Bilgilendirme yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8151 E. 2016/2748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ bildirim yükümlülüğü↗ hayat sigortası↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ ba formu↗ ziya↗ sigorta sözleşmesi↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi hayat sigortası başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, sigorta ettirenin ihtiyaçlarından ziyade kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL'sine ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... ile sigortalanan murisin vefatı üzerine sigorta teminatının tahsili istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi sigorta poliçesinin düzenlenmesi esnasında murisin kalp rahatsızlığı olduğu halde bunu sakladığı, bu şekilde beyan yükümüne aykırı davrandığını, buna bağlı olarak tazminatın ödenemeyeceğini savunmuş, davacılar ise murisin diyabet hastalığına bağlı olarak tedavi görmekteyse de kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp yetmezliği tanısının sehven yazıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, murisin tedavi ve hastane geçmişine ilişkin dosyalar celbedilmişse de sadece avukat bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1435'inci maddesi uyarınca sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Benzer hüküm... Genel Şartları'nın C-2.2. maddesinde de düzenlenmiştir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu itibarla, beyan yükümüne aykırı davranılıp davranılmadığının murisin hastalığı da göz önüne alınarak uzmanlığı belirlenecek bir doktor ile sigortacı bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca davacılar, dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davranmasına dayalı olarak tazminat talep etmedikleri, davalarını murisin beyan yükümüne aykırı bir davranışının bulunmamasına rağmen tazminatın ödenmemesinin haksız olmasına dayandırdıkları halde mahkemece, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davrandığı gerekçesiyle de yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, davalı tarafından tanzim edilen .... Poliçesinde ilk yıl için vefat teminatı 15.000 TL olduğu halde teminat tutarının aşılarak 17.605,98 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7951 E. 2018/1416 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · hayat sigortası · sigorta teminatı · sigorta ettiren · ba formu · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi «hayat sigortası» başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, «sigorta ettirenin» ihtiyaçlarından «ziyade» kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir «form» doldurulmadan) «sigortalı, sözleşmenin» yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya «bildirmekle yükümlüdür».
1- Dava, ... ile sigortalanan murisin vefatı üzerine «sigorta teminatının» tahsili istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi «sigorta poliçesinin» düzenlenmesi esnasında murisin kalp rahatsızlığı olduğu halde bunu sakladığı, bu şekilde beyan yükümüne aykırı davrandığını, buna bağlı olarak tazminatın ödenemeye …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacıların murisine kullandırdığı kredi için «hayat sigorta poliçesi» yapılmasını zorunlu kıldığı, «acentesi» sıfatıyla hayat sigorta poliçesi tanzim ederken sigortalıyı «bilgilendirme yükümlülüğünü» ihlal ettiği, davalı bankanın bilgilendirme yükümlülüğünün mevzuata uygun şekilde yerine getirildiğini ispatlayamadığı, davalı bankanın kendi «kusuru» nedeni ile muris Şükriye Malıçok'un kredi borcunu -/- sigorta şirketinden alamadığı, davalı sigorta şirketinin de acentesinin kusuru nedeniyle sigorta bedelini ödemekten kaçınamayacağı, davacıların kredi borcu nedeniyle icra takibinden sonra bankaya 13.243,31 TL ödedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.243,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin veya «acentesinin» sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir «form» doldurulmadan veya soru formu sigortalı tarafından imzalanmadan) «sigortalı, sözleşmenin» yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya «bildirmekle yükümlüdür».
Bu durumda, mahkemece, her ne kadar soru «formları» imzalı olmasa da, «hayat sigortası» bilgilendirme «formlarının» davacı ... tarafından imzalandığı, «acente» sıfatıyla poliçe düzenleyen davalı bankanın sigortalıyı «bilgilendirme yükümlüğüne» aykırı davrandığının ispatlanamadığı, ayrıca poliçelerin düzenlediği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'da «genel işlem şartlarının» düzenlemediği gözetilerek davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın bilgilendirme yükümüne aykırı davrandığı gerekçesiyle y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ba/bs formları · acente · sözleşmeden doğan dava · acentelik · zamanaşımı def'i · def'i · kusur
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, her ne kadar soru «formları» imzalı olmasa da, «hayat sigortası» bilgilendirme «formlarının» davacı ... tarafından imzalandığı, «acente» sıfatıyla poliçe düzenleyen davalı bankanın sigortalıyı «bilgilendirme yükümlüğüne» aykırı davrandığının ispatlanamadığı, ayrıca poliçelerin düzenlediği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'da «genel işlem şartlarının» düzenlemediği gözetilerek davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın bilgilendirme yükümüne aykırı davrandığı gerekçesiyle y …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacıların murisine kullandırdığı kredi için «hayat sigorta poliçesi» yapılmasını zorunlu kıldığı, «acentesi» sıfatıyla hayat sigorta poliçesi tanzim ederken sigortalıyı «bilgilendirme yükümlülüğünü» ihlal ettiği, davalı bankanın bilgilendirme yükümlülüğünün mevzuata uygun şekilde yerine getirildiğini ispatlayamadığı, davalı bankanın kendi «kusuru» nedeni ile muris Şükriye Malıçok'un kredi borcunu -/- sigorta şirketinden alamadığı, davalı sigorta şirketinin de acentesinin kusuru nedeniyle sigorta bedelini ödemekten kaçınamayacağı, davacıların kredi borcu nedeniyle icra takibinden sonra bankaya 13.243,31 TL ödedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.243,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Ayrıca, davalı sigorta şirketi tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak «zamanaşımı def»'inde bulunulmuş, mahkemece, öninceleme duruşmasında gerekçesiz olarak zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yazılı şekilde davanın esasına girilip davalı sigorta şirketi yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, dava tarihi olan 23.09.2014 tarihi itibariyle alacağın «zamanaşımına» uğradığı gözetilip, davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı def»'inin kabulüne karar verilerek davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ....yararına bozulması gerekmiştir. -/- 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/681 E. 2013/1417 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi «hayat sigortası» başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, «sigorta ettirenin» ihtiyaçlarından «ziyade» kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçe tanziminden önceki tarihlerde takip ve tedavi edilen davacının murisinin rahatsızlığının kendisi tarafından bilinmesinin bekleneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · uyuşmazlık konusu · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacının murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davrandığı savunulduğuna göre, ölüm «sebebi» ile poliçe tanziminden önce mevcut rahatsızlıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesinden önce sigortalıda mevcut olduğu tespit olunan hastalıkların kalp yetmezliğine yol açıp açmadığı, poliçenin düzenlemesinden önce muriste kalp yetmezliği mevcut olup olmadığı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Oysa, davacının murisinin ölüm «sebebinin» kalp yetmezliği olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8061 E. 2018/1415 K.
Ortak:bildirim yükümlülüğü · sigorta ettiren
İncelediğiniz karardaPoliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1435'inci maddesi uyarınca «sigorta ettiren» sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya «bildirmekle yükümlüdür».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi «hayat sigortası» başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, «sigorta ettirenin» ihtiyaçlarından «ziyade» kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir «form» doldurulmadan) «sigortalı, sözleşmenin» yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya «bildirmekle yükümlüdür».
Benzer bu karardaAnjioplasti (....) yapıldığı, bu durumun sigortacının «rizikoya» etki edecek gerçek durumu bilmesi halinde sözleşmeyi hiç yapmamasını veya sözleşmeyi daha ağır koşullarla yapmasını gerektirecek ölçüde rizikonun takdiri bakımından önemli olduğu, bu nedenle «sigorta ettirenin» «ihbar» («bildirim) yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve davalı şirketin «cayma hakkını» haklı olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının 2005 yılında yurtdışında kalp rahatsızlığından dolayı gerçekleştirilen .... işlemini davalı ... şirketine bildirmediği ve bu nedenle «sigorta ettirenin» «bildirim yükümlülüğünü» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · iyiniyet kuralı · iyiniyet · riziko · yenileme · ihbar · hasar
Benzer bu karardaAnjioplasti (....) yapıldığı, bu durumun sigortacının «rizikoya» etki edecek gerçek durumu bilmesi halinde sözleşmeyi hiç yapmamasını veya sözleşmeyi daha ağır koşullarla yapmasını gerektirecek ölçüde rizikonun takdiri bakımından önemli olduğu, bu nedenle «sigorta ettirenin» «ihbar» («bildirim) yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve davalı şirketin «cayma hakkını» haklı olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, sigorta şirketinin davacının kalp rahatsızlığından haberdar olduğu ve ödeme yaptığı kanaatine varılır ise bu durumun dürüstlük ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususları tartışılıp, ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 1438. maddesi de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanıl …
Oysa, dosya kapsamından, taraflar arasında ilk olarak 15.12.2004 tarihinde ".....i" düzenlendiği ve 15.12.2006 tarihli «yenilemeden» itibaren davacıya ömür boyu yenileme hakkı tanındığı, poliçenin iptal edildiği 14.04.2014 tarihine kadar da her yıl yenilendiği, davacıya poliçenin düzenlenmesinde …
Ayrıca, davalı şirket tarafından sunulan belgelerden, davacının 2006 tarihinden itibaren her yıl diğer rahatsızlıklarının yanında kalp rahatsızlığından da tedavi olduğu ve bu durumun poliçe «hasar» durumu kısmında yer aldığı, bu nedenle davalı ... şirketinin davacının kalp rahatsızlığından haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8151 E. , 2016/2748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/427-2015/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 13.12.2013 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisinin davalı tarafından... ile sigortalandığını, poliçe kapsamında tazminat taleplerinin "murisin 03.03.2009 tarihinde kalp hastalığı tanısı almış olması" sebebiyle reddedildiğini, ancak sigortalının şeker hastalığı varsa da kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp rahatsızlığı tanısının doktor tarafından sehven konulduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 07.01.2015 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 17.605,98 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili,....Sigortası Genel Şartlarının C.2.2. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin yapılması esnasında bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek hallerin bildirilmesi gerektiğini, sigortalının bu yüküme riayet etmeyerek 03.03.2009 tarihinde kalp yetmezliği tanısı aldığı halde sağlık problemi yaşamadığını ifade ettiğini, ancak ölüm sebebinin kalp yetmezliği- iskemik kalp rahatsızlığı olduğunun belirtildiğini, rahatsızlığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunduğunu, zaten diyabetin kalp rahatsızlığına neden olduğunun da bilindiğini, bu sebeple müvekilince sözleşmeden cayıldığını, cayma beyanı olmasa dahi kast derecesindeki ihlal sebebiyle TTK'nın 1439/2 maddesi uyarınca tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, ihmal kanısına varılırsa da tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi hayat sigortası başvuru formunun matbu olarak düzenlendiği, sigorta ettirenin ihtiyaçlarından ziyade kredi veren kurum olan bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşmenin söz konusu olduğu, irade özgürlüğünün bulunmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine tam olarak bildirilmediği, bu hususun bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.605,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 16.605,98 TL'sine ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... ile sigortalanan murisin vefatı üzerine sigorta teminatının tahsili istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi sigorta poliçesinin düzenlenmesi esnasında murisin kalp rahatsızlığı olduğu halde bunu sakladığı, bu şekilde beyan yükümüne aykırı davrandığını, buna bağlı olarak tazminatın ödenemeyeceğini savunmuş, davacılar ise murisin diyabet hastalığına bağlı olarak tedavi görmekteyse de kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp yetmezliği tanısının sehven yazıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, murisin tedavi ve hastane geçmişine ilişkin dosyalar celbedilmişse de sadece avukat bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1435'inci maddesi uyarınca sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Benzer hüküm... Genel Şartları'nın C-2.2. maddesinde de düzenlenmiştir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca da sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Bu itibarla, beyan yükümüne aykırı davranılıp davranılmadığının murisin hastalığı da göz önüne alınarak uzmanlığı belirlenecek bir doktor ile sigortacı bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca davacılar, dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davranmasına dayalı olarak tazminat talep etmedikleri, davalarını murisin beyan yükümüne aykırı bir davranışının bulunmamasına rağmen tazminatın ödenmemesinin haksız olmasına dayandırdıkları halde mahkemece, davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümüne aykırı davrandığı gerekçesiyle de yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, davalı tarafından tanzim edilen .... Poliçesinde ilk yıl için vefat teminatı 15.000 TL olduğu halde teminat tutarının aşılarak 17.605,98 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216244700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz