Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11273 E. 2016/5136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet indirimi↗ munzam zarar↗ usuli kazanılmış hak↗ hakkaniyet↗ kazanılmış hak↗ tbk 99↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece ilk kararla 61.724,73 YTL munzam zarara hükmedilmiş olmasına, Dairemizce hesaplama yöntemi nedeniyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmuş olmasına, BK'nun 43. maddesi gereği indirim yapılması hususunun da bu hesaplama yöntemine dahil olmasına ve Dairemizin bozma ilamında gösterildiği şekilde yapılan hesaplama sonunda munzam zararın 406.708,75 TL olarak hesaplanması nedeniyle usuli kazanılmış hak kuralı gözetildiğinde mahkemece davalı yararına kesinleşmiş olan 61.724,73 TL'ye hükmedilmesi gerekmesine, bu meblağdan ayrıca indirim yapılmasının doğru olmamasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Munzam zarar 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2100 E. 2015/8550 K.
Ortak:hakkaniyet indirimi · munzam zarar · usuli kazanılmış hak · hakkaniyet · kazanılmış hak · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece ilk kararla 61.724,73 YTL «munzam zarara» hükmedilmiş olmasına, Dairemizce hesaplama yöntemi nedeniyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmuş olmasına, BK'nun 43. maddesi gereği indirim yapılması hususunun da bu hesaplama yöntemine «dahil» olmasına ve Dairemizin bozma ilamında gösterildiği şekilde yapılan hesaplama sonunda munzam zararın 406.708,75 TL olarak hesaplanması nedeniyle «usuli kazanılmış hak» kuralı gözetildiğinde mahkemece davalı yararına kesinleşmiş olan 61.724,73 TL'ye hükmedilmesi gerekmesine, bu meblağdan ayrıca indirim yapılmasının doğru olmamasın …
Benzer bu kararda… eştiği, kusurlu olduğu mahkeme kararı ile belirlenen davalı Bankanın davacının uğradığı munzam zarardan sorumlu, bozma ilamına uygun tanzim edilen raporda davacının «munzam zarar» tutarın 406.708,75 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili davasını belirlenen tutar üzerinden «ıslah» etmiş ise de bozmadan sonra ıslah mümkün olmadığı gibi daha evvel verilen 61.724,73 TL tutarındaki hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmemek suretiyle davalı yararına «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu, TBK 51 gereği %20 oranında bir indirimin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı yararına yapılan bozma sonucunda bulunan «munzam zarar» miktarı, BK 43. maddesine göre yapılan değerlendirmeye rağmen davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşturan miktar olan 61.724,43 TL'nin çok üzerinde bulunmaktadır.
2- Dava, «munzam zarar» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… eştiği, kusurlu olduğu mahkeme kararı ile belirlenen davalı Bankanın davacının uğradığı munzam zarardan sorumlu, bozma ilamına uygun tanzim edilen raporda davacının «munzam zarar» tutarın 406.708,75 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili davasını belirlenen tutar üzerinden «ıslah» etmiş ise de bozmadan sonra ıslah mümkün olmadığı gibi daha evvel verilen 61.724,73 TL tutarındaki hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmemek suretiyle davalı yararına «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu, TBK 51 gereği %20 oranında bir indirimin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin BK 43. maddesi gereği yapılan indirim ile ilgili «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/894 E. 2018/6429 K.
Ortak:munzam zarar · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · avans faizi
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece ilk kararla 61.724,73 YTL «munzam zarara» hükmedilmiş olmasına, Dairemizce hesaplama yöntemi nedeniyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmuş olmasına, BK'nun 43. maddesi gereği indirim yapılması hususunun da bu hesaplama yöntemine «dahil» olmasına ve Dairemizin bozma ilamında gösterildiği şekilde yapılan hesaplama sonunda munzam zararın 406.708,75 TL olarak hesaplanması nedeniyle «usuli kazanılmış hak» kuralı gözetildiğinde mahkemece davalı yararına kesinleşmiş olan 61.724,73 TL'ye hükmedilmesi gerekmesine, bu meblağdan ayrıca indirim yapılmasının doğru olmamasın …
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… yularak yapılan yargılamaya göre, davacı yararına ilk verilen hüküm 61.724,43 TL olup davacı tarafça verilen hüküm temyiz edilmediğinden bu miktarın davalı yararına «usuli kazanılmış hak» teşkil edeceği, ilk bozmadan sonra tespit edilen miktarın hükmedilen ve davacının da talep ettiği miktarın çok üzerinde olduğu, 818 BK 43 maddesi değerlendirilmeye alınamayacak olup, bozmadan sonra «ıslah» yapılamayacağından davacının ıslah talebi reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 61.724,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «munzam zarar» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden red · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu kararda7 uyarınca karar tarihindeki «maktu vekalet ücreti» olarak belirlenmesi gerekirken, mahkemece davalı lehine nisbi «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Islah ile arttırılan kısım bozmadan sonra «ıslah» yapılamayacağından bahisle «usulden red» kararına tabidir.
… yularak yapılan yargılamaya göre, davacı yararına ilk verilen hüküm 61.724,43 TL olup davacı tarafça verilen hüküm temyiz edilmediğinden bu miktarın davalı yararına «usuli kazanılmış hak» teşkil edeceği, ilk bozmadan sonra tespit edilen miktarın hükmedilen ve davacının da talep ettiği miktarın çok üzerinde olduğu, 818 BK 43 maddesi değerlendirilmeye alınamayacak olup, bozmadan sonra «ıslah» yapılamayacağından davacının ıslah talebi reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 61.724,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 143.347,00 TL talep etmiş, 27.06.2014 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 406.708 TL’ye çıkarmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11273 E. , 2016/5136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19/11/2014 gün ve 2010/672 - 2014/414 sayılı kararı bozan Daire'nin 19/06/2015 gün ve 2015/2100 - 2015/8550 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın ... Şubesi'nde 27.02.2001 tarihinde 3 ay vadeli ve %13 faiz oranı ile açtırdığı mevduat hesabına 120.000 USD yatırdığını, vade sonunda 01.06.2001 tarihinde davalı tarafından hesaptaki paranın davacıya ödenmemesi üzerine müvekkilince açılan davanın kabul edilerek, kararın kesinleştiğini, 3 aylık mevduat faizi olan 3.900 USD'yi alamayan davacının ayrıca parasını zamanında almış olsa idi yapacak olduğu yatırımları yapamaması, kur farkı veya hazine bonosu alamaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, BK'nun 105.maddesi gereğince şimdilik 143.347 YTL munzam zararın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, talep sonucunu 406.708,75 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm alacağını faiz ve fer'ileriyle birlikte tahsil ettiğini, munzam zararın somut olarak ispatlanması gerektiğini, davacının bir zararı olmayıp davalı Bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 61.724,73 TL zarardan TBK 51 gereği %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 49.380 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece ilk kararla 61.724,73 YTL munzam zarara hükmedilmiş olmasına, Dairemizce hesaplama yöntemi nedeniyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmuş olmasına, BK'nun 43. maddesi gereği indirim yapılması hususunun da bu hesaplama yöntemine dahil olmasına ve Dairemizin bozma ilamında gösterildiği şekilde yapılan hesaplama sonunda munzam zararın 406.708,75 TL olarak hesaplanması nedeniyle usuli kazanılmış hak kuralı gözetildiğinde mahkemece davalı yararına kesinleşmiş olan 61.724,73 TL'ye hükmedilmesi gerekmesine, bu meblağdan ayrıca indirim yapılmasının doğru olmamasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/05/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somuz uyuşmazlıkta;
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan munzam zarar davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 19.11.2007 gün 2006/125 Esas, 2007/680 Karar sayılı kararıyla davanın 61.724,73 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflardan sadece davalı tarafından temyiz edilmiş, davacının temyiz yoluna başvurmaması üzerine hükmolunan miktar, usuli kazanılmış hak kuralları gereğince davacı yönünden kesinleşmiştir.
Yerel Mahkemenin 19.11.2007 günlü kararının, davalının temyizi üzerine, davalı lehine sonuç doğuracak şekilde 25.03.2010 gün 2010/645-3376 sayılı kararla bozulması sonucu, bozma gereğince davalı lehine yapılacak indirimlerin, davacı yönünden kesinleşen 61.724,73 TL üzerinden yapılarak 19.11.2014 günlü kararla 49.380,00 TL hükmedilmiştir.
Davalı lehine yapılan indirimin, davacı yönünden kesinleşen 61.724,73 TL üzerinden yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Sayın çoğunluğun 19.06.2015 gün 2015/2100-8550 sayılı bozma ilamında kabul edilen "... Bozmadan sonra alınan rapora göre davacının munzam zararının 406.708,75 TL olduğu, davalı lehine indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği, bu halde davacı zararının 61.724,73 TL'nin çok üzerinde olması nedeniyle mahkemece 61.724,43 TL'ye hükmedilmesi gerektiğine" ilişkin görüş usuli kazanılmış hak kurallarına aykırı olduğu gibi, davalı lehine sonuç doğuran Dairenin 25.03.2010 gün 2010/645-3376 sayılı bozma ilamını da işlevsiz bırakacaktır.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219222400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz