Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13511 E. 2016/5154 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın taraflar arasında imzalanan "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin" akdedildiği tarihten önceki döneme isabet ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacının davalıdan rücuen talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 211.781,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5692 E. 2015/13819 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı alacağı · kar payı · maktu vekalet ücreti · reeskont faizi · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı şirket aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalı şirketin yaptığı işler nedeniyle söz konusu şirkete ödenen toplam 29.211,25 TL'nin davalı şirketin uhdesinde bulunduğu, adı geçen davalının bu meblağı şirket kayıtlarına intikal ettirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Y..
Şti.'ye verilmesine, davacının «kar payı» tahsil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
A.. aleyhine açılan kâr «payı alacağı» talepli davada «husumetin» ancak davalı şirkete yöneltilebileceği gözetilerek, davalı Y..
A.. yönünden davanın «husumetten» reddine karar verilmesi ve anılan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davanın esastan reddi ile davalı Y yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13787 E. 2014/20153 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ihtar · ihtarname · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kargo taşıma ve «teslim» sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesine göre ücret tarifesi belirlendiği, davalının davacıya sözleşmeye uygun hareket etmediği yönünde herhangi bir «ihtarda» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 14.211,40 TL'nin 27.07.2012 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava tarihi itibariyle 16.390 TL alacaklı olduğunu iddia edip bu bedelin tahsilini istemiş, 16.07.2012 tarihli yazı ile 14.211,40 TL'nin ödenmesi gerektiğinin davalıya «ihtar» edildiğini dava dilekçesinde belirtmiştir.
Görüşüne başvurulan bilirkişi de davacının 31.07.2012 tarihi itibariyle 16.390 TL alacaklı olduğu yönünde rapor vermiş olup mahkemece, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamede» istenen bedelin 14.211,40 TL olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» belirtilen miktar bu davada alacağın talep edildiği tarih itibariyle davacı yönünden bağlayıcı değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13511 E. , 2016/5154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2015 tarih ve 2012/220-2015/163 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.05.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının sözleşme öncesi gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle maddi tazminat konulu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/409 Esas-2008/25 Karar sayılı kararına istinaden müvekkilinin icra dosyasına 211.781,69 TL ödediğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın taraflar arasında imzalanan "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin" akdedildiği tarihten önceki döneme isabet ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacının davalıdan rücuen talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 211.781,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.850,11 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.05.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı talebini, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesine dayandırmaktadır. Bu madde, "Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları" başlığını taşımaktadır.
24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, dosyamızda davalı olan .... ile hisselerinin tamamı bu şirkete ait .... arasında yapılmıştır. Bir başka ifade ile, sözleşmenin imzalandığı tarihte ...'nin %100 hissesi davalı ...'a aittir.
Yine dava dilekçesinin 5. sayfasında belirtildiği gibi, davacı şirketin hisselerinin devredildiği 31.08.2010 tarihine kadar, davacı şirketin hisselerinin tamamının davalı ...'a ait olduğu konusunda bir ihtilaf da yoktur.
Hisse satış sözleşmesi, alıcı .... ile satıcı ... arasında yapılmıştır. Hisse satış tarihine kadar, sözleşmede "Şirket" olarak adlandırılan ...'nin tüm hiseleri kamuya ait olup, bu satışla özelleştirilmiştir.
Dava konusu ödeme 13.11.2008 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihte davacı şirketin hisseleri özelleştirilmediğinden, dava konusu ödeme, davacı şirketin hisselerinin kamuya ait olduğu dönemde yapılmıştır. Dolayısıyla bu ödeme şirket kayıtlarında mevcuttur. Bu nedenle, özelleştirme amacıyla hisse satışı tarihinden önce kayıt altına alındığından, davacı şirkete ait mali tablolarda yer alması gerekir. Davacı şirketin hisselerinin satıldığı tarihteki bilançosuna da yansıdığı ve bu bilançoya göre, davacı şirketin hisse değerinin belirlendiği, hisse satış sözleşmesinin imzalanması ile birlikte, Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre, alıcı tarafından, davacı şirketin satış tarihindeki bilançosunun bilindiğinin kabulü gerekir.
Davacı, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7. maddesine istinaden bu davayı açmıştır. Bu tarihte sözleşmeyi yapan her iki şirketin de tüm hisseleri kamuya aittir.
Davalı ise Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9. maddesi ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 18.6. maddesine göre davacının talepte bulunamayacağını ileri sürmüştür.
Öncelikle, bu uyuşmazlığın çözümünde, hangi sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekir.
Davacı şirketin hisselerinin satışı, özelleştirme kapsamında yapıldığından, uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde ve sözleşmelerin yorumunda, bu husus göz önünde bulundurulmalıdır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, özelleştirmenin amacı, bu madde kapsamındaki kamu kuruluşlarına ait payların, "..temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." şeklinde tarif edilmiştir. Buna göre özelleştirmenin amacı, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamaktır. Özelleştirme kapsamındaki hisse satışlarından kaynaklanan ihtilaflarda, yasada belirtilen bu amacın göz önünde bulundurulması gerekir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin hisselerinin özelleştirilmesinden önce yapılan bu ödeme, davalıdan ve kamudan istenemez. Bu talep, 24.07.2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesi ile 31.08.2010 tarihli sözleşmenin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. maddesi hükümlerine ve özelleştirmenin amacına aykırıdır. Dolayısıyla davanın reddi gerekir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219273600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz