Yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8670 E. 2016/3461 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması↗ ttk 630↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ haklı sebep↗ şirket müdürü↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ispat yükü kendisinde olan davacının davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için haklı nedenin oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü olan davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 630. maddesi yollaması ile 219. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile şirket müdürünün idare hak ve vazifesi sınırlanabilir ya da kaldırılabilir.
Somut olayda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu doğrultusunda, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafından şirketin banka hesaplarından çekilen paraların şirkete aktarılmadığı, şirketin kamu idarelerine ve şahıslara olan borçlarının ödenmediği, ödenmeyen bu borçların tahsili amacıyla şirketin birçok icra takibine maruz kaldığı, davalının şirketteki hissesinin şahsi borcu sebebiyle haczedildiği yönündeki davacı iddiaları değerlendirilmemiş, bu iddiaların ispatına yönelik davacı tarafça sunulan deliller toplanmamış, icra dosyaları değerlendirilmemiş, ayrıca şirketin sadece 2012 yılına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması ile yetinilmiştir. Bu itibarla, tüm deliller toplandıktan sonra davalının kötü yönetimi iddiası ve bu çerçevede haklı sebep şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda gerekirse uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4672 E. 2021/4219 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 362.219,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8670 E. , 2016/3461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/415-2014/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı limited şirkette çoğunluk hisse sahibi olduğunu, diğer ortak ve şirket müdürü olanın davalının yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullandığını ileri sürerek, bu yetkinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispat yükü kendisinde olan davacının davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması için haklı nedenin oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü olan davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 630. maddesi yollaması ile 219. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile şirket müdürünün idare hak ve vazifesi sınırlanabilir ya da kaldırılabilir.
Somut olayda mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu doğrultusunda, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafından şirketin banka hesaplarından çekilen paraların şirkete aktarılmadığı, şirketin kamu idarelerine ve şahıslara olan borçlarının ödenmediği, ödenmeyen bu borçların tahsili amacıyla şirketin birçok icra takibine maruz kaldığı, davalının şirketteki hissesinin şahsi borcu sebebiyle haczedildiği yönündeki davacı iddiaları değerlendirilmemiş, bu iddiaların ispatına yönelik davacı tarafça sunulan deliller toplanmamış, icra dosyaları değerlendirilmemiş, ayrıca şirketin sadece 2012 yılına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması ile yetinilmiştir.
Bu itibarla, tüm deliller toplandıktan sonra davalının kötü yönetimi iddiası ve bu çerçevede haklı sebep şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda gerekirse uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218157200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz