Bilgi alma ve inceleme hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9114 E. 2016/6883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgi alma ve inceleme hakkı↗ yedek akçe↗ kar payı dağıtımı↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ haklı sebep↗ kar payı↗ şirket müdürü↗ basiretli tacir↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ tacir↗ avans faizi↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların ...'da ikamet ettikleri, murislerinden intikal eden davaya konu şirket ortaklığının ise ...'de bulunduğu ve davacıların denetim olanaklarının sınırlı olduğu, şirket müdürlerinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak şirketin çoğu yıl zarar etmesine sebebiyet verdikleri, davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabul edilebilir olduğu, hesaplanan ortaklık paylarının davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların ortaklıktan çıkarılma taleplerinin kabulüne, davacı ... ... için ayrılma payı olan 199.211,33 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, davacı ... ... için ayrılma payı olan 220.180,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, müdürler tarafından şirketin kötü yöneltilmesini, şirket hakkında kendilerine bilgi verilmemesini ve uzun zamandır kar payı yada temettü ödemesi yapılmamasını haklı neden olarak ileri sürmüşler; mahkemece de müdürlerin şirketi kötü yönetip zarar etmesine sebep olduğu, davacıların ikameti ile davalı şirketin bulunduğu yerin ayrı şehirlerde olması nedeniyle davacıların şirketi denetim olanağının sınırlı olduğu gerekçeleriyle davacıların ortaklıktan çıkma talepleri haklı bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece ortaklık çıkmak için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususu yeterince değerlendirilmemiş olup, mahkemece kararın gerekçesinde sayılan nedenler haklı sebepler olarak kabul edilemez. “Haklı sebep” ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi olarak sayılabilir. Somut olayda, davacıların başka bir şehirde olması ya da şirketin bazı yıllar zarar etmiş olması haklı sebep olarak kabul edilemez. Zira, davacıların TTK'nin 614. maddesinde de ifade edildiği üzere şirket işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcuttur. Kar payı dağıtımı hususu da Kanun'un 608. maddesinde düzenlenmiş ve kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca davacılar tarafından şirket müdürlerinin şirketi kötü yönettiğine dair somut deliller sunulmamış olup, ticari hayatta şirketler bazı dönemler kâr elde edebileceği gibi zarar da edebilmektedir. Şirket 2008-2009 yıllarında zarar etmiş ise de, 2010 yılında kâr elde etmiştir. Şirket faaliyetlerine devam etmekte olup, özvarlığı da mevcudiyetini korumaktadır. O halde, davacılar tarafından ileri sürülen ve delillerle desteklenmeyen gerekçelerin şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebep teşkil etmeyeceği gözetilmekzin yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilerek davacıların ortaklıktan çıkma paylarının hesaplanması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · kâr payı
İncelediğiniz kararda… ıların ...'da ikamet ettikleri, murislerinden intikal eden davaya konu şirket ortaklığının ise ...'de bulunduğu ve davacıların denetim olanaklarının sınırlı olduğu, «şirket müdürlerinin» basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak şirketin çoğu yıl zarar etmesine sebebiyet verdikleri, davacıların «ortaklıktan çıkma» taleplerinin kabul edilebilir olduğu, hesaplanan ortaklık paylarının davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların «ortaklıktan çıkarılma» taleplerinin kabulüne, davacı ... ... için ayrılma «payı» olan 199.211,33 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, davacı ... ... için ayrılma payı olan 220.180,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz …
1- Dava, haklı sebeplerle şirket «ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, müdürler tarafından şirketin kötü yöneltilmesini, şirket hakkında kendilerine bilgi verilmemesini ve uzun zamandır «kar payı» yada temettü ödemesi yapılmamasını haklı neden olarak ileri sürmüşler; mahkemece de müdürlerin şirketi kötü yönetip zarar etmesine sebep olduğu, davacıların ikamet …
Kar «payı dağıtımı» hususu da Kanun'un 608. maddesinde düzenlenmiş ve kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş «yedek akçeler» ayrıldığı takdirde karar verilebileceği ifade edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9114 E. , 2016/6883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 31/03/2015
NUMARASI 2010/32-2015/199
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2010/32-2015/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin % 50 hisse sahibi olduğu davalı şirkette hisselerin mirasçı oldukları için müvekkillerine kaldığını, ancak müvekkillerinin şirketin işleyişi hakkında bilgi alamadıkları gibi uzun zamandır kar payı temettü yada maaş ödemesi de yapılmadığını, şirketin faaliyetlerinden habersiz sadece kağıt üzerinde ortak göründüklerini ileri sürerek haklı sebeplerle ortalıktan çıkmalarına ve ayrılma paylarının hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 12/06/2014 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek davacı ... ... için 295.046,25 TL, davacı ... ... için 326.103,75 TL'nin hak kazanıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; ortaklıktan çıkmak için haklı sebeplerin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların ...'da ikamet ettikleri, murislerinden intikal eden davaya konu şirket ortaklığının ise ...'de bulunduğu ve davacıların denetim olanaklarının sınırlı olduğu, şirket müdürlerinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak şirketin çoğu yıl zarar etmesine sebebiyet verdikleri, davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabul edilebilir olduğu, hesaplanan ortaklık paylarının davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların ortaklıktan çıkarılma taleplerinin kabulüne, davacı ... ... için ayrılma payı olan 199.211,33 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
...'a verilmesine, davacı ... ... için ayrılma payı olan 220.180,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, müdürler tarafından şirketin kötü yöneltilmesini, şirket hakkında kendilerine bilgi verilmemesini ve uzun zamandır kar payı yada temettü ödemesi yapılmamasını haklı neden olarak ileri sürmüşler; mahkemece de müdürlerin şirketi kötü yönetip zarar etmesine sebep olduğu, davacıların ikameti ile davalı şirketin bulunduğu yerin ayrı şehirlerde olması nedeniyle davacıların şirketi denetim olanağının sınırlı olduğu gerekçeleriyle davacıların ortaklıktan çıkma talepleri haklı bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece ortaklık çıkmak için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususu yeterince değerlendirilmemiş olup, mahkemece kararın gerekçesinde sayılan nedenler haklı sebepler olarak kabul edilemez.
“Haklı sebep” ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi olarak sayılabilir. Somut olayda, davacıların başka bir şehirde olması ya da şirketin bazı yıllar zarar etmiş olması haklı sebep olarak kabul edilemez. Zira, davacıların TTK'nin 614. maddesinde de ifade edildiği üzere şirket işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcuttur. Kar payı dağıtımı hususu da Kanun'un 608. maddesinde düzenlenmiş ve kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebileceği ifade edilmiştir.
Ayrıca davacılar tarafından şirket müdürlerinin şirketi kötü yönettiğine dair somut deliller sunulmamış olup, ticari hayatta şirketler bazı dönemler kâr elde edebileceği gibi zarar da edebilmektedir. Şirket 2008-2009 yıllarında zarar etmiş ise de, 2010 yılında kâr elde etmiştir. Şirket faaliyetlerine devam etmekte olup, özvarlığı da mevcudiyetini korumaktadır. O halde, davacılar tarafından ileri sürülen ve delillerle desteklenmeyen gerekçelerin şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebep teşkil etmeyeceği gözetilmekzin yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilerek davacıların ortaklıktan çıkma paylarının hesaplanması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217877600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz