Menfi tespit | Karar iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6769 E. 2016/1239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir sözleşmesinin iptali↗ hisse devrinin iptali↗ davaların birleştirilmesi↗ kesin mehil↗ hisse devri sözleşmesi↗ ek mehil↗ sözleşmenin iptali↗ pasif husumet yokluğu↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece birleşen davada verilen davanın kabulüne ilişkin karar, Dairemizin 07/11/2013 tarihli 2013/3204 Esas ve 2013/19938 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, bunun üzerine davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davacının ... Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olmadığının tespitine, davacı adına şirket ile ilgili alınan kararların ve işlemlerin iptaline; birleşen davada uyulan bozma ilamı doğrultusunda, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik husumetin noter ...'ya yöneltilemeyeceği, davacı tarafından bozma ilamı kapsamında hisse devir sözleşmesinin tarafı olan diğer ortak aleyhine dava açılmadığı gerekçesi ile hisse devir sözleşmesinin iptaline yönelik talebin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davacının davalı şirkette ortak olmadığının tespiti, şirket ortaklığının iptali, şirkette davacının adına alınan kararların iptali; birleşen dava ise asıl davadaki taleplere ek olarak hisse devrine ilişkin sözleşmenin iptali istemine ilişkindir.
Birleşen davada verilen karar, Dairemizin 2013/3204 Esas, 2013/19938 Karar sayılı kararı ile ''Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak düzenlenen hisse devri sözleşmesinin iptali, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan şirket kararlarının iptali istemine ilişkin olup, sahte vekaletnamede vekil tayin edilen davalı ile işlemin gerçekleştirildiği noter aleyhine görülerek sonuçlandırılmıştır. Ancak, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik talepte husumetin şirkete tevcih edilmesi, hisse devri sözleşmesinin iptaline yönelik talebin ise hissesini devreden ortağa yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle, şirket ve iptali istenen sözleşmenin tarafı ortak aleyhine dava açılıp görülmekte olan bu dava ile birleştirilerek karar verilmesi'' gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, sonrasında 2009/63 Esas sayılı davada davacının ..., davalının....Makine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., talebin davacının davalı şirkette ortak olmadığının tespiti, şirket ortaklığının iptali, şirkette davacının adına alınan kararların iptali istemine ilişkin olduğu, davaların aralarında bağlantı bulunduğu belirtilerek davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği kimliği kullanılmak suretiyle davalı noter ... nezdinde sahte vekaletname düzenlendiğini, vekaletnamede davalı ...'in vekil olarak tayin edildiğini ve bu vekaletname hisse devri sözleşmesi yapılarak müvekkilinin davalı şirkete hissedar yapıldığını iddia ettiğine ve birleşen davada hisse devri sözleşmesinin de iptalini talep ettiğine göre, sahte vekaletnameyi düzenleyen noter ve bu sahte vekaletname ile vekil kılınan vekile de husumet düşeceği açıktır. Ayrıca mahkemece birleşen davada Dairemiz bozma kararına uyulmasına karar verildiğine göre, hisse devrinin iptali talebi yönünden davalı sıfatı bulunan devredene (....) karşı dava açmak üzere davacıya gerektiğinde kesin mehil verilmesi ve açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken, devredene karşı dava açılması sağlanmaksızın yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2323 E. 2014/8698 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaAyrıca mahkemece birleşen davada Dairemiz bozma kararına uyulmasına karar verildiğine göre, «hisse devrinin iptali» talebi yönünden davalı sıfatı bulunan devredene (....) karşı dava açmak üzere davacıya gerektiğinde «kesin mehil» verilmesi ve açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken, devredene karşı dava açılması sağlanmaksızın yapılan …
Benzer bu karardaSomut olayda, anılan çekler bankaya «ibraz» edildiğine göre, ibraz edenin kimliği ibraz edilen bankada mevcut bulunmakla bu kişi/kişilere karşı «istirdat davası» açmak üzere, davacıya «mehil» verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · ödeme yasağı · zayi nedeniyle çek iptali · istirdat davası · çek iptali · zayi · oy yasağı · istirdat
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 818/s bendinin atfıyla aynı Yasa'nın 758. maddesi gereği iptali istenen çeki elinde bulunduran bilindiği takdirde mahkeme, davacıya «istirdat davası» açmak üzere süre verir, dilekçe sahibi bu süre içerisinde dava açmaz ise mahkeme muhatap hakkındaki «ödeme yasağını» kaldırır.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerin bir kısmını elinde bulunduran kişi/kişiler tarafından bankaya «ibraz» edildiği gerekçesi ile bu çekler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, anılan çekler bankaya «ibraz» edildiğine göre, ibraz edenin kimliği ibraz edilen bankada mevcut bulunmakla bu kişi/kişilere karşı «istirdat davası» açmak üzere, davacıya «mehil» verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, nolu çeklerin «ibraz» edildiği, diğer çeklerin ibraz edilmediği, ibraz edilmeyen çeklerin iptaline, diğer çeklerin «karşılıksız işlemi» gördüğü gerekçesiyle bunlarla ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4180 E. 2015/10830 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n ve işlemlerin iptaline; birleşen davada uyulan bozma ilamı doğrultusunda, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik «husumetin» noter ...'ya yöneltilemeyeceği, davacı tarafından bozma ilamı kapsamında «hisse devir sözleşmesinin» tarafı olan diğer ortak aleyhine dava açılmadığı gerekçesi ile «hisse devir sözleşmesinin iptaline» yönelik talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ancak, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik talepte «husumetin» şirkete tevcih edilmesi, «hisse devri sözleşmesinin iptaline» yönelik talebin ise hissesini devreden ortağa yöneltilmesi gerekir.
… imliği kullanılmak suretiyle davalı noter ... nezdinde sahte vekaletname düzenlendiğini, vekaletnamede davalı ...'in vekil olarak tayin edildiğini ve bu vekaletname «hisse devri sözleşmesi» yapılarak müvekkilinin davalı şirkete hissedar yapıldığını iddia ettiğine ve birleşen davada hisse devri sözleşmesinin de iptalini talep ettiğine göre, sahte vekaletnameyi düzenleyen noter ve bu sahte vekaletname ile vekil kılınan vekile de «husumet» düşeceği açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti «dahili» davalı adına olan ve sicilde kayıtlı olmayan geminin mevzuat hükümleri uyarınca davacı adına tescili istemiyle açılan davanın gemi sahibine «husumet» tevcih edilerek açılması gerektiği halde davanın «hasımsız» olarak açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasımsız dava · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti «dahili» davalı adına olan ve sicilde kayıtlı olmayan geminin mevzuat hükümleri uyarınca davacı adına tescili istemiyle açılan davanın gemi sahibine «husumet» tevcih edilerek açılması gerektiği halde davanın «hasımsız» olarak açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3204 E. 2011/6707 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6769 E. , 2016/1239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2014 tarih ve 2014/317-2014/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kimliğini kaybettiğini, müvekkilinin bilgisi dışında davalı ... adına, davalı noter ...'nın huzurunda düzenlenen vekaletname kullanılarak, müvekkilinin davalı şirkete ortak yapıldığını, mağdur olduğunu ileri sürerek, asıl davada müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, ortaklığının iptaline, müvekkilinin adının kullanıldığı şirketin tüm karar ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini, birleşen davada bu taleplere ek olarak hisse devri işleminin iptalini talep etmiştir.
Asıl davada davalı şirket, yargılamaya katılmamıştır.
Birleşen davada davalı noter ..., davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı ..., kimliğin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
Mahkemece birleşen davada verilen davanın kabulüne ilişkin karar, Dairemizin 07/11/2013 tarihli 2013/3204 Esas ve 2013/19938 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, bunun üzerine davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davacının ... Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olmadığının tespitine, davacı adına şirket ile ilgili alınan kararların ve işlemlerin iptaline; birleşen davada uyulan bozma ilamı doğrultusunda, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik husumetin noter ...'ya yöneltilemeyeceği, davacı tarafından bozma ilamı kapsamında hisse devir sözleşmesinin tarafı olan diğer ortak aleyhine dava açılmadığı gerekçesi ile hisse devir sözleşmesinin iptaline yönelik talebin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davacının davalı şirkette ortak olmadığının tespiti, şirket ortaklığının iptali, şirkette davacının adına alınan kararların iptali; birleşen dava ise asıl davadaki taleplere ek olarak hisse devrine ilişkin sözleşmenin iptali istemine ilişkindir.
Birleşen davada verilen karar, Dairemizin 2013/3204 Esas, 2013/19938 Karar sayılı kararı ile ''Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak düzenlenen hisse devri sözleşmesinin iptali, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan şirket kararlarının iptali istemine ilişkin olup, sahte vekaletnamede vekil tayin edilen davalı ile işlemin gerçekleştirildiği noter aleyhine görülerek sonuçlandırılmıştır. Ancak, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik talepte husumetin şirkete tevcih edilmesi, hisse devri sözleşmesinin iptaline yönelik talebin ise hissesini devreden ortağa yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle, şirket ve iptali istenen sözleşmenin tarafı ortak aleyhine dava açılıp görülmekte olan bu dava ile birleştirilerek karar verilmesi'' gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, sonrasında 2009/63 Esas sayılı davada davacının ..., davalının....Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti., talebin davacının davalı şirkette ortak olmadığının tespiti, şirket ortaklığının iptali, şirkette davacının adına alınan kararların iptali istemine ilişkin olduğu, davaların aralarında bağlantı bulunduğu belirtilerek davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği kimliği kullanılmak suretiyle davalı noter ... nezdinde sahte vekaletname düzenlendiğini, vekaletnamede davalı ...'in vekil olarak tayin edildiğini ve bu vekaletname hisse devri sözleşmesi yapılarak müvekkilinin davalı şirkete hissedar yapıldığını iddia ettiğine ve birleşen davada hisse devri sözleşmesinin de iptalini talep ettiğine göre, sahte vekaletnameyi düzenleyen noter ve bu sahte vekaletname ile vekil kılınan vekile de husumet düşeceği açıktır. Ayrıca mahkemece birleşen davada Dairemiz bozma kararına uyulmasına karar verildiğine göre, hisse devrinin iptali talebi yönünden davalı sıfatı bulunan devredene (....) karşı dava açmak üzere davacıya gerektiğinde kesin mehil verilmesi ve açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken, devredene karşı dava açılması sağlanmaksızın yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215687800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz