Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4746 E. 2015/12467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ akdi faiz↗ tebliğ tarihi↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Dava, TTK'nın 801. maddesi gereğince sahte çekin ödenmiş olması nedeniyle banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında mevduat sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme gereğince hesaptaki paranın mülkiyeti bankada bulunduğundan mudi parayı talepte bulununcaya kadar bankanın temerrüdünden bahsedilemez. Bu nedenle de, somut olayda davacı mudinin davadan önce 14/08/2012 tarihli ihtarla talepte bulunduğu gözönüne alındığında, mevduatını talep ettiği tarihe kadar akdi faiz, bu tarihten sonra ise banka temerrüde düştüğünden işin ticari iş olması nedeniyle avans faizi talep edebilir.
Bu durumda, mahkemece davacının mevduatını talep yazısının tebliğ tarihi araştırılarak, davacının talebi de aşılmamak koşuluyla, bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığından Dairemiz bozma ilamının bu yöne ilişkin kısmının kaldırılarak kararın bu bentte açıklanan değişik bu gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3093 E. 2015/7593 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaBu nedenle de, somut olayda davacı mudinin davadan önce 14/08/2012 tarihli ihtarla talepte bulunduğu gözönüne alındığında, mevduatını talep ettiği tarihe kadar «akdi faiz», bu tarihten sonra ise banka «temerrüde» düştüğünden işin ticari iş olması nedeniyle «avans faizi» talep edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 27.801,98 TL'ye 08/12/1999'dan 31/12/1999'a kadar değişen oranda reeskont; 01/01/2001 tarihinden itibaren değişen oranda «avans faiz» işletilerek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava sonunda davacı lehine hükmedilen alacağa işleyecek «avans faizin başlangıç tarihi» 01/01/2000 olması gerekirken mahkemece "01/01/2001 tarihinden itibaren değişen oranda avans faiz" işletileceği yönünde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda2- Ancak, dava sonunda davacı lehine hükmedilen alacağa işleyecek «avans faizin başlangıç tarihi» 01/01/2000 olması gerekirken mahkemece "01/01/2001 tarihinden itibaren değişen oranda avans faiz" işletileceği yönünde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3205 E. 2019/414 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaBu nedenle de, somut olayda davacı mudinin davadan önce 14/08/2012 tarihli ihtarla talepte bulunduğu gözönüne alındığında, mevduatını talep ettiği tarihe kadar «akdi faiz», bu tarihten sonra ise banka «temerrüde» düştüğünden işin ticari iş olması nedeniyle «avans faizi» talep edebilir.
Benzer bu karardaDolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan «avans faizi» talep etmesi mümkündür.
Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan «avans faizini» geçmeyecek şekilde «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · güven kurumu · reeskont faizi · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… inin kusurunu ispat etmek zorunda olan davalının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, bu nedenle bir «güven kurumu» olan davalı bankanın mudinin hesabından bilgi ve haberi olmadan dava dışı «üçüncü kişinin» hesabına aktarılan meblağdan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL'nin 23.07.2008 tarihinden itibaren işletecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yoluyla yapılan işlemler sonucu başka bir hesaba aktarılması ve aktarılan hesaptan bir «üçüncü kişi» tarafından çekilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, TTK'nın da «mutlak ticari» iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan «avans faizini» geçmeyecek şekilde «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1833 E. 2014/8074 K.
Ortak:temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBu sözleşme gereğince hesaptaki paranın mülkiyeti bankada bulunduğundan mudi parayı talepte bulununcaya kadar bankanın «temerrüdünden» bahsedilemez.
Bu nedenle de, somut olayda davacı mudinin davadan önce 14/08/2012 tarihli ihtarla talepte bulunduğu gözönüne alındığında, mevduatını talep ettiği tarihe kadar «akdi faiz», bu tarihten sonra ise banka «temerrüde» düştüğünden işin ticari iş olması nedeniyle «avans faizi» talep edebilir.
Benzer bu kararda… irlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · güven kurumu · mevduat hesabı · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… irlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına k …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın «güven kurumu» olduğu, kendi çalışanının imzası ile mudiye ait paranın hesaptan çekildiği, davada bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıların murisi ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4746 E. , 2015/12467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 gün ve 2013/138-2014/120 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/12/2014 gün ve 2014/12982-2014/19225 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin ... sınırlarında mukim ... İşletme Müdürlüğü'nün ana hesaplarından birinin davalı bankanın ... Şubesi'nde yer aldığını, bu hesaplar üzerinden müvekkil kurumun çalışanlarından muhasebe müdürü olan ...'a usulsüz ödemelerde bulunulduğunun yapılan periyodik teftiş sırasında ortaya çıkartıldığını, bu işlemlerin yetkili ve geçerli imzası bulunmayan veya üzerine ekleme yapılan çeklerin ...'a ödenmesi ve kurum hesabından para çekme hususunda yetkisi bulunmayan ...'a bu hesaptan ödeme yapılması şeklinde gerçekleştiğini, bu şekilde; üzerinde lehdar olarak ...'ın sonradan eklendiği 20.05.2008 tarih 143751 sayılı 74.239,00 TL bedelli çekin, üzerinde geçerli sadece bir imza bulunmasına ve diğer imzanın imza yetkisi bulunmayan ...
tarafından atıldığı 20.06.2008 tarih 143731 sayılı 47.869,00 TL bedelli çekin, üzerinde geçerli tek imza bulunan 22.09.2008 tarih ve 243783 sayılı 55.181,00 TL bedelli çekin, yetkisi bulunmamasına karşın 2.000,00 TL'nin 13.11.2006 tarih 498 sayılı banka fişiyle ...'a ödenmesi nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek dava konusu yapılan çekler ve dekon nedeniyle yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve husumete yönelik itirazlarının yanı sıra davadışı ...'ın davacının çalışanı olduğunu, davacının çalışanını denetimde gerekli özeni göstermeyip zimmetine para geçirmesinin sorumluluğunu müvekkiline yüklemek istediğini, ...'a ödenen çek bedellerinin sadece bir kısmının zimmete konu olması nedeniyle çek bedellerinin tamamının istenilmesinin dayanaksız olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Dava, TTK'nın 801. maddesi gereğince sahte çekin ödenmiş olması nedeniyle banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında mevduat sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme gereğince hesaptaki paranın mülkiyeti bankada bulunduğundan mudi parayı talepte bulununcaya kadar bankanın temerrüdünden bahsedilemez. Bu nedenle de, somut olayda davacı mudinin davadan önce 14/08/2012 tarihli ihtarla talepte bulunduğu gözönüne alındığında, mevduatını talep ettiği tarihe kadar akdi faiz, bu tarihten sonra ise banka temerrüde düştüğünden işin ticari iş olması nedeniyle avans faizi talep edebilir.
Bu durumda, mahkemece davacının mevduatını talep yazısının tebliğ tarihi araştırılarak, davacının talebi de aşılmamak koşuluyla, bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığından Dairemiz bozma ilamının bu yöne ilişkin kısmının kaldırılarak kararın bu bentte açıklanan değişik bu gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08/12/2014 tarihli ilamının bu yöne ilişkin kısmının kaldırılarak kararın açıklanan değişik bu gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/193691600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz