İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1300 E. 2016/1251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat yetkisi↗ temsil yetkisi↗ adi ortaklık↗ davadan feragat↗ ihtiyati haciz↗ tüzel kişilik↗ bono↗ feragat↗ haciz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; bonoyu tanzim eden ... Ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı, borçlu olarak gösterilen şirketlerin ünvanları da Adi Ortaklık ünvanında tam olarak yazılmadığı, senet metninde ünvanı belirtilen adi ortaklığın temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiş, daha sonraki tarihli dilekçesi ile de ihtiyati haciz talebinden feragat etmiştir.
Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Mahkemece, talebin reddine ilişkin kararı ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili süresinde temyiz etmiş ise de, daha sonra mahkemeye sunduğu 27.10.2015 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz talebinden feragat ettiği anlaşılmaktır.
Uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup, feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. İhtiyati haciz talep eden vekilinin feragata ilişkin dilekçesinin usulüne uygun olduğu ve vekaletmade vekile davadan feragat yetkisi tanınmış olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinden feragate ilişkin bir karar verilmesinin teminen yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12998 E. 2012/4052 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · kâr kaybı · ticaret sicili · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ünvanını «ticaret siciline» daha önce kaydettirdiği, taraf şirketlerin farklı illerde faaliyet gösterdikleri, 2009 yılında davacının davalının ünvanını öğrendiği, okunuş itibariyle şirket ünvanlarının birbirine benzediği, bu nedenle davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, tecavüzün önlenmesini ve «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilir ise de, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak «kaybı» oluşur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1300 E. , 2016/1251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.... Asliye Ticaret ahkemesi’nce verilen 09/10/2015 tarih ve 2015/522-2015/524 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili; 27/03/2015 tanzim, 30/09/2015 vade tarihli, 570.000,00-TL bedelli bononun vadesinde ödenmediğini ileri sürerek borçluların menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; bonoyu tanzim eden ... Ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı, borçlu olarak gösterilen şirketlerin ünvanları da Adi Ortaklık ünvanında tam olarak yazılmadığı, senet metninde ünvanı belirtilen adi ortaklığın temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiş, daha sonraki tarihli dilekçesi ile de ihtiyati haciz talebinden feragat etmiştir.
Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Mahkemece, talebin reddine ilişkin kararı ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili süresinde temyiz etmiş ise de, daha sonra mahkemeye sunduğu 27.10.2015 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz talebinden feragat ettiği anlaşılmaktır.
Uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup, feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. İhtiyati haciz talep eden vekilinin feragata ilişkin dilekçesinin usulüne uygun olduğu ve vekaletmade vekile davadan feragat yetkisi tanınmış olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinden feragate ilişkin bir karar verilmesinin teminen yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215762300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz