Kâr payı alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5692 E. 2015/13819 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı alacağı↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kar payı↗ maktu vekalet ücreti↗ reeskont faizi↗ husumet yokluğu↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirketin yaptığı işler nedeniyle söz konusu şirkete ödenen toplam 29.211,25 TL'nin davalı şirketin uhdesinde bulunduğu, adı geçen davalının bu meblağı şirket kayıtlarına intikal ettirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Y.. A..'den alınarak tasfiye halinde F P. Şti.'ye verilmesine, davacının kar payı tahsil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı Y.. A.. aleyhine açılan kâr payı alacağı talepli davada husumetin ancak davalı şirkete yöneltilebileceği gözetilerek, davalı Y.. A.. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi ve anılan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın esastan reddi ile davalı Y yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13787 E. 2014/20153 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ihtar · ihtarname · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kargo taşıma ve «teslim» sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesine göre ücret tarifesi belirlendiği, davalının davacıya sözleşmeye uygun hareket etmediği yönünde herhangi bir «ihtarda» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 14.211,40 TL'nin 27.07.2012 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava tarihi itibariyle 16.390 TL alacaklı olduğunu iddia edip bu bedelin tahsilini istemiş, 16.07.2012 tarihli yazı ile 14.211,40 TL'nin ödenmesi gerektiğinin davalıya «ihtar» edildiğini dava dilekçesinde belirtmiştir.
Görüşüne başvurulan bilirkişi de davacının 31.07.2012 tarihi itibariyle 16.390 TL alacaklı olduğu yönünde rapor vermiş olup mahkemece, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamede» istenen bedelin 14.211,40 TL olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» belirtilen miktar bu davada alacağın talep edildiği tarih itibariyle davacı yönünden bağlayıcı değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13511 E. 2016/5154 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5692 E. , 2015/13819 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ .....
TARİHİ 24/10/2014
NUMARASI 2013/130-2014/585
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Averilen 24.10.2014 tarih ve 2013/130-2014585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Y.. A.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı Y.. A..'in diğer davalı şirketin ortağı olduklarını, şirketi temsil yetkisinin davalı Y.. A..'e ait bulunduğunu, davalı şirketin, “Kalemin Gücü, Basın Tarihimizden Kesitler” adlı belgeseli, Jandarma Genel Komutanlığı için bir tanıtım filmini ve “” adlı filmi yaptığını, yapılan işlere ilişkin ücretin şirketi temsil eden davalı Y.. A.. tarafından tahsil edildiğini, ancak adı geçen davalının bu konuda müvekkiline bir açıklama yapmadığı gibi kendisinde bulunan şirket kayıtlarını da inkar ettiğini, tahsil edilen paranın şirket kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediğinin taraflarınca bilinmediğini ileri sürerek, davalı tarafından şirket adına tahsil edilen para şirket kayıtlarına intikal ettirilmedi ise bu paranın şirket kayıtlarına intikaline, intikal sonrası müvekkilinin payına düşen safi kara karşılık şimdilik 20.000 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tasfiye memuru, müvekkili şirketin tasfiyesine karar verildiğini, TTK'nın 309. maddesi uyarınca açılacak davalarda husumetin sorumlu müdüre yöneltilmesinin gerektiğini, bu nedenle işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aynı madde uyarınca ortağın kendi adına tazminat isteyemeyeceğini, şirket defterlerinin davacıda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yasal süre içinde davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirketin yaptığı işler nedeniyle söz konusu şirkete ödenen toplam 29.211,25 TL'nin davalı şirketin uhdesinde bulunduğu, adı geçen davalının bu meblağı şirket kayıtlarına intikal ettirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Y.. A..'den alınarak tasfiye halinde F P. Şti.'ye verilmesine, davacının kar payı tahsil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı Y.. A.. aleyhine açılan kâr payı alacağı talepli davada husumetin ancak davalı şirkete yöneltilebileceği gözetilerek, davalı Y.. A.. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi ve anılan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın esastan reddi ile davalı Y yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı Y.. A.. vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün dokuzuncu bendi olmak üzere "[…]. A.. aleyhine açılan kâr payı alacağı talebinin husumetten reddi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı Y.. A..'e verilmesine" ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/157812500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz