Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4144 E. 2016/5224 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ yapılandırma protokolü↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ ticari kredi↗ rehin↗ hakem kararı↗ ikrar↗ zamanaşımı def'i↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ yenileme↗ def'i↗ kefil↗ protokol↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ........... İcra Müdürlüğü'nün 1998/4709 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak E........B........'nın davalı S.. B..'la yapılan visa kredi kartı üyelik sözleşmesine binaen başlattığı toplam 1.419,24 TL yönünden davacı vekilinin duruşmada söz konusu borcun bankayla yapılan protokol çerçevesinde ödenmiş olduğunu beyan ettiği, davacı bankanın davalı S.. B.. hakkında .......... İcra Müdürlüğü'nün 1998/2875 Esas sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine binaen 2.851 TLnin tahsili amacıyla yaptığı takip ve ........ İcra Müdürlüğü'nün 1998/2876 Esas sayılı dosyasında da aynı genel kredi sözleşmesi ve ipotek belgesine göre aynı miktar üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takip dosyalarına konu alacağa aradaki sözleşme ilişkisine binaen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı ve genel kredi sözleşmesine dayalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine açılan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun zamanaşımı süresini kesen sebeplerin düzenlendiği 133. maddesi, “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmişolur: 1-Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde. 2-Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.” hükmünü haiz olup somut olayda, davalılar hakkında dava konusu edilen borçları sebebiyle icra takipleri yapılmış, icra dosyalarında bir kısım tahsilatlar yapılmış, yenileme taleplerinde bulunulmuştur. Yine, davalı S.. B.. tarafından davacı bankaya ibraz edilen 09/03/2006 ve 15/05/2007 tarihli dilekçelerle ticari kredi ile kredi kartından kaynaklanan borçların ödenmek istendiği, gerekli indirim ve kolaylığın sağlanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. 18/05/2006 ve 18/102007 tarihli dekontlarla da davalı S.. B.. tarafından bir kısım ödemelerde bulunulduğu görülmektedir. Bu durumda 818 Sayılı Borçlar Kanununun 133/1-2 bentlerinde düzenlenen hükümler nazara alınarak yapılan icra takipleri, davalı S.. B..'a ait ödeme beyanları, yapılan ödemelere ait banka dekontları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir gerekçeye yer verilmeksizin zamanaşımı def'inin kabulüyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5679 E. 2016/5447 K.
Ortak:kredi kartı üyelik sözleşmesi · yapılandırma protokolü · ipoteğin paraya çevrilmesi · ticari kredi · rehin · hakem kararı · ikrar · zamanaşımı def'i · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz karardaB..'la yapılan visa «kredi kartı üyelik sözleşmesine» binaen başlattığı toplam 1.419,24 TL yönünden davacı vekilinin duruşmada söz konusu borcun bankayla «yapılan protokol» çerçevesinde ödenmiş olduğunu beyan ettiği, davacı bankanın davalı S..
818 sayılı Borçlar Kanununun «zamanaşımı» süresini kesen sebeplerin düzenlendiği 133. maddesi, “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmişolur: 1-Borçlu borcu «ikrar» ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya «rehin» yahut «kefil» verdiği takdirde.
İcra Müdürlüğü'nün 1998/2876 Esas sayılı dosyasında da aynı «genel kredi sözleşmesi» ve «ipotek» belgesine göre aynı miktar üzerinden «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla yaptığı takip dosyalarına konu alacağa aradaki sözleşme ilişkisine binaen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaB..'la yapılan visa «kredi kartı üyelik sözleşmesine» binaen başlattığı toplam 1.419,24 TL yönünden davacı vekilinin duruşmada söz konusu borcun bankayla «yapılan protokol» çerçevesinde ödenmiş olduğunu beyan ettiği, davacı bankanın davalı S..
818 sayılı Borçlar Kanununun «zamanaşımı» süresini kesen sebeplerin düzenlendiği 133. maddesi, “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmişolur: 1-Borçlu borcu «ikrar» ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya «rehin» yahut «kefil» verdiği takdirde.
İcra Müdürlüğü'nün 1998/2876 Esas sayılı dosyasında da aynı «genel kredi sözleşmesi» ve «ipotek» belgesine göre aynı miktar üzerinden «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla yaptığı takip dosyalarına konu alacağa aradaki sözleşme ilişkisine binaen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3500 E. 2021/5657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, vaki «feragate» binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine dair verilen kararın birleşen davada davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1558 E. 2013/19378 K.
Ortak:hakem kararı · def'i · iflas · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda2-Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya «hakeme» müracaatla veya icrai takibat yahut «iflas» masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.” hükmünü haiz olup somut olayda, davalılar hakkında dava konusu edilen borçları sebebiyle icra takipleri yapılmış, icra dosyalarında bir kısım tahsilatlar yapılmış, «yenileme» taleplerinde bulunulmuştur.
B..'a ait ödeme beyanları, yapılan ödemelere ait banka dekontları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir gerekçeye yer verilmeksizin «zamanaşımı def»'inin kabulüyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 1998/2876 Esas sayılı dosyasında da aynı «genel kredi sözleşmesi» ve «ipotek» belgesine göre aynı miktar üzerinden «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla yaptığı takip dosyalarına konu alacağa aradaki sözleşme ilişkisine binaen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… emece, dava konusu olayın 2007 yılında meydana geldiği, davacı ... şirketinin 31.07.2007 tarihinde ödeme yaptığı, haksız fiilden doğan tazminat davalarında 1 yıllık «zamanaşımı» süresi söz konusu olduğundan ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra icra takibi yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 818 sayılı BK’nun 133/2 maddesinde “Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya «hakeme» müracaatla veya icrai takibat yahut «iflas» masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde zamanaşımı katedilmiş olur”, 136/2. maddesinde “...Katı, icrai takibattan neşet etmiş ise müruru zaman takibe müteallik her muameleden itibaren yeniden cereyana başlar”, 6098 sayılı TBK’nun 154/2. maddesinde ise “Alacaklı, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı ... şirketi ise, 21.06.2007 tarihinde meydana gelen dava konusu zararın rücuan tazmini için zarar sorumlusu olarak davalının murisine 16.06.2008 tarihinde, daha sonra da muris ... «mirasçıları» ve davalı aleyhine icra takipleri yaptığını, anılan yasa hükümleri uyarınca icra takipleri ve bu takip dosyalarındaki her bir işlemle «zamanaşımı» süresinin kesildiğini ve zamanaşımı süresi dolmayıp davanın süresinde açıldığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı icra takiplerinin 818 sayılı BK’nun 133/2. ve 136/2. maddeleri uyarınca «zamanaşımını» kesip kesmediği hususunun Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · mirasçılık · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı ... şirketi ise, 21.06.2007 tarihinde meydana gelen dava konusu zararın rücuan tazmini için zarar sorumlusu olarak davalının murisine 16.06.2008 tarihinde, daha sonra da muris ... «mirasçıları» ve davalı aleyhine icra takipleri yaptığını, anılan yasa hükümleri uyarınca icra takipleri ve bu takip dosyalarındaki her bir işlemle «zamanaşımı» süresinin kesildiğini ve zamanaşımı süresi dolmayıp davanın süresinde açıldığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı icra takiplerinin 818 sayılı BK’nun 133/2. ve 136/2. maddeleri uyarınca «zamanaşımını» kesip kesmediği hususunun Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4144 E. , 2016/5224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...........ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 02/12/2014
NUMARASI 2013/621-2014/696
Taraflar arasında görülen davada ............ Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2013/621-2014/696 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M.... T........... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .......... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan S.. B..'ın davacı Banka ile visa kredi kartı üyelik sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesini imzaladığını, diğer davalıların kredi kartı üyelik sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi hesabının kat edilerek ihtar çekilmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine kredi kartı borcu ve kredi borcu nedeniyle ayrı ayrı icra takibi yapıldığını, genel kredi sözleşmesi ile ipotek belgesine istinaden ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle de takip başlatıldığını, itiraz üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek; davalı S.. B..'ın kredi kartından kaynaklanan ve diğer davalıların kefil olduğu 13.200 TL ile krediden kaynaklanan 9.850 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. B.., zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, kefil oldukları borcun ödendiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ........... İcra Müdürlüğü'nün 1998/4709 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak E........B........'nın davalı S.. B..'la yapılan visa kredi kartı üyelik sözleşmesine binaen başlattığı toplam 1.419,24 TL yönünden davacı vekilinin duruşmada söz konusu borcun bankayla yapılan protokol çerçevesinde ödenmiş olduğunu beyan ettiği, davacı bankanın davalı S.. B.. hakkında .......... İcra Müdürlüğü'nün 1998/2875 Esas sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine binaen 2.851 TLnin tahsili amacıyla yaptığı takip ve ........ İcra Müdürlüğü'nün 1998/2876 Esas sayılı dosyasında da aynı genel kredi sözleşmesi ve ipotek belgesine göre aynı miktar üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takip dosyalarına konu alacağa aradaki sözleşme ilişkisine binaen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı ve genel kredi sözleşmesine dayalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine açılan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun zamanaşımı süresini kesen sebeplerin düzenlendiği 133. maddesi, “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmişolur:
1- Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde.
2- Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.” hükmünü haiz olup somut olayda, davalılar hakkında dava konusu edilen borçları sebebiyle icra takipleri yapılmış, icra dosyalarında bir kısım tahsilatlar yapılmış, yenileme taleplerinde bulunulmuştur. Yine, davalı S.. B.. tarafından davacı bankaya ibraz edilen 09/03/2006 ve 15/05/2007 tarihli dilekçelerle ticari kredi ile kredi kartından kaynaklanan borçların ödenmek istendiği, gerekli indirim ve kolaylığın sağlanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. 18/05/2006 ve 18/102007 tarihli dekontlarla da davalı S.. B.. tarafından bir kısım ödemelerde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda 818 Sayılı Borçlar Kanununun 133/1-2 bentlerinde düzenlenen hükümler nazara alınarak yapılan icra takipleri, davalı S.. B..'a ait ödeme beyanları, yapılan ödemelere ait banka dekontları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir gerekçeye yer verilmeksizin zamanaşımı def'inin kabulüyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217864400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz