Hayat sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14364 E. 2016/375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası↗ usulüne uygun tebliğ↗ şirket merkezi mahkemesi↗ sigorta ettiren↗ ek prim↗ ihtar↗ tebligat↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.02.2003 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurarak 20.02.2003 tarihinde .... ve ... nolu hayat sigorta poliçeleriyle sigortalandığı, 2004 yılı Ağustos ayında davalı şirkete başvurarak 6 ay prim durdurma talebinde bulunduğu, bu talebin şirketçe kabûl edildiği, süre bitiminde davacının borçlandığı aylara ait 847 TL'yi davalı şirketin belirttiği hesaba yatırdığı, ancak banka masrafının kesilmesi nedeniyle bu miktarın davalı şirket kayıtlarına 831,21 TL olarak geçtiği, poliçelerin iptal edileceği ihtarını içeren mektupların davacıya 26.06.2004 tarihinde gönderildiği, davacının TTK'nın 1325/2 maddesi uyarınca ödediği primleri talep edemeyeceği, talep edeceği miktarın banka masrafının kesilmesinden sonra davalının hesabına aktarılıp kayıtlarına geçen 831,25 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 831,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ve davacının sigortalılığın devamına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde öncelikle hukuka aykırı olarak iptal edilen sigortalılığın devamını aksi halde ödenen primin iadesini talep etmiştir.
Mahkemece, poliçelerin iptal edileceği ihtarına ilişkin mektupların taahhütlü olarak davacıya gönderildiği gerekçesiyle sigortalılığın devamına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1297/1. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.1/5. maddesi hükmüne göre, sigorta priminin vadelere bölünerek taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, vadesinde prim taksidinin ödenmemesi halinde sigortacının keyfiyeti sigorta ettirene resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektupla ihtar etmesi ve bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde taksidin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.10 maddesinde de sigortalı ve sigorta ettirenin bildirimlerinin, sigorta şirketinin merkezine noter eliyle veya taahhütlü mektupla, sigortacının bildirimlerinin de sigorta ettirenin ve sigortalının poliçede gösterilen adresine aynı surette yapılacağı, bu adreslerin değişmiş olması halinde ise, sigorta ettirenin bunu sigorta şirketine bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde sigortacı tarafından yapılacak tebligatın sigorta ettirene ulaştırılmamış olmasından doğacak kanuni sonuçların doğrudan doğruya sigorta ettirene ait olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı, 20.06.2004 vadeli primlerin ödenmemesi nedeniyle 1 ay içinde prim çekiminin gerçekleşmemesi halinde poliçenin iptal edileceği ihtarını içerir mektupların taahhütlü olarak .... PTT şubesine verildiğine dair ihtar mektubu gönderim listelerini ibraz etmişse de, davacı bu ihtarların kendisine ulaşmadığını iddia etmiş, müvekkilinin adresinin ... olduğu halde mektupların Mersin'e gönderildiğini ileri sürmüştür. Davalı da, ihtarların gönderim tarihlerinde davacının sistemdeki adresine bağlı olarak İçel-Mersin adresine gönderildiğini belirtmiş, gönderim listesinde de sigortalı adresi olarak Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü/Mersin adresi gösterilmiştir. Ancak anılan ihtar mektuplarının başlığında muhatap davacının adresinin .... olarak belirtilmesi karşısında davacı tarafından adres değişikliği bildiriminin yapıldığı ve bu bildirimin davalının kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır. Uzun süreli hayat sigortalarında, ihtara rağmen primin ödenmediği iddiasının sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Bu durumda sigorta ettiren davacıya ihtarın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kanıtlanamamıştır. O halde sigorta poliçesinin feshinin geçersiz olduğunun ve poliçenin ayakta bulunduğunun kabulünün gerekeceği ve buna bağlı olarak Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.4 maddesinde gösterilen prosedürün de davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14900 E. 2012/21500 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · ihtar · taahhütname · ihtarname · sigorta poliçesi · ibraz
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1297/1. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.1/5. maddesi hükmüne göre, sigorta «priminin» vadelere bölünerek taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, vadesinde prim taksidinin ödenmemesi halinde sigortacının keyfiyeti «sigorta ettirene» resmi bir «ihtarname» veya «taahhütlü» mektupla «ihtar» etmesi ve bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde taksidin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
… zma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.02.2003 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurarak 20.02.2003 tarihinde .... ve ... nolu «hayat sigorta poliçeleriyle» sigortalandığı, 2004 yılı Ağustos ayında davalı şirkete başvurarak 6 ay «prim» durdurma talebinde bulunduğu, bu talebin şirketçe kabûl edildiği, süre bitiminde davacının borçlandığı aylara ait 847 TL'yi davalı şirketin belirttiği hesaba yatırdığı, ancak banka «masrafının» kesilmesi nedeniyle bu miktarın davalı şirket kayıtlarına 831,21 TL olarak geçtiği, poliçelerin iptal edileceği «ihtarını» içeren mektupların davacıya 26.06.2004 tarihinde gönderildiği, davacının TTK'nın 1325/2 maddesi uyarınca ödediği primleri talep edemeyeceği, talep edeceği miktarın banka masrafının kesilmesinden sonra davalının hesabına aktarılıp kayıtlarına geçen 831,25 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 831,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ve davacının sigortalılığın devamına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.10 maddesinde de sigortalı ve «sigorta ettirenin» bildirimlerinin, sigorta «şirketinin merkezine» noter eliyle veya «taahhütlü» mektupla, sigortacının bildirimlerinin de sigorta ettirenin ve «sigortalının poliçede» gösterilen adresine aynı surette yapılacağı, bu adreslerin değişmiş olması halinde ise, sigorta ettirenin bunu sigorta şirketine bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde sigortacı tarafından yapılacak «tebligatın» sigorta ettirene ulaştırılmamış olmasından doğacak kanuni sonuçların doğrudan doğruya sigorta ettirene ait olacağı düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 31.08.2005 tanzim tarihli «hayat sigortası sözleşmesi» yapıldığı, davacının 21.12.2006 tarihine kadar «primlerini» düzenli olarak ödediği ancak bu tarihten sonra ödeme yapmadığı, davalı ... şirketince hayat sigortaları genel şartlarında belirlendiği üzere, «taahhütlü» mektupla yapılan «ihtara» rağmen davacı tarafından sigorta priminin ödenmediği, bunun üzerine TTK'nun 1297. maddesi gereğince «sigorta poliçesinin» feshedildiği, taraflar arasında imzalanan hayat sigortası genel şartlarında sigortanın tekrar yürürlüğe konulması veya eski hale dönüştürülmesi şartlarının belirlendiği, buna göre davacının gerekli süreyi kaçırdığı, her ne kadar davacı tarafından feshi «öğrenme tarihinin» 03.06.2009 olarak belirlenmesi talep edilmiş ise de «fesih» ihtarının sigorta poliçesinde belirttiği adresine 02.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle 30.03.2007 tarihinde poliçenin iptal edildiği ve süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nun 1297/1. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.1/5. maddesi hükmüne göre, sigorta «priminin» vadelere bölünerek taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, vadesinde prim taksidinin ödenmemesi halinde sigortacının keyfiyeti «sigorta ettirene» resmi bir «ihtarname» veya «taahhütlü» mektupla «ihtar» etmesi ve bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde taksidin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
Uzun süreli «hayat sigortalarında», «ihtara» rağmen «primin» ödenmediği iddiasının sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · sigorta sözleşmesi · yenileme · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 31.08.2005 tanzim tarihli «hayat sigortası sözleşmesi» yapıldığı, davacının 21.12.2006 tarihine kadar «primlerini» düzenli olarak ödediği ancak bu tarihten sonra ödeme yapmadığı, davalı ... şirketince hayat sigortaları genel şartlarında belirlendiği üzere, «taahhütlü» mektupla yapılan «ihtara» rağmen davacı tarafından sigorta priminin ödenmediği, bunun üzerine TTK'nun 1297. maddesi gereğince «sigorta poliçesinin» feshedildiği, taraflar arasında imzalanan hayat sigortası genel şartlarında sigortanın tekrar yürürlüğe konulması veya eski hale dönüştürülmesi şartlarının belirlendiği, buna göre davacının gerekli süreyi kaçırdığı, her ne kadar davacı tarafından feshi «öğrenme tarihinin» 03.06.2009 olarak belirlenmesi talep edilmiş ise de «fesih» ihtarının sigorta poliçesinde belirttiği adresine 02.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle 30.03.2007 tarihinde poliçenin iptal edildiği ve süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14364 E. , 2016/375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2013 tarih ve 2011/650-2013/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 20.02.2003 tarihinde hayat sigorta poliçeleri ile müvekkilinin davalı nezdindeki sigortalılığının başladığını, müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle 2004 yılı Ağustos ayında 6 ay prim durdurma talebinin davalı yanca kabul edildiğini, süre bitiminde bu aylara ait 847 TL primin davalının bildirdiği hesaba yatırıldığını, davalının 14 TL banka masrafının yatırılmadığı gerekçesiyle 03.02.2005 tarihinde müvekkilinin sigortalılığını iptal ettiğini, sözleşmede aksayan primin 1 ay içinde ödenmesinin taahhütlü mektup ya da noter kanalıyla ihtarının gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen müvekkiline ödemelerin aksadığına dair bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek hukuka aykırı olarak iptal edilen sigortalığın devamına, aksi halde davalıya ödenen sigorta primlerinin reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 20.02.2003 başlangıç tarihli, IS190429 sayılı Sigortalı Tasarruf Planı ile .... sayılı Profesyonel Tam Koruma Planı olmak üzere iki adet Hayat Sigorta Poliçesi'nin aktedildiğini, 20.06.2004 tarihli primin ödenmesi için 28.06.2004 tarihinde taahhütlü mektubun davacıya gönderildiğini, müvekkilinin 03.11.2005 tarihinde yeniden yürürlüğe konma süresi ile ilgili bildirimi de davacıya gönderdiğini, ayrıca çeşitli telefon görüşmeleri sonucunda davacının 845 TL'yi 17.01.2005 tarihinde .... sayılı poliçenin yeniden yürürlüğe konulması için yatırdığını, 14 TL masrafın banka tarafından tahsil edilmesi üzerine bakiye 831 TL'nin davacının toplam prim borcunu karşılamadığını, 18.01.2005 tarihinde davacının aranarak 03.02.2005 tarihine kadar 14 TL'nin yatırılmasının gerektiği konusunda bilgi verildiğini, davacı tarafından eksik primin ikmal edilmediğini,.....
sayılı poliçe hususunda ise müvekkile ulaşan bir şikayet ve talebin bulunmadığını, vadesi geçmiş primin ödenmemesi üzerine poliçenin iptal edildiğini, 6 aylık yeniden işleme konulma süreleri geçtiğinden poliçelerin yeniden yürürlüğe konulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.02.2003 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurarak 20.02.2003 tarihinde .... ve ... nolu hayat sigorta poliçeleriyle sigortalandığı, 2004 yılı Ağustos ayında davalı şirkete başvurarak 6 ay prim durdurma talebinde bulunduğu, bu talebin şirketçe kabûl edildiği, süre bitiminde davacının borçlandığı aylara ait 847 TL'yi davalı şirketin belirttiği hesaba yatırdığı, ancak banka masrafının kesilmesi nedeniyle bu miktarın davalı şirket kayıtlarına 831,21 TL olarak geçtiği, poliçelerin iptal edileceği ihtarını içeren mektupların davacıya 26.06.2004 tarihinde gönderildiği, davacının TTK'nın 1325/2 maddesi uyarınca ödediği primleri talep edemeyeceği, talep edeceği miktarın banka masrafının kesilmesinden sonra davalının hesabına aktarılıp kayıtlarına geçen 831,25 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 831,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ve davacının sigortalılığın devamına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde öncelikle hukuka aykırı olarak iptal edilen sigortalılığın devamını aksi halde ödenen primin iadesini talep etmiştir.
Mahkemece, poliçelerin iptal edileceği ihtarına ilişkin mektupların taahhütlü olarak davacıya gönderildiği gerekçesiyle sigortalılığın devamına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1297/1. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.1/5. maddesi hükmüne göre, sigorta priminin vadelere bölünerek taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, vadesinde prim taksidinin ödenmemesi halinde sigortacının keyfiyeti sigorta ettirene resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektupla ihtar etmesi ve bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde taksidin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.10 maddesinde de sigortalı ve sigorta ettirenin bildirimlerinin, sigorta şirketinin merkezine noter eliyle veya taahhütlü mektupla, sigortacının bildirimlerinin de sigorta ettirenin ve sigortalının poliçede gösterilen adresine aynı surette yapılacağı, bu adreslerin değişmiş olması halinde ise, sigorta ettirenin bunu sigorta şirketine bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde sigortacı tarafından yapılacak tebligatın sigorta ettirene ulaştırılmamış olmasından doğacak kanuni sonuçların doğrudan doğruya sigorta ettirene ait olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı, 20.06.2004 vadeli primlerin ödenmemesi nedeniyle 1 ay içinde prim çekiminin gerçekleşmemesi halinde poliçenin iptal edileceği ihtarını içerir mektupların taahhütlü olarak .... PTT şubesine verildiğine dair ihtar mektubu gönderim listelerini ibraz etmişse de, davacı bu ihtarların kendisine ulaşmadığını iddia etmiş, müvekkilinin adresinin ... olduğu halde mektupların Mersin'e gönderildiğini ileri sürmüştür. Davalı da, ihtarların gönderim tarihlerinde davacının sistemdeki adresine bağlı olarak İçel-Mersin adresine gönderildiğini belirtmiş, gönderim listesinde de sigortalı adresi olarak Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü/Mersin adresi gösterilmiştir. Ancak anılan ihtar mektuplarının başlığında muhatap davacının adresinin ....
olarak belirtilmesi karşısında davacı tarafından adres değişikliği bildiriminin yapıldığı ve bu bildirimin davalının kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır. Uzun süreli hayat sigortalarında, ihtara rağmen primin ödenmediği iddiasının sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Bu durumda sigorta ettiren davacıya ihtarın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kanıtlanamamıştır. O halde sigorta poliçesinin feshinin geçersiz olduğunun ve poliçenin ayakta bulunduğunun kabulünün gerekeceği ve buna bağlı olarak Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.4 maddesinde gösterilen prosedürün de davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216301400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz