Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17985 E. 2015/12485 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif dava ehliyeti (husumet)↗ zamanaşımının kesilmesi↗ hmk 297↗ infazda tereddüt↗ izafeten dava↗ tavzih↗ donatan↗ ceza zamanaşımı↗ haksız eylem↗ illiyet bağı↗ maddi hata↗ acentelik↗ hizmet sözleşmesi↗ infaz↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ kusur↗ zamanaşımı↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının donatanlara ait bulunduğu, kaptanların donatanlara hizmet sözleşmesi ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava ehliyetlerinin olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların kusura dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden pasif husumetten davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, gerekçeli karar başlığının düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunmuş, mahkemece 26.09.2014 tarihli ek kararla talep reddedilmiştir.
Davacı vekili, asıl ve ek kararı, davalı ... Gemisi Donatanı ...'ye izafeten acentesi .... ise asıl kararı temyiz etmiştir.
1-Dava, kaza sonucu batan geminin çevreye verdiği zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf asıl davaya ilişkin olarak dava dilekçesinde, 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi ...'yi, 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... firmasını göstermiş, sonradan 30.12.1999 tarihli maddi hata dilekçesi vermiş, 1 ve 2 nolu davalıların acentelerinin ters gösterildiğini belirterek, 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi ..., 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... olarak düzeltmiş, işbu dilekçe taraflara tebliğ edilmiş, mahkeme karar başlığında ise 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... temsilen gemi kaptanı ..., 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... gösterilmiş, hüküm kısmında ise davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafın karar başlığının düzeltilmesine yönelik tavzih dilekçesi de hata bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise, davacı tarafın maddi hata dilekçesi nazara alınmadığı gibi, hüküm bu haliyle infazda tereddüte neden olacak niteliktedir.
Bu itibarla, mahkemece davacının maddi hata dilekçesi nazara alınarak, gerekçeli kararın infazda tereddüte neden olmayacak şekilde düzenlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, asıl davaya yönelik hükmün ve tavzih talebinin reddine dair 26.09.2014 tarihli ek kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı ve davalı ... Donatanı ... izafeten acentesi .... vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Birleşen davaya yönelik temyiz istemine gelince, mahkemece somut olaya 818 sayılı BK'nın 60. maddesinin uygulanacağı, gemi kazasının 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın ise 28.05.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf geminin halen deniz altında bulunduğunu, çevreye korozyona dayalı olarak halen zarar verdiğini, haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının kesilmeyeceğini ileri sürdüğü gibi, davalıların eylemi 765 sayılı TCK'nın 383. maddesi uyarınca suç teşkil etmekte olup, zamanaşımı süresi de 102/4. maddeye göre 5 yıldır.
Bu itibarla, mahkemece davacının haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının kesilmeyeceğine yönelik itirazı ve olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3464 E. 2017/2513 K.
Ortak:izafeten dava · tavzih · donatan · illiyet bağı · acentelik · hizmet sözleşmesi · pasif husumet · taraf ehliyeti · dava şartı · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ru ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının «donatanlara» ait bulunduğu, kaptanların donatanlara «hizmet sözleşmesi» ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava «ehliyetlerinin» olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların «kusura» dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Gemisi Donatanı ... «izafeten» «acentesi» .... gösterilmiş, hüküm kısmında ise davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafın karar başlığının düzeltilmesine yönelik «tavzih» dilekçesi de hata bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Gemisi Donatanı ...'ye «izafeten» «acentesi» .... ise asıl kararı temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… ru ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının «donatanlara» ait bulunduğu, kaptanların donatanlara «hizmet sözleşmesi» ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava «ehliyetlerinin» olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların «kusura» dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, asıl ve ek kararı, davalı ...'ye «izafeten» «acentesi» ... ise asıl kararı temyiz etmiştir.
Davalı ...'ye «izafeten» «acentesi» ... vekili, ek kararın bozulmasına dair Dairemiz ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12959 E. 2018/7928 K.
Ortak:donatan · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ru ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının «donatanlara» ait bulunduğu, kaptanların donatanlara «hizmet sözleşmesi» ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava «ehliyetlerinin» olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların «kusura» dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların davalı ... “...” gemisi «donatanı» ...
Şti. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 462.279.00 TL'nin olay tarihi 06.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte işbu davalıdan tahsiline, davalı gemi kaptanı ... aleyhine açtığı davanın, davalının Çevre Kanunu gereğince kirleten olmadığı, bu nedenle dava konusu zarardan işbu davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaŞti. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 462.279.00 TL'nin olay tarihi 06.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte işbu davalıdan tahsiline, davalı gemi kaptanı ... aleyhine açtığı davanın, davalının Çevre Kanunu gereğince kirleten olmadığı, bu nedenle dava konusu zarardan işbu davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7089 E. 2016/6225 K.
Ortak:donatan · taraf ehliyeti · kusur · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ru ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının «donatanlara» ait bulunduğu, kaptanların donatanlara «hizmet sözleşmesi» ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava «ehliyetlerinin» olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların «kusura» dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, söz konusu zararın tahsili için gemi «donatanı» ile gemi kaptanı hakkında işbu davayı açmış ise de mahkemece davalı gemi kaptanı hakkında, gemide iş sözleşmesi ile çalışan bir «gemi adamı» olduğu ve Çevre Kanunu anlamında bir faaliyeti olmadığından kirleten olmadığı, bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle pasif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse 01.10.2013 tarihli bilirkişi ek raporunda isabetli olarak, Çevre Kanunu'nun 2. maddesi gereğince davalı gemi kaptanının da kirleten sıfatına sahip olduğu ve aynı Kanun'un 28. maddesi hükmü gereğince çevre zararından sorumlu olduğu, hatta sorumluluk için «kusur» şartının gerçekleşmesinin gerekmediği, davalı kaptanın pasif dava «ehliyetinin» bulunduğu belirtilmiştir.
Bayraklı “...” gemisi «donatanı» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · avans faizi
Benzer bu karardaŞti. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 462.279.00 TL'nin olay tarihi 06.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte işbu davalıdan tahsiline, davalı gemi kaptanı ... aleyhine açtığı davanın, davalının Çevre Kanunu gereğince kirleten olmadığı, bu nedenle dava konusu zarardan işbu davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, söz konusu zararın tahsili için gemi «donatanı» ile gemi kaptanı hakkında işbu davayı açmış ise de mahkemece davalı gemi kaptanı hakkında, gemide iş sözleşmesi ile çalışan bir «gemi adamı» olduğu ve Çevre Kanunu anlamında bir faaliyeti olmadığından kirleten olmadığı, bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle pasif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3928 E. 2015/11470 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acentelik
İncelediğiniz karardaGemisi Donatanı ...'ye «izafeten» «acentesi» .... ise asıl kararı temyiz etmiştir.
Gemisi Donatanı ... «izafeten» «acentesi» ...'yi, 2 nolu davalı olarak ...
Gemisi Donatanı ... «izafeten» «acentesi» .... firmasını göstermiş, sonradan 30.12.1999 tarihli «maddi hata» dilekçesi vermiş, 1 ve 2 nolu davalıların acentelerinin ters gösterildiğini belirterek, 1 nolu davalı olarak ...
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · sulh · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M.
Deniz Acenteliği A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17985 E. , 2015/12485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2005/76-2014/124 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili asıl ve ek kararı, asıl kararı ise davalı ... Donatanı ...'ye izafeten acentesi .... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ..., asıl davada davalı ...'ye izafeten acentesi .... ve davalı ... Gemisi Kaptanı vekili Av. ... ve birleşen davada davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, ...nda seyir halinde iken, ..., ... ve ... gemilerinin kazaya karıştığını, kaza sonrası ... gemisinin battığını, içindeki yakıt, yağ ve demir yükünün çevreye zarar verdiğini, zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.600.000 USD'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Çevre Kanunu 2. maddesine göre çevre kirliliğine neden olan bir faaliyet yürüten kişinin kirleten olduğu, dolayısıyla kirleten sıfatının donatanlara ait bulunduğu, kaptanların donatanlara hizmet sözleşmesi ile bağlı gemi adamları olduğundan pasif dava ehliyetlerinin olmadığı, çevre kirliliğinden doğan zararların kusura dayanmadığı, davalıların eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, toplam zarar miktarının 2.696.360 USD olduğu, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca tazminatın memleket parası ile hesaplanması gerektiği, birleşen davada 818 sayılı BK'nın 60. maddesine göre 1 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, olayın 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın 28.05.2002 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne, 1.320.895,53 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, 3 ve 4 nolu davalılar yönünden pasif husumetten davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, gerekçeli karar başlığının düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunmuş, mahkemece 26.09.2014 tarihli ek kararla talep reddedilmiştir.
Davacı vekili, asıl ve ek kararı, davalı ... Gemisi Donatanı ...'ye izafeten acentesi .... ise asıl kararı temyiz etmiştir.
1-Dava, kaza sonucu batan geminin çevreye verdiği zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf asıl davaya ilişkin olarak dava dilekçesinde, 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi ...'yi, 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... firmasını göstermiş, sonradan 30.12.1999 tarihli maddi hata dilekçesi vermiş, 1 ve 2 nolu davalıların acentelerinin ters gösterildiğini belirterek, 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi ..., 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... olarak düzeltmiş, işbu dilekçe taraflara tebliğ edilmiş, mahkeme karar başlığında ise 1 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ...
temsilen gemi kaptanı ..., 2 nolu davalı olarak ... Gemisi Donatanı ... izafeten acentesi .... gösterilmiş, hüküm kısmında ise davanın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafın karar başlığının düzeltilmesine yönelik tavzih dilekçesi de hata bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise, davacı tarafın maddi hata dilekçesi nazara alınmadığı gibi, hüküm bu haliyle infazda tereddüte neden olacak niteliktedir.
Bu itibarla, mahkemece davacının maddi hata dilekçesi nazara alınarak, gerekçeli kararın infazda tereddüte neden olmayacak şekilde düzenlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, asıl davaya yönelik hükmün ve tavzih talebinin reddine dair 26.09.2014 tarihli ek kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı ve davalı ... Donatanı ... izafeten acentesi .... vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Birleşen davaya yönelik temyiz istemine gelince, mahkemece somut olaya 818 sayılı BK'nın 60. maddesinin uygulanacağı, gemi kazasının 07.11.1999 tarihinde gerçekleştiği, birleşen davanın ise 28.05.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf geminin halen deniz altında bulunduğunu, çevreye korozyona dayalı olarak halen zarar verdiğini, haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının kesilmeyeceğini ileri sürdüğü gibi, davalıların eylemi 765 sayılı TCK'nın 383. maddesi uyarınca suç teşkil etmekte olup, zamanaşımı süresi de 102/4. maddeye göre 5 yıldır.
Bu itibarla, mahkemece davacının haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının kesilmeyeceğine yönelik itirazı ve olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... Donatanı ... izafeten acentesi .... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile asıl davaya yönelik hükmün ve tavzih talebinin reddine dair 26.09.2014 tarihli ek kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... Donatanı ... izafeten acentesi .... vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile birleşen davaya yönelik hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ... Adına ...'nden alınıp asıl davada davalılar ...
Gemisi Donatanı ...'ye İzafeten Acentesi .... ile ... Gemisi Kaptanı ....'e verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı ... Gemisi Kaptanı ... ile birleşen davada davalılar ... Gemisi Donatanı ...,... Gemisi İşleteni .... Ve ... Gemisinin Kaptanı ...'dan alınarak ... Adına ...'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Gemisi Donatanı ...'ye izafeten acentesi ...'ye iadesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200496800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz