İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8870 E. 2016/1727 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil sorumluluk↗ zamanaşımı def'i↗ rücu↗ tbk 99↗ def'i↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı hazineye yaptığı ödeme tarihinden bu yana 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kendi paylarından fazlasını ödeyen müteselsil sorumluların diğer müteselsil sorumluya karşı başlattıkları takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık rücua ilişkin işbu davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başlayacağı mahkemenin de kabulünde olup, rücua dayanak yapılan o davaya ilişkin olarak davacı tarafın zarar görene 17.12.2013 tarihinde ödeme yapması, işbu davaya dayanak icra takibinin 26.12.2013 tarihinde başlatılması, davanın da 03.03.2014 tarihinde açılması karşısında 6098 sayılı TBK'nın 73'ncü maddesi uyarınca takibin süresi içerisinde başlatıldığı ve davanın dahi zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının zamanaşımı def’inin reddi ile işin esasına girilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3035 E. 2015/1200 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı hazineye yaptığı ödeme tarihinden bu yana 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, kendi paylarından fazlasını ödeyen «müteselsil sorumluların» diğer müteselsil sorumluya karşı başlattıkları takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «rücua» ilişkin işbu davada «zamanaşımı» süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın «zamanaşımına» uğradığı sonucuna varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Davacı taraf, davalının «keşidecisi» olduğu «bono» hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, «zamanaşımı» süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin «zamanaşımı» süresini kestiği, «bonoya» dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2. maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşideci · bono · vade · menfi tespit · kesin hüküm
Benzer bu kararda1- Davacı taraf, davalının «keşidecisi» olduğu «bono» hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, «zamanaşımı» süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… dığı, İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının onana ilamının 14.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 21.11.2011 tarihinde açıldığı, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasındaki ret kararının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 80.000 TL'nin «vade» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin «zamanaşımı» süresini kestiği, «bonoya» dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2. maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8870 E. , 2016/1727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/1379-2014/659 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/02/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ...r dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı...İşletmeciliği ve ... A.Ş'nin ... Siciline kayıtlı "..." isimli tankerin donatanı, diğer davacının ise söz konusu tankerin ... kulübü olduğunu, bu tankerin 1997 yılında çamur temizleme çalışmaları yapılmak üzere davalı şirket tersanesine alındığını, çalışmalar sırasında 13/02/1997 tarihinde bir dizi patlama meydana geldiğini ve yangın çıktığını, bu nedenle zarara uğradıklarını, o davada yapılan yargılama sonucu müvekkili şirket ile davalının da müteselsilen tazminat ödemeye mahkum edildiğini, icra takibi sonucu müvekkillerince 17.12.2013 tarihinde icra dosyalarına tazminatı ödediklerini, davacıların payından fazlasını ödediklerini ve davalının o davada müteselsil sorumlulardan birisi olduğunu, tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı hazineye yaptığı ödeme tarihinden bu yana 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kendi paylarından fazlasını ödeyen müteselsil sorumluların diğer müteselsil sorumluya karşı başlattıkları takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık rücua ilişkin işbu davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başlayacağı mahkemenin de kabulünde olup, rücua dayanak yapılan o davaya ilişkin olarak davacı tarafın zarar görene 17.12.2013 tarihinde ödeme yapması, işbu davaya dayanak icra takibinin 26.12.2013 tarihinde başlatılması, davanın da 03.03.2014 tarihinde açılması karşısında 6098 sayılı TBK'nın 73'ncü maddesi uyarınca takibin süresi içerisinde başlatıldığı ve davanın dahi zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının zamanaşımı def’inin reddi ile işin esasına girilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216864000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz