Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7205 E. 2016/1263 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ ticari faiz↗ muvafakat↗ alacak davası↗ uyuşmazlık konusu↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... tarafından farklı tarihlerde toplam 8.430,00 TL çekildiği, davacının fiili muvafakat verdiği ve küçük meblağlı çekimlerle tek yetkilinin imzasının yeterli olduğu yönünde taraflar arasında uygulama geliştiği, bankanın hukuki sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle banka yönünden davanın reddine; bankadan çekilen tutarların şirket kasa hesabında kayıtlı olmadığı,
şirket ortağı olması sebebiyle alacaklı olduğuna dair iddiasının ayrı bir dava konusu olduğu, hesap sahibi şirketin uğradığı zarar nedeni ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 825,00 TL için 07/03/2012 tarihinden, 5.980,00 TL için 23/05/2012 tarihinden, 1.625,00 TL için 18/07/2012 tarihinden itibaren (toplam 8.430,00 TL) işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, mevduat hesabında bulunan davacı Şirket'e ait paranın, davalı Banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket temcilcisine ödenmesi nedeniyle açılan alacak davası olup, mahkemece davalı Banka ile davacı Şirket arasında gelişen uygulamaya göre yetkili temsilcinin tek imza ile de para çekebildiği, geçmişte de aynı şekilde para çekildiği gerekçesiyle davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak taraflar arasında mevduat hesabı açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi temsile yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte olup 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların ise sadece davalı ... imzasıyla çekilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı Banka müşterilerinden aldığı mevduatı özenle saklamak zorunda olduğundan, usulsüz şekilde yetkisiz kişiye yaptığı ödemeler nedeniyle mevduat sahibine karşı kural olarak sorumludur. Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca davalı Banka kendisine teslim edilen mevduatı geri ödemekten hiçbir şekilde kaçınamaz. Davalı Banka'nın sunduğu dekonta göre 29.06.2011 tarihinde o dönemdeki yetkili müdürlerden birinin imzasıyla da para çekilmiş olması, bu duruma davacı şirketin zımnen muvafakat verdiği şeklinde yorumlanamaz. Ayrıca geçmişte yapılan tek bir ödeme nedeniyle taraflar arasındaki çift imzayla ödeme yapılabileceği yönündeki anlaşmanın değiştirildiği ve böyle bir uygulamaya geçildiği sonucuna varılamaz. Bu durumda, davalı Banka'nın kusurlu olduğu ve hukuki sorumluluğunun doğduğu kabul edilerek davalı Banka yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2081 E. 2018/7587 K.
Ortak:ticari faiz · temsil · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... tarafından farklı tarihlerde toplam 8.430,00 TL çekildiği, davacının fiili «muvafakat» verdiği ve küçük meblağlı çekimlerle tek yetkilinin imzasının yeterli olduğu yönünde taraflar arasında uygulama geliştiği, bankanın hukuki sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle banka yönünden davanın reddine; bankadan çekilen tutarların şirket kasa hesabında kayıtlı olmadığı, şirket ortağı olması sebebiyle alacaklı olduğuna dair iddiasının ayrı bir dava konusu olduğu, hesap sahibi şirketin uğradığı zarar nedeni ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 825,00 TL için 07/03/2012 tarihinden, 5.980,00 TL için 23/05/2012 tarihinden, 1.625,00 TL için 18/07/2012 tarihinden itibaren (toplam 8.430,00 TL) işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… sabında bulunan davacı Şirket'e ait paranın, davalı Banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket temcilcisine ödenmesi nedeniyle açılan «alacak davası» olup, mahkemece davalı Banka ile davacı Şirket arasında gelişen uygulamaya göre yetkili «temsilcinin» tek imza ile de para çekebildiği, geçmişte de aynı şekilde para çekildiği gerekçesiyle davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasında «mevduat hesabı» açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi «temsile» yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte olup 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların ise sadece davalı ... imzasıyla çekilmiş olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, 8.430,00 TL’nin 825,00 TL'lik kısmının 07.03.2012, 5.980,00 TL'lik kısmının 23.05.2012 ve 1.625,00 TL’lik kısmının ise 18.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan «ticari faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, mevduat hesabında bulunan davacı şirkete ait paranın, davalı banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket «temsilcisine» ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · tebligat · iflas
Benzer bu karardaBu itibarla, davalı banka hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, re'sen bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararı ile davalı bankanın «iflasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5285 E. 2020/3223 K.
Ortak:mevduat hesabı · yetkisizlik kararı · temsil · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak taraflar arasında «mevduat hesabı» açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi «temsile» yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte olup 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların ise sadece davalı ... imzasıyla çekilmiş olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
… sabında bulunan davacı Şirket'e ait paranın, davalı Banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket temcilcisine ödenmesi nedeniyle açılan «alacak davası» olup, mahkemece davalı Banka ile davacı Şirket arasında gelişen uygulamaya göre yetkili «temsilcinin» tek imza ile de para çekebildiği, geçmişte de aynı şekilde para çekildiği gerekçesiyle davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı Banka müşterilerinden aldığı mevduatı özenle saklamak zorunda olduğundan, usulsüz şekilde «yetkisiz» kişiye yaptığı ödemeler nedeniyle mevduat sahibine karşı kural olarak sorumludur.
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre; davalı ... yönünden mahkemece bozmadan önce davanın kabulüne karar verilp bu hüküm anılan davalı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka yönünden ise; taraflar arasında «mevduat hesabı» açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi «temsile» yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte iken 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların sadece davalı ... imzasıyla çekilmiş olduğu, davalı bankanın müşterilerinden aldığı mevduatı özenle saklamak zorunda olduğu, usulsüz şekilde «yetkisiz» kişiye yaptığı ödeme nedeniyle mevduat sahibine karşı sorumlu olduğu, Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca davalı bankanın kendisine «teslim» edilen mevduatı geri ödemekten hiçbir şekilde kaçınamayacağı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, mevduat hesabında bulunan davacı şirkete ait paranın, davalı banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket «temsilcisine» ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · tebligat · iflas · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu itibarla, davalı Banka hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, re'sen bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
… ya kapsamına göre; davalı ... yönünden mahkemece bozmadan önce davanın kabulüne karar verilp bu hüküm anılan davalı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka yönünden ise; taraflar arasında «mevduat hesabı» açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi «temsile» yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte iken 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların sadece davalı ... imzasıyla çekilmiş olduğu, davalı bankanın müşterilerinden aldığı mevduatı özenle saklamak zorunda olduğu, usulsüz şekilde «yetkisiz» kişiye yaptığı ödeme nedeniyle mevduat sahibine karşı sorumlu olduğu, Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca davalı bankanın kendisine «teslim» edilen mevduatı geri ödemekten hiçbir şekilde kaçınamayacağı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararı ile davalı bankanın «iflasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğince davanın «kayıt kabul davası» olarak sürdürülmediği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10389 E. 2014/15691 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.430 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans («temerrüt) faizi» ile davalı ...
Bank A.Ş'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair verilen kararın davalı vekili ile «feri müdahil» vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7205 E. , 2016/1263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 tarih ve 2013/195-2015/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan ...'in müvekkili şirketin ortağı ve şirket müdürü olduğunu, diğer davalının ise, müvekkili şirketin hesabının bulunduğu banka olduğunu, şirketin hesabında iki müdür tarafından müşterek imza ile işlem yapılabildiğini, ancak banka hesap hareketleri ile şirket kayıtları karşılaştırıldığında farklılık olduğunun görüldüğünü ve bankadan çekilen paraların nasıl çekildiğinin tespit edildiğini, buna göre 07/03/2012 tarihinde 825,00 TL, 23/05/2012 tarihinde 5.980,00 TL ve 07/03/2012 tarihinde 1.625,00 TL olmak üzere toplam 8.430,00 TL'nin tek imza ile hesaptan... ... tarafından çekildiğinin ve bu paraların şirket kayıtlarına girmediğinin tespit edildiğini, banka kayıtlarında hesabın müşterek olduğunun açık olduğunu, bu paraların çekilmesi ile davalı...'in sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek toplam 8.430,00 TL'nin çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili; açılan davanın banka yönünden haksız olduğunu, yetkisiz temsille ödendiği iddia edilen paraların şirket adına ödendiğini, ödeme işlemi esnasında diğer yetkili kişinin davalı banka tarafından sehven dekontta imzasının alınmamasının bu sonucu değiştirmediğini, banka personeli ile kurulmuş güvene dayalı ilişki nedeniyle daha önceki müdürün de tek başına para çektiğini, bunun taraflar arasında uygulama haline geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacı şirketinin % 50 oranında hissedarı iken ortaklıktan ayrıldığını, ortak oldukları süre içerisinde davacı ile aralarında hesap görme işini halledemediklerini, şirketten dolayı kendisinin yaptığı bazı masrafları davacının ödemek istemediğini, aralarında bu konuları konuştuklarında kendisine ortak hesaplarından para çekebileceğini söylediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... tarafından farklı tarihlerde toplam 8.430,00 TL çekildiği, davacının fiili muvafakat verdiği ve küçük meblağlı çekimlerle tek yetkilinin imzasının yeterli olduğu yönünde taraflar arasında uygulama geliştiği, bankanın hukuki sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle banka yönünden davanın reddine; bankadan çekilen tutarların şirket kasa hesabında kayıtlı olmadığı,
şirket ortağı olması sebebiyle alacaklı olduğuna dair iddiasının ayrı bir dava konusu olduğu, hesap sahibi şirketin uğradığı zarar nedeni ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 825,00 TL için 07/03/2012 tarihinden, 5.980,00 TL için 23/05/2012 tarihinden, 1.625,00 TL için 18/07/2012 tarihinden itibaren (toplam 8.430,00 TL) işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, mevduat hesabında bulunan davacı Şirket'e ait paranın, davalı Banka tarafından tek başına para çekmeye yetkisi bulunmayan davacı şirket temcilcisine ödenmesi nedeniyle açılan alacak davası olup, mahkemece davalı Banka ile davacı Şirket arasında gelişen uygulamaya göre yetkili temsilcinin tek imza ile de para çekebildiği, geçmişte de aynı şekilde para çekildiği gerekçesiyle davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak taraflar arasında mevduat hesabı açılırken yapılan anlaşmaya göre, davacı şirketin hesabından para çekilebilmesi için şirketi temsile yetkili 2 müdürün de imzasının bulunması gerekmekte olup 07.03.2012-23.05.2012-18.07.2012 tarihlerinde çekilen ve dava konusu olan paraların ise sadece davalı ...
imzasıyla çekilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı Banka müşterilerinden aldığı mevduatı özenle saklamak zorunda olduğundan, usulsüz şekilde yetkisiz kişiye yaptığı ödemeler nedeniyle mevduat sahibine karşı kural olarak sorumludur. Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca davalı Banka kendisine teslim edilen mevduatı geri ödemekten hiçbir şekilde kaçınamaz. Davalı Banka'nın sunduğu dekonta göre 29.06.2011 tarihinde o dönemdeki yetkili müdürlerden birinin imzasıyla da para çekilmiş olması, bu duruma davacı şirketin zımnen muvafakat verdiği şeklinde yorumlanamaz. Ayrıca geçmişte yapılan tek bir ödeme nedeniyle taraflar arasındaki çift imzayla ödeme yapılabileceği yönündeki anlaşmanın değiştirildiği ve böyle bir uygulamaya geçildiği sonucuna varılamaz.
Bu durumda, davalı Banka'nın kusurlu olduğu ve hukuki sorumluluğunun doğduğu kabul edilerek davalı Banka yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 431,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215795800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz