Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17732 E. 2015/12495 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ toplantı ve karar nisabı↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ yokluk↗ sermaye artırımı↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ ibra↗ tasfiye memuru↗ ek tasfiye↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 549/2. maddesi uyarınca, esas sermayenin 3/4'üne sahip ortakların 3/4'ü tarafından verilecek karar ile şirketin infisah edebileceği düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 372. maddesinde de, umumi heyetlerin, aksine hüküm bulunmayan hallerde, şirket sermayesinin en az 1/4'ünü temsil eden pay sahiplerinin katılımıyla toplanacakları hüküm altına alınmıştır.
Davacının iptalini istediği ortaklar kurulu kararında alınan kararlar; ibra, tasfiye ve tasfiye memuru atanmasına yöneliktir. Az önce belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 549/2. maddesi uyarınca tasfiye kararının alınmasındaki toplantı nisabı esas sermayenin 3/4'ü, diğer taleplere yönelik toplantı nisabı ise TTK'nın 372. maddesi uyarınca sermayenin 1/4'ü dür.
Somut olayda davalı şirketin karar anındaki tüm ortaklarının bu toplantıya katıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır ki, daha önce alınan sermaye artırımına ilişkin kararın bu yargılama sırasında iptal edilmesi nedeniyle ortaklık yapısının eski haline döndüğü farz edildiğinde dahi, hem davacının hem de dava dışı diğer ortağın toplantıya katıldığı sabit bulunduğuna göre şirketin esas sermayesinin tümüne sahip ortakların toplantıya katıldığı sonucuna varılmalıdır.
Bu itibarla ortaklar kurulunda alınan bütün kararlar yönünden toplantı nisabı bulunmasına rağmen, mahkemece, diğer iptal sebepleri tartışılmadan, sırf toplantı nisabı bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1742 E. 2022/4350 K.
Ortak:karar nisabı · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15/02/2012 tarihli «ortaklar kurulu» kararının «toplantı nisabına» uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketin 15/02/2012 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın «toplantı nisabına» uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iptalini istediği «ortaklar kurulu» kararında alınan kararlar; «ibra», «tasfiye» ve «tasfiye memuru atanmasına» yöneliktir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalı Şirketin 03/04/2009 tarihli 51 sayılı «ortaklar kurulu» kararı ile 25.06.2009 tarihli 53 sayılı ortaklar kurulu kararının gerekli «nisabı» taşımadığı anlaşıldığından ayrı ayrı yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava dilekçesinde 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı «ortaklar kurul» toplantısında alınan 2007 yılının «kar payının» sermayeye eklenmesine ilişkin kararın iptalinin talep edildiğinin nazara alınacak olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · kâr payı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava dilekçesinde 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı «ortaklar kurul» toplantısında alınan 2007 yılının «kar payının» sermayeye eklenmesine ilişkin kararın iptalinin talep edildiğinin nazara alınacak olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2829 E. 2017/1932 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15/02/2012 tarihli «ortaklar kurulu» kararının «toplantı nisabına» uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketin 15/02/2012 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın «toplantı nisabına» uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Az önce belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 549/2. maddesi uyarınca «tasfiye» kararının alınmasındaki «toplantı nisabı» esas sermayenin 3/4'ü, diğer taleplere yönelik toplantı nisabı ise TTK'nın 372. maddesi uyarınca sermayenin 1/4'ü dür.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17732 E. , 2015/12495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2012/123-2014/209
sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 15/02/2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan 2, 3 ve 4. maddelere ilişkin kararların hukuka uygun olmadığını, söz konusu toplantı çağrısının görev süresi bitmiş olan müdür tarafından yapılması nedeniyle çağrıda usulsüzlük bulunduğunu, ortaklar kurulunun kanunun öngördüğü şekilde toplanmadığını, toplantıya ortak sıfatı olmayan kişilerin katıldıklarını, tasfiye kararının, karar nisabına aykırı bir biçimde alınıp hükümsüz olduğunu, tasfıye kararı alınmadan önce ortaklara şirketin mali durumu ile ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, davalı şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığını, tasfıye memuru olarak da şirketi tasfiyeye sürükleyen kişinin seçildiğini ileri sürerek 15.02.2012 tarihli toplantıda alınan 2, 3 ve 4.
kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 549/2. maddesi uyarınca, esas sermayenin 3/4'üne sahip ortakların 3/4'ü tarafından verilecek karar ile şirketin infisah edebileceği düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 372. maddesinde de, umumi heyetlerin, aksine hüküm bulunmayan hallerde, şirket sermayesinin en az 1/4'ünü temsil eden pay sahiplerinin katılımıyla toplanacakları hüküm altına alınmıştır.
Davacının iptalini istediği ortaklar kurulu kararında alınan kararlar; ibra, tasfiye ve tasfiye memuru atanmasına yöneliktir. Az önce belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK'nın 549/2. maddesi uyarınca tasfiye kararının alınmasındaki toplantı nisabı esas sermayenin 3/4'ü, diğer taleplere yönelik toplantı nisabı ise TTK'nın 372. maddesi uyarınca sermayenin 1/4'ü dür.
Somut olayda davalı şirketin karar anındaki tüm ortaklarının bu toplantıya katıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır ki, daha önce alınan sermaye artırımına ilişkin kararın bu yargılama sırasında iptal edilmesi nedeniyle ortaklık yapısının eski haline döndüğü farz edildiğinde dahi, hem davacının hem de dava dışı diğer ortağın toplantıya katıldığı sabit bulunduğuna göre şirketin esas sermayesinin tümüne sahip ortakların toplantıya katıldığı sonucuna varılmalıdır.
Bu itibarla ortaklar kurulunda alınan bütün kararlar yönünden toplantı nisabı bulunmasına rağmen, mahkemece, diğer iptal sebepleri tartışılmadan, sırf toplantı nisabı bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200795600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz