Menfi tespit | Tecavüzün önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15386 E. 2016/6055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ istifa↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalının görevi sırasında üniversitenin ilgili kuruluşlarının talebi ve bilgi işlem dairesinde çalışan diğer personellerin yardımıyla üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde istifa dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde üniversite için hazırladığı ve bu programların üniversite tarafından aktif olarak kullanıldığı gerekçesi ile 5846 Sayılı Yasa'nın 18/2 maddesi gereğince, davalı adına tescil edilen üç adet programının eser sahibinin davacı kurum olduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı, davalının üniversitede çalıştığı sırada hazırladığı veri tabanı ve yazılım programları telif haklarının davacıya ait olduğu ve davalının bunu izinsiz olarak kullandığı iddiasıyla FSEK'e dayanarak işbu davayı açmıştır.
Dairemizin 2013/3392 Esas 2013/19315 Karar sayılı bozma ilamında dava konusu edilen programın eser mahiyetinde olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın hüküm tesisinin doğru olmadığı, kabule göre de, davacının iddiasının sübutu halinde davacının sadece mali hak sahibi olacağı hususu nazara alınmadan manevi hakları kapsar şekilde davacının eser sahibi olduğu şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davacının sadece mali hak sahibi olacağı hususu nazara alınmadan manevi hakları kapsar şekilde davacının eser sahibi olduğu şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3392 E. 2013/19315 K.
Ortak:tanık beyanı · istifa
İncelediğiniz kararda… ili kuruluşlarının talebi ve bilgi işlem dairesinde çalışan diğer personellerin yardımıyla üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde «istifa» dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde üniversite için hazırladığı ve bu programların üniversite tarafından aktif olarak kullanıldığı gerekçe …
Benzer bu kararda… resinde çalışan diğer personellerin de yardımıyla OG®İS, OZYET VERİ TABANI ve OZYET isimli üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde «istifa» dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde Üniversite için hazırladığı, bu programların Üniversitede aktif olarak kullanıldığı, 5846 Sayılı Yasan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… avacı dava konusu edilen programın eser mahiyetinde olduğunu ileri sürdüğüne göre mahkemece öncelikle dava konusu programın eser mahiyetinde olup olmadığı hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, buna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle b …
-
Menfi tespit | Tecavüzün önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2033 E. 2020/263 K.
Ortak:tanık beyanı · istifa · Menfi tespit | Tecavüzün önlenmesi
İncelediğiniz kararda… ili kuruluşlarının talebi ve bilgi işlem dairesinde çalışan diğer personellerin yardımıyla üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde «istifa» dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde üniversite için hazırladığı ve bu programların üniversite tarafından aktif olarak kullanıldığı gerekçe …
Benzer bu kararda… airesinde çalışan diğer personelin de yardımıyla OG®İS , OZYET VERİ TABANI ve OZYET isimli üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde «istifa» dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, söz konusu programların FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, dinlenen «tanık beyanlarına» göre, davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde Üniversite için hazırladığı, bu programların Üniversitede aktif olarak kullanıldığı, 5846 sayılı Yasa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15386 E. , 2016/6055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 04/02/2015
NUMARASI 2014/29-2015/84
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/02/2015 tarih ve 2014/29-2015/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 05/05/2010 tarihinde müvekkili nezdinde bilgi işlem uzmanı olarak göreve başladığını, 12/07/2011 tarihinde istifa ettiğini, ayrılmasından yaklaşık 20 gün sonra müvekkili adına hazırladığı üç adet bilgisayar programını Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü nezdinde haksız şekilde kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini ileri sürerek, programların müvekkiline ait olduğunun tespiti ile davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalının görevi sırasında üniversitenin ilgili kuruluşlarının talebi ve bilgi işlem dairesinde çalışan diğer personellerin yardımıyla üç adet bilgisayar programını hazırladığı, davalının 12/07/2011 tarihinde istifa dilekçesi verdikten sonra 02/08/2011 ve 03/08/2011 tarihinde üç adet programı beyan esasına göre kendi adına tescil ettirdiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalının bu programları üniversitede çalıştığı dönemde üniversite için hazırladığı ve bu programların üniversite tarafından aktif olarak kullanıldığı gerekçesi ile 5846 Sayılı Yasa'nın 18/2 maddesi gereğince, davalı adına tescil edilen üç adet programının eser sahibinin davacı kurum olduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı, davalının üniversitede çalıştığı sırada hazırladığı veri tabanı ve yazılım programları telif haklarının davacıya ait olduğu ve davalının bunu izinsiz olarak kullandığı iddiasıyla FSEK'e dayanarak işbu davayı açmıştır.
Dairemizin 2013/3392 Esas 2013/19315 Karar sayılı bozma ilamında dava konusu edilen programın eser mahiyetinde olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın hüküm tesisinin doğru olmadığı, kabule göre de, davacının iddiasının sübutu halinde davacının sadece mali hak sahibi olacağı hususu nazara alınmadan manevi hakları kapsar şekilde davacının eser sahibi olduğu şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davacının sadece mali hak sahibi olacağı hususu nazara alınmadan manevi hakları kapsar şekilde davacının eser sahibi olduğu şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219108300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz