş kurulu raporunun celbi ile değerlendirilmesi, gerekirse ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, dosyada mevcut dava dışı davalı banka «görevlisinin» hakkında yürütülen yolsuzluk iddiasına ilişkin ifadesinde, davacı ...'in imzaladığı boş dekont ile hesabındaki paraların çekildiğini beyan ettiğine göre, davalı banka görevlisinin yargılandığı ağır ceza mahkemesi dosyası getirtilmesi ve varsa bu konuda davalı bankanın teftiş kurulu raporunun celbi ile değerlendirilmesi, gerekirse ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2950 E. 2013/7653 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaDoları bedelli iki ayrı dekonttaki imzaların bizzat davacının kendisine ait olduğunun tespit edildiği, bu şekilde hesaptaki 60.000 Doların davacının imzaladığı dekontlar ile çekildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04...2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle «eksik incelemeye» dayalı olarak verildiği belirtilerek davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15 E. 2014/9384 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · hakim ortak · takas · muvazaa · sözleşmenin feshi · hisse senedi · kefalet · mahsup
Benzer bu karardaHolding'in İş Bankasından olan 75.000.000 ABD Doları alacağının, İş Bankası'na sözleşmenin 1, 3, 4, 5, 6. maddelerindeki müşterek ve «müteselsil kefaletine» karşılık «takas» ve «mahsup» edildiği, L.Holding'in 1994 tarihli sözleşme ile hakim ortağı olduğu T.
Bank borçlarına «kefaletini» sağlamak ve 75.000.000 ABD Dolarının «hakim ortak» L. iadesini önlemek olduğu, bu miktarın içerisinde bulunan ve T.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 21/06/1993 tarihli «hisse senedi» satış ve devir sözleşmesini geçmişe etkili olarak sona erdiren 22.04.1994 tarihli sözleşme ile L.
Bank'ın kendisine olan borçlarını da bu suretle «tasfiye» ettiği, 1994 tarihli sözleşmenin yapılmasının ve 1993 tarihli «sözleşmenin feshinin» gerçek amacının T.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9676 E. , 2016/4424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.04.2015 tarih ve 2013/243-2015/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada vadesiz mevduat hesabının bulunduğunu, davalı bankaya para çekmeye gittiğinde hesabında para olmadığının söylendiğini, banka görevlileri tarafından banka ile ilgili karışıklık olduğunu ve paranın hesabına yatırılacağının bildirildiğini, bu konu ile ilgili ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını öğrendiğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen parasını alamadığını, müvekkilinin paranın çekilmesi ile ilgili herhangi bir dekont imzalamadığını, davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, hesabından çekilen 60.000 USD karşılığı 93.168.00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hesabında belirtilen ödeme işlemlerine konu ödeme fişlerinde davacının imzasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalı bankadaki Dolar cinsindeki mevduat hesabından 60.000 ABD Dolarının kendi rızası dışında hesabından çekildiği gerekçesiyle 60.000 ABD Doları karşılığı 93.168 TL'nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili istenilmiş, davalı Bankanın Antakya Şubesi'ndeki davacıya ait vadesiz ABD Doları hesap özetinin incelenmesinde 02.10.2009 tarihinde davacının hesabından 60.069,05 ABD Doları bulunduğu, aynı gün söz konusu hesaptan iki kez 30.000 ABD Doları nakit çekildiği, geriye hesapta 69,05 ABD Doları kaldığı, söz konusu hesaba 02.10.2009 tarihi ile 27.04.2010 tarihi arasında başka bir para giriş çıkış işlemi olmadığı belirlenmiş, ...
Raporu ile de 02.10.2009 tarihli ve 30.000 ABD Doları bedelli iki ayrı dekonttaki imzaların bizzat davacının kendisine ait olduğu tespit edilmiş ise de işlemi yapan dava dışı banka görevlisi ...'in banka müfettişine verdiği ifade ve ceza yargılaması esnasında Cumhuriyet Savcılığında ve mahkemede verdiği ifadelerinde, ...'in imzaladığı dekontlar vasıtası ile para çekme işlemini gerçekleştirdiği, bu eylemi ve başka kişilere yönelik eylemleri nedeniyle de yargılamasının yapıldığı, suçunun sübuta erdiği, Yargıtay bozma ilamında da bu hususun tespit edildiği ve bu şekilde bankanın sorumluluğunda bulunan paranın banka görevlisi aracılığı ile çekilip zimmet suçunun işlenmesi nedeniyle davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka mevduat hesabındaki paranın davalı Banka çalışanı tarafından zimmete geçirildiği iddiasıyla açılan alacak davası olup, somut olayda davacının, kendisi şehir dışında iken daha kolay hizmet alabilmek için kendi çalışanına boş imzalı dekontlar verdiği, bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğu, her ne kadar bu dekontlardaki paranın davacı tarafından tahsil edilmediği belli ise de, yapılan para çekme işlemlerine banka çalışanının yanında davacı çalışanının da katıldığı hususları ceza davasında alınan ifadelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının adam çalıştıran sıfatıyla oluşan zarardan sorumluluğu değerlendirilip zararın oluşmasında davacının da müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek, belirlenecek oranda zarardan indirim yapılması gerekirken, tüm kusurun davalı bankaya yüklenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220112900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz