Tahsil talepleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11490 E. 2016/5269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı↗ müteselsil sorumluluk↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı B.. E..'in vezne şefi, davalı S.. F..'in fabrika idari işler müdür yardımcısı, davalı C.. Ö..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL kasa açığı tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı B.. E.. vekilinin tüm, davalı S..... F......, C.. Ö.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile kasa açığının Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Somut olayda, mahkemece fabrika idari işler müdür yardımcısı S..... F..... ile muhasebe müdür yardımcısı C.. Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek kasa açığının oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş ise de, davalı S..... F..... Nisan 2007 tarihinde, davalı C.. Ö.. ise 29.06.2009 tarihinde fabrikada işe başladığını savunmuş olup, bu durumda davalıların göreve başlama tarihleri öncesinde oluşmaya başlayan kasa açığından ne şekilde sorumlu oldukları, göreve başladıkları tarih itibariyle kasa açığı bulunduğu halde bu durumu amirlerine bildirmede kusurları olup olmadığı, davacı şirketin görev ve yetki talimatı çerçevesinde davalıların denetim görevinin kapsamı değerlendirilip, tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5839 E. 2011/17169 K.
Ortak:kasa açığı
İncelediğiniz karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile «kasa açığının» Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yemin · kötü niyet tazminatı · mahsup · kötü niyet · kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan «yemin» metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en «son» tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmetmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.
Ortak:kasa açığı
İncelediğiniz karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile «kasa açığının» Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · usuli kazanılmış hak · illiyet bağı · kazanılmış hak · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3789 E. 2024/1450 K.
Ortak:kasa açığı
İncelediğiniz karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile «kasa açığının» Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu karardaUyuşmazlık, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14348 E. 2015/1175 K.
Ortak:kasa açığı
İncelediğiniz karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile «kasa açığının» Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL «kasa açığının» bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçinin sorumlu bulunduğu, diğer davalıların şirketteki «görevleri» dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce «temerrütün» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, «ıslah» miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişilerin «kasa açığına» ilişkin olarak tutanak tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptığı, davalıların davadan önce «temerrüte» düşürülmediği, bu nedenle «ıslah» dilekçesiyle talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle «asıl alacak» miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Faizin «haksız eylem» tarihi olan «kasa açığının» tespit edildiği 13.02.2004 tarihinden itibaren başlatılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · haksız eylem · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · ihtar · ıslah · yönetim kurulu kararı · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL «kasa açığının» bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçinin sorumlu bulunduğu, diğer davalıların şirketteki «görevleri» dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce «temerrütün» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, «ıslah» miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişilerin «kasa açığına» ilişkin olarak tutanak tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptığı, davalıların davadan önce «temerrüte» düşürülmediği, bu nedenle «ıslah» dilekçesiyle talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle «asıl alacak» miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- Öte yandan, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece hakkında ret kararı verilen bir kısım davalılar yönünden «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11490 E. , 2016/5269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ........ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/01/2015
NUMARASI 2012/39-2015/11
Taraflar arasında görülen davada ...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2015 tarih ve 2012/39-2015/11 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı B.. E.. vekili Av. O.. S.. ve davalı asil S.. F.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2011 yılında yapılan incelemede kasa açığı tespit edildiğini, davalı S.. F..'in fabrika idari işler müdür yardımcısı, davalı C.. Ö..'in muhasebe müdür yardımcısı, davalı B.. E..'in ise vezne şefi olarak görev yaptığını, müdür yardımcılarının 2010 yılı başındaki kasa açığını yetkililere bildirmediklerini, 2008 ve 2009 yılı sonundaki vezne tediye kasası bakiyelerini stoklar hesabına aktararak delilleri gizlediklerini, davalı S.. F..'in düzenlediği usulsüz tediye notları ile fabrika imkanlarını şahsi ihtiyaçları için kullandığını, 2011 Temmuz ayı itibariyle 157.848,73 TL kasa açığı tespit edildiğini, 102.000 TL'nin soruşturma devam ederken davalı B..... E...... tarafından ödendiğini, bakiye 55.848,73 TL kasa açığı alacaklarının kaldığını, ayrıca A.........
Hırdavat Ltd.'nin iki adet fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle müvekkiline müracaatta bulunduğunu, davalı B.. E..'in ikinci veznedar İzzet Kandemir adına vezne icmaline ödenmiş gibi kayıt düşerek muhasebeleştirdiğini, 61.268,04 TL asıl alacak, 73.641,28 TL işlemiş faiz toplamı 134.909,32 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek, anılan miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. F.. vekili, müvekkilinin 10.05.2007 tarihinde fabrikada çalışmaya başladığını, nitelikli elemanların batı illerine tayininin çıktığını, yetersiz elemanlar ile çalışıldığını, kasa açığını davalının ortaya çıkardığını, davalı vezne şefi B.. E..'in zimmet suçunu işlediğini, fabrikanın işlerinin yürümesi için makbuzla ödeme yapıldığını, faturalar geldiğinde bunların kapatıldığını savunarak, davannı reddini istemiştir.
[…]. Ö.. vekili, davaya konu zararın davalı vezne şefi B.. E..'in 2006-2011 arası zimmetine para geçirmesi nedeniyle doğduğunu, bu süre zarfında fabrikada üç defa teftiş yapıldığı halde kasa açığının tespit edilmediğini, müvekkilinin 29.06.2009 tarihinde görevine atandığını, 15.01.2010 tarihinde yapılan kasa sayımında 26.056,70 TL açık belirlendiğini, durumun muhasebe müdürü S.. F..'e iletildiğini, kasa açığnıın en kısa sürede kapatılması için davalı B.. E..'in sözlü olarak uyarıldığını, davalı B.. E..'in belgeler üzerinde açığı kapatmış gibi gösterdiğini, davalının atandığı tarih itibariyle kasa açığının 200.000 TL olduğunu, kasa açığının Nisan 2006 tarihinden beri süregeldiğini, müvekkilinin görev tarihinden önceki olaylardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. E.. vekili, müvekkilinin davacı fabrikada 24 yıldır görev yaptığını, davalı S.. F..'in muhasebe müdür yardımcılığı görevini yaparken üzerlerine baskı kurarak uygunsuz işler yaptırdığını, sürekli tediye makbuzları düzenleyerek kasadan ödeme yapılmasını istediğini, teftiş sırasında bu tediye makbuzlarını sunduklarını, tediye makbuzları ile yapılan ödemelerin bir kısmının geri gelmediğini, zimmetlerine para geçirmediklerini, soruşturma sırasında kasa açığını yatırmalarının istendiğini, müvekkilinin kişiliğinin zarar görmemesi için 157.000 TL'yi Temmuz ve Ağustos aylarında fabrika banka ve vezne hesabına yatırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı B.. E..'in vezne şefi, davalı S.. F..'in fabrika idari işler müdür yardımcısı, davalı C.. Ö..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL kasa açığı tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı B.. E.. vekilinin tüm, davalı S..... F......, C.. Ö.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile kasa açığının Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Somut olayda, mahkemece fabrika idari işler müdür yardımcısı S..... F..... ile muhasebe müdür yardımcısı C.. Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek kasa açığının oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş ise de, davalı S..... F..... Nisan 2007 tarihinde, davalı C.. Ö.. ise 29.06.2009 tarihinde fabrikada işe başladığını savunmuş olup, bu durumda davalıların göreve başlama tarihleri öncesinde oluşmaya başlayan kasa açığından ne şekilde sorumlu oldukları, göreve başladıkları tarih itibariyle kasa açığı bulunduğu halde bu durumu amirlerine bildirmede kusurları olup olmadığı, davacı şirketin görev ve yetki talimatı çerçevesinde davalıların denetim görevinin kapsamı değerlendirilip, tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı, davalı B.. E.. vekilinin tüm, davalı S.... F...., C.. Ö.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S..... F....., C.. Ö.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı B.. E..'e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılardan S.. F.. ve C.. Ö..'e iadesine, aşağıda yazılı bakiye 6.728,67 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı B.. E..'den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 31,82 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217815100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz