Zayi belgesi verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13781 E. 2010/5157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ zayi belgesi↗ hasımsız dava↗ ara karar↗ zayi↗ ihbar↗ ticari defter↗ taşıyan↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defterlerinin işyerinde meydana gelen yangında zayi olduğundan talebin kabulünün gerektiği ancak zayi olduğu ileri sürülen diğer belgelerin nitelikleri konusunda net beyan bulunmadığı için bu taleplerin reddini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin 1997 ila 2007 yıllarına ait ticari defterlerinin yangında zayi olduğunun tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK.’nun 68. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir
Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, bu tür davalarda verilen bir karar kesin hüküm niteliğini taşıyamayacağından, davanın hasımsız olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir. Zira açılan bu dava tesbit isteğinden ibaret olup, mahkemece verilecek kararın ilgililerce her zaman iptalinin istenmesi mümkündür. O halde mahkemece bir ara kararı ile davada hasım gösterilen davalının davadan çıkarılmasına karar verildikten sonra yargılamaya hasımsız olarak devam edilmesi gerekir iken, yazılı şekilde davanın kısmen kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemenin kabul şekline göre de, çıkan yangında zayi olduğu ileri sürülen davacıya ait ticari defterlerden 2003 yılına ait yevmiye ve envanter defterlerinin bir ihbar mektubuna eklenmek suretiyle ortaya çıkartıldığı ileri sürüldüğüne göre, yangında zayi olan defterlerin tespiti yönünde yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda açıklandığı üzere, böyle bir davanın çekişmesiz yargıdan çıkıp çekişmeli yargı alanına girmesi mümkün olmadığından, davacı tarafından Adana Vergi Dairesi’nin davalı olarak dava dilekçesinde gösterilmesi doğru olmadığı gibi, böyle bir yanlışlığın yapılması davalıya kararı temyiz etme yetkisi vermez. Zira, Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacak bir hüküm tesis edilmemiştir.
Bu durum karşısında, HUMK.’nun 432/4. maddesi uyarınca, Vergi Dairesi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10110 E. 2010/11250 K.
Ortak:zayi · ticari defter · e-defter · Zayi belgesi verilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin «ticari defterlerinin» işyerinde meydana gelen yangında «zayi» olduğundan talebin kabulünün gerektiği ancak zayi olduğu ileri sürülen diğer belgelerin nitelikleri konusunda net beyan bulunmadığı için bu taleplerin reddini gere …
Mahkemenin kabul şekline göre de, çıkan yangında «zayi» olduğu ileri sürülen davacıya ait «ticari defterlerden» 2003 yılına ait yevmiye ve envanter defterlerinin bir «ihbar» mektubuna eklenmek suretiyle ortaya çıkartıldığı ileri sürüldüğüne göre, yangında zayi olan defterlerin tespiti yönünde yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
1- Dava, TTK.’nun 68. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan, «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, bu tür davalarda verilen bir karar «kesin» hüküm niteliğini «taşıyamayacağından», davanın «hasımsız» olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin 1997 ila 2007 yıllarına ait «ticari defterlerinin» yangında «zayi» olduğunun tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 10.05.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13781 E. , 2010/5157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2007/295 - 2008207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin 1997 ila 2007 yıllarına ait ticari defterleriyle diğer belgelerinin 02.07.2007 tarihinde işyerinde çıkan yangında yanarak zayi olduğunu ileri sürerek, anılan defterler ve belgeler için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı hazine vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defterlerinin işyerinde meydana gelen yangında zayi olduğundan talebin kabulünün gerektiği ancak zayi olduğu ileri sürülen diğer belgelerin nitelikleri konusunda net beyan bulunmadığı için bu taleplerin reddini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin 1997 ila 2007 yıllarına ait ticari defterlerinin yangında zayi olduğunun tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK.’nun 68. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir
Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, bu tür davalarda verilen bir karar kesin hüküm niteliğini taşıyamayacağından, davanın hasımsız olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir. Zira açılan bu dava tesbit isteğinden ibaret olup, mahkemece verilecek kararın ilgililerce her zaman iptalinin istenmesi mümkündür. O halde mahkemece bir ara kararı ile davada hasım gösterilen davalının davadan çıkarılmasına karar verildikten sonra yargılamaya hasımsız olarak devam edilmesi gerekir iken, yazılı şekilde davanın kısmen kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemenin kabul şekline göre de, çıkan yangında zayi olduğu ileri sürülen davacıya ait ticari defterlerden 2003 yılına ait yevmiye ve envanter defterlerinin bir ihbar mektubuna eklenmek suretiyle ortaya çıkartıldığı ileri sürüldüğüne göre, yangında zayi olan defterlerin tespiti yönünde yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda açıklandığı üzere, böyle bir davanın çekişmesiz yargıdan çıkıp çekişmeli yargı alanına girmesi mümkün olmadığından, davacı tarafından Adana Vergi Dairesi’nin davalı olarak dava dilekçesinde gösterilmesi doğru olmadığı gibi, böyle bir yanlışlığın yapılması davalıya kararı temyiz etme yetkisi vermez. Zira, Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacak bir hüküm tesis edilmemiştir.
Bu durum karşısında, HUMK.’nun 432/4. maddesi uyarınca, Vergi Dairesi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden Vergi Dairesi vekilinin temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021053800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz