6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zayi belgesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2750 E. 2016/906 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale hmk 115/3 hasımsız dava aktif husumet yokluğu vekalet ücreti takdiri aktif husumet husumet yokluğu fer'i müdahil usulden reddi taşıyan vekalet ücreti ibraz temsil kesin hüküm husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 115 · TTK — TTK 82

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının ortağı konumunda bulunduğu....nin temsil ve ilzamına yetkili olmadığı, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece davanın salt aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine esasa ilişkin yazılı gerekçeyle de reddedilmiş olmasının sonuca etkili görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, bu tür davalarda verilen bir karar kesin hüküm niteliğini taşıyamayacağından, davanın hasımsız olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir. Alınan bir kararın ancak bu şekilde, uyuşmazlıkların niteliklerine göre çeşitli mercilere ibraz edilebilme olanağı sağlanmış olur. Böyle bir davanın yargılama sırasında çekişmesiz yargıdan çıkıp dava niteliğini kazanması mümkün olmadığından, bu davaya fer'i

veya asli müdahale yoluyla katılmak da mümkün değildir. Bu bağlamda yukarıda adı anılan şirketin mahkemece davaya fer’i müdahil olarak kabulü ile lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden kararın bu nedenle aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Zayi belgesi verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13781 E. 2010/5157 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2800 E. 2015/4026 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2750 E.  ,  2016/906 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Hasımsız olarak görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/11/2014 tarih ve 2014/357-2014/533 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan fer'i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu şirkette yapılacak tadilat nedeniyle şirkete ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri, faturaları koçanları ve şirkete ait evraklarının eve götürülmek üzere araca yüklendiğini, ancak aracın arka bagaj kapağından otoyola düşen kolinin yola saçılması sonucunda tüm evrakların otoyola saçılarak kullanılamayacak hale geldiğini ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

Fer’i müdahil vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının ortağı konumunda bulunduğu....nin temsil ve ilzamına yetkili olmadığı, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece davanın salt aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine esasa ilişkin yazılı gerekçeyle de reddedilmiş olmasının sonuca etkili görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, bu tür davalarda verilen bir karar kesin hüküm niteliğini taşıyamayacağından, davanın hasımsız olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir. Alınan bir kararın ancak bu şekilde, uyuşmazlıkların niteliklerine göre çeşitli mercilere ibraz edilebilme olanağı sağlanmış olur. Böyle bir davanın yargılama sırasında çekişmesiz yargıdan çıkıp dava niteliğini kazanması mümkün olmadığından, bu davaya fer'i

veya asli müdahale yoluyla katılmak da mümkün değildir. Bu bağlamda yukarıda adı anılan şirketin mahkemece davaya fer’i müdahil olarak kabulü ile lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden kararın bu nedenle aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) bölümündeki “müdahil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.500 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine” ibaresinin hükümden tümüyle çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215414500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.