Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3789 E. 2024/1450 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ihtarı↗ kasa açığı↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ nispi vekalet ücreti↗ ispat külfeti↗ haksız eylem↗ mükerrerlik↗ maktu vekalet ücreti↗ şirket zararı↗ tmsf↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ haksız fiil↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ asıl alacak↗ harç↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14348 E. 2015/1175 K.
Ortak:kasa açığı · nispi vekalet ücreti · haksız eylem · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · ihtar · ıslah · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL «kasa açığının» bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçinin sorumlu bulunduğu, diğer davalıların şirketteki «görevleri» dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce «temerrütün» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, «ıslah» miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişilerin «kasa açığına» ilişkin olarak tutanak tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptığı, davalıların davadan önce «temerrüte» düşürülmediği, bu nedenle «ıslah» dilekçesiyle talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle «asıl alacak» miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Faizin «haksız eylem» tarihi olan «kasa açığının» tespit edildiği 13.02.2004 tarihinden itibaren başlatılması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5839 E. 2011/17169 K.
Ortak:kasa açığı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan «yemin» metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en «son» tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yemin · kötü niyet tazminatı · mahsup · kötü niyet · kötüniyet
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmetmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan «yemin» metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en «son» tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11490 E. 2016/5269 K.
Ortak:kasa açığı
Benzer bu karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, fabrika müdür yardımcısı ve muhasebe müdür yardımcısının kasa açığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, teftiş kurulu ve bilirkişi raporu ile «kasa açığının» Nisan 2006-Temmuz 2011 arasında oluştuğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · yetki
Benzer bu karardaÖ..'in muhasebe müdür yardımcısı olduğu, davacı fabrikanın 2011 yılında yapılan incelemesinde 157.848,73 TL «kasa açığı» tespit edildiği, 102.000 TL kısmının teftiş sırasında davalı Burhan Erdem tarafından ödendiği, vezne şefinin olayda birinci derece sorumlu olduğu, diğer davalıların da denetim görevini kasıtlı olarak yerine getirmediği, belirlenen tutardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 131.336,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ö..'in denetim görevlerini yerine getermeyerek ve fabrika müdürüne bilgi vermeyerek «kasa açığının» oluşmasına neden oldukları gerekçesiyle, 2006-2011 arası gerçekleşen kasa açığının tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarına» karar verilmiş ise de, davalı S.....
… olup, bu durumda davalıların göreve başlama tarihleri öncesinde oluşmaya başlayan kasa açığından ne şekilde sorumlu oldukları, göreve başladıkları tarih itibariyle «kasa açığı» bulunduğu halde bu durumu amirlerine bildirmede kusurları olup olmadığı, davacı şirketin görev ve «yetki» talimatı çerçevesinde davalıların denetim görevinin kapsamı değerlendirilip, tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde h …
1 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.
Ortak:kasa açığı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · usuli kazanılmış hak · illiyet bağı · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3789 E. , 2024/1450 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/649 Esas, 2017/1571 Karar
DAVALILAR 1-... vekili Avukat ...
2-...
3-...
4-...
5-...
6-...
7-...
8-...
9-...
10-... ...
11-...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
13. 02.2004 tarihinde şirkete TMSF tarafından el konulduğunu, o tarihte kasada hesaben bulunması gereken tutarın fiilen mevcut olmadığını, oluşan zarardan davalı yönetim kurulu üyeleri, denetçi, finans koordinatörü, finansman müdürü, muhasebe direktörü, muhasebe müdürü ve muhasebe müdür yardımcısının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 13.011,31 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya dayanak teşkil eden iç teftiş raporunun bağlayıcılığı olmadığı gibi tarafsız da olmadığını, zararın şüpheli olduğunu, hiçbir eylem veya işlemi nedeni ile zarara neden olmadığını, kaldı ki zararın da kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kasa açığının resmi bir tutanakla tespit edilemediğini, açık varsa hangi tarihte ve ne miktarda olduğunun belirlenemediğini, iç denetim raporunun bağlayıcılığının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... ... olduğu cevap dilekçesinde; Star TV'de vezne sorumlusu olarak görev yaptığını, günlük ve fiili işlemler dışında işlem yapmadığını, çalıştığı dönemde kasa ile ilgili bir açık ya da zararın söz konusu olmadığını, iddia edilen kasa açığını da bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... cevap dilekçesinde; muhasebe kayıtlarını işlemekte görevli olduğunu, kasa açığından bilgi sahibi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
5.Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; Rumeli Holding bünyesinde güvenlik ve ev koruması hizmetlerinde çalıştığını, hissedar olduğundan ve kasa açığından haberdar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 02.06.2010 tarih, 2006/79 E. ve 2010/272 K. sayılı kararı ile; şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL kasa açığının bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalıların şirketteki görevleri dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce temerrütün söz konusu olmadığı gerekçesi ile; davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, ıslah miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava ...
olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2015 tarihli, 2014/14348 E. ve 2015/1175 K. sayılı kararıyla; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ...'ün tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmek sureti ile; davacının alacak talebinin temelinin davalıların haksız eylemleri olduğundan, davalıların temerrütü için ihtar gerekmeyeceği, dolayısıyla faizin haksız eylem tarihi olan kasa açığının tespit edildiği 13.02.2004 tarihinden itibaren başlatılmasının gerektiği, bu itibarla, mahkemece davacının kasa açığının tespit edildiği günden itibaren faiz talep edeceği kabul edilerek, ıslah dilekçesi de bu kapsamda değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası gereğince, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece hakkında ret kararı verilen bir kısım davalılar yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.12.2017 tarih, 2015/649 E. ve 2017/1571 K. sayılı kararı ile; davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 13.011,31 TL asıl alacak, 10.300,24 TL haksız fiil tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.311,55 TL'nin asıl alacak olan 13.011,31 TL'sine dava tarihi olan 13.02.2006'dan itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsilde mükerrer olmayacak şartı ile müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müdürlerin de yönetim kurulu üyeleri gibi sorumluluklarının bulunduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispat edemediklerini, 5411 sayılı Kanun'un geçici 11 nci maddesi gereğince ispat külfetinin davalıların üzerinde olduğunu, esas mahkemenin verdiği kararın sadece temyiz edilen kısımlar yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020217600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz