Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4389 E. 2015/12225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza↗ sözleşmeye aykırılık↗ kâr dağıtımı↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." isimli İngilizce ders kitabının FSEK'in 2. madde anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, ...'ndan getirtilen belgelerden davacının karşı yana kitabın çoğaltılması konusunda 05/07/2008 tarihli sözleşme ile sınırsız baskı yapmak üzere yetki verdiği, haklarını devir ettiği, davacı 2011 yılında sözleşmenin süresi dolduğu halde 2011 yılı Mart ayından sonra da yeni baskılar yapıldığı, böylece çoğaltma hakkının ihlal edildiği, isminin kitaba konulmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de, kitabın sözleşmeye aykırı ve sözleşmede ön görülen süre geçtikten sonra basıldığına ve dağıtıldığına ilişkin bir kanıt gösteremediği, davacının haksız çoğaltma iddialarını kanıtlayamadığı, öte yandan, 05/07/2008 tarihli sözleşme ile yazarın yayınevine tüm haklarını sınırsız baskı yapılmak üzere devir ettiği, sözleşmede davacı yazarın imzası bulunmakta olup, sözleşmenin ...na yayınevi tarafından sunulduğu ve bandrol tahsisi sağlandığı, daha sonra kitabın basılarak piyasaya çıktığı, davacının, sözleşmenin sahte imza ile düzenlendiğine ilişkin iddialarının aradan geçen süre karşısında ciddi bulunmadığı, somut bir kanıt da olmadığı, bandrollerle ilgili uygulamanın ise, doğrudan doğruya davalının haksız çoğaltma yaptığına kanıt oluşturmayacağı, kitap örneklerinde herhangi bir içerik değişikliği bulunmadığı, davacının sözleşmenin 3 yıllık düzenlendiğine ilişkin iddiasının da karşı tarafça kabul edilmemiş olup, herhangi bir yazılı delille desteklenmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, 5846 sayılı FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak açılan tecavüzün ref'i, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemli davada, mahkemece 05/07/2008 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgeye göre davacının eser sahibi olduğu “Biology 9” adlı kitap üzerindeki tüm haklarını sınırsız olarak dava dışı şirkete devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ...'ndan celp edilen 05/07/2008 tarihli sözleşmenin davacı tarafça inkarı üzerine, sözleşme aslı dosyaya sunulmadığına göre bu sözleşmeye değer verilemez. Öte yandan, 5846 sayılı FSEK 'in 52. maddesine göre, “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konularına göre hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.” Oysa, bahsi geçen sözleşmede devredilen mali hakların neler olduğu teker teker belirtilmediği gibi, sözleşmenin 2. maddesindeki baskı adedinin sınırsız olduğuna ilişkin hüküm de çoğaltma ve yayma hakkının sınırsız olarak devredildiği sonucunu doğurmaz. Davacı tarafından dava dışı ....'ne dava konusu kitapla ilgili çoğaltma ve yayma hakkının 3 yıl süre ile devredildiği kabul edilmiştir. Bu durumda, dava dışı yayıncılık şirketi tarafından çoğaltılan kitapların sözleşmeye aykırılığından söz edilemez. Ancak, davacı işbu davada davalı şirket ile bu şirketin temsilcileri ve şirket namına sözleşme yapan davalı ... tarafından izinsiz olarak gerçekleştirilen baskı ve çoğaltma yoluyla mali haklarına yönelik tecavüzün önlenmesini talep etmiştir. Davalılarca, dava dışı şirketten alt devir suretiyle söz konusu kitap baskı ve çoğaltma işlemlerinin gerçekleştirildiği savunulmuş ise de, az önce de açıklandığı üzere dava dışı şirkete FSEK'in 52. maddesi kapsamında geçerli bir devir yapılmadığından; aynı Yasa'nın 54. maddesi uyarınca ''Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli
olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez''. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13395 E. 2017/1198 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… niteliğinde olduğu, ...'ndan getirtilen belgelerden davacının karşı yana kitabın çoğaltılması konusunda 05/07/2008 tarihli sözleşme ile sınırsız baskı yapmak üzere «yetki» verdiği, haklarını devir ettiği, davacı 2011 yılında sözleşmenin süresi dolduğu halde 2011 yılı Mart ayından sonra da yeni baskılar yapıldığı, böylece çoğaltma hakkının ihlal edildiği, isminin kitaba konulmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de, kitabın sözleşmeye aykırı ve sözleşmede ön görülen süre geçtikten sonra basıldığına ve «dağıtıldığına» ilişkin bir kanıt gösteremediği, davacının haksız çoğaltma iddialarını kanıtlayamadığı, öte yandan, 05/07/2008 tarihli sözleşme ile yazarın yayınevine tüm haklarını sınırsız baskı yapılmak üzere devir ettiği, sözleşmede davacı yazarın imzası bulunmakta olup, sözleşmenin ...na yayınevi tarafından sunulduğu ve bandrol tahsisi sağlandığı, daha sonra kitabın basılarak piyasaya çıktığı, davacının, sözleşmenin «sahte imza» ile düzenlendiğine ilişkin iddialarının aradan geçen süre karşısında ciddi bulunmadığı, somut bir kanıt da olmadığı, bandrollerle ilgili uygulamanın ise, doğrudan …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kitabın üzerinde yayınevinin veya «dağıtımcının» .... olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, bandrol alan veya bandrolleri «teslim» alanın davalı .... olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · vekalet ücreti · ibraz · teslim
Benzer bu kararda… sitelerinde davacıya ait kitabın e-ticaret yoluyla satışa sunulması işlemlerinde web sitesi işletmecisi kişi yada kişiler ile davalı şirket arasında kitap temini ve «teslimi» konusunda bir sözleşme olup olmadığı, davalılar tarafından web sitesinin işletmecisine kitap teslimi yapılıp yapılmadığı, satışı gerçekleştirilen kitapların ücretinin davalılar tarafından tahsil edilip edilmediği hususlarında bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kitabın üzerinde yayınevinin veya «dağıtımcının» .... olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, bandrol alan veya bandrolleri «teslim» alanın davalı .... olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça meydana getirilen ve baskısı yine davacı tarafından yaptırılıp Kültür Bakanlığından bandrolleri alınan şiir kitabının eser sahibi olan davacıdan izin alınmaksızın davalılar tarafından davadışı kişilere ait web sitelerinde satışa sunulduğu ileri sürülmüş ve ilgili web sitelerinin kitap satışına dair sayfalarının birer örneği dosyaya «ibraz» edilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/589 E. 2024/4222 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… niteliğinde olduğu, ...'ndan getirtilen belgelerden davacının karşı yana kitabın çoğaltılması konusunda 05/07/2008 tarihli sözleşme ile sınırsız baskı yapmak üzere «yetki» verdiği, haklarını devir ettiği, davacı 2011 yılında sözleşmenin süresi dolduğu halde 2011 yılı Mart ayından sonra da yeni baskılar yapıldığı, böylece çoğaltma hakkının ihlal edildiği, isminin kitaba konulmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de, kitabın sözleşmeye aykırı ve sözleşmede ön görülen süre geçtikten sonra basıldığına ve «dağıtıldığına» ilişkin bir kanıt gösteremediği, davacının haksız çoğaltma iddialarını kanıtlayamadığı, öte yandan, 05/07/2008 tarihli sözleşme ile yazarın yayınevine tüm haklarını sınırsız baskı yapılmak üzere devir ettiği, sözleşmede davacı yazarın imzası bulunmakta olup, sözleşmenin ...na yayınevi tarafından sunulduğu ve bandrol tahsisi sağlandığı, daha sonra kitabın basılarak piyasaya çıktığı, davacının, sözleşmenin «sahte imza» ile düzenlendiğine ilişkin iddialarının aradan geçen süre karşısında ciddi bulunmadığı, somut bir kanıt da olmadığı, bandrollerle ilgili uygulamanın ise, doğrudan …
Benzer bu kararda… lmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve «dağıtıldığını», davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile «ihtarname» keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, «ihtara» cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ta …
… e sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, «dağıtılması» nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve «hükmün kesinleştiği», davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan «maddi tazminat» ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kitabın davalı tarafından izinsiz ve sözleşme yapılmaksızın basıldığı ve «dağıtıldığı» hususları ile «maddi tazminat» hesabının haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kararın isabetli olup olmadığında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · hükmün kesinleşmesi · teamül · emredici hüküm · depo kararı · şikayet · hakkaniyet · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu tespit edilen Siyaset Felsefesine Giriş isimli kitabın basımı konusunda davalı ile 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde «emredildiği» gibi mali haklara dair yazılı bir sözleşme yapmaksızın 2005 yılında kitabın basımını yaptığı, 2014 yılında yeniden kitabın basımını yaptığının ispatlanamadığı, davalının bu şekilde davacı eser sahibine ait manevi haklardan 5846 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki umuma arz hakkını, mali haklardan 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma hakkı, 23 üncü maddesindeki yayma hakkını ihlal ettiği, davacının bu nedenle 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca manevi tazminat ve 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşme bedelinin üç katı kadar «maddi tazminat» talep edebileceği, 2005 yılında basımı yapılan bu kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bandrol talebinde bulunmadığı, davalıya ait iş yerinde bulunan kitapların bandrolsüz oldukları, ayrıca davacı tarafça mahkemeye sunulan iki adet kitabın üzerinde ise başka kişilere ait iki farklı kitap için davalı tarafça alınan bandrollerin yapıştırılmış oldukları, bu nedenle davalının dava konusu kitaptan tam olarak kaç adet baskı yaptığının tespit edilemediği, ancak davalının iş yerinde kendi oluşturduğu resmi olmayan bir kayıtta 1550 adet kitap basıldığının yazılı olduğu, davaya konu kitabın niteliğine ve davalı şirket yetkilisinin başka kitaba ait bandrolleri kullanmak suçundan beraat etmiş olmasına göre, diğer kitaplar için aldığı toplam 6000 adet bandrolün tamamının bu kitaplar üzerinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerektiği, zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebileceği, bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6000 adet kitabın basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmadığı, davalı işyerinde 37 adet kitabın ele geçtiği, iki adet kitabın da davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davalıya ait iş yeri kaydında ise 1550 adet kitabın basıldığına dair kayıt bulunduğuna göre, tazminat hesabının ele geçen bu kitaplar ve kayıt dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davacı yazara ödenecek telif tazminatının ne kadar olduğunun da bilinemediği, basılan kitap sayısına, kitapların satış bedeline, kitabın yalnızca toplumun belli bir kesimine hitap edecek akademik ve bilimsel nitelikte bir kitap olmasına, davalının «kusur» derecesine göre 5.000,00 TL telif bedelinin üç katı kadar 15.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olacağı, davacı tarafından telif tazminatı talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden önceki basımlar için taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan, yalnızca muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi gerektiği, 2005 yılındaki basımın hangi ayda gerçekleştiği tespit edilemediğinden «faizin başlangıç tarihi» 01.07.2005 olarak kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… çerçevede bazı telif eserleri yayınladığını, bu dönemde davacının kendi eseri olan dava konusu Siyaset Felsefesine Giriş adlı kitabını da asistanı olarak araştırma «görevlisi» ... vasıtasıyla EDAM Danışmanlık firmasıyla irtibat kurarak yayınevinde yayımlatmak istediğini ve bu yönde asistanı aracılığıyla irtibatlı oldukları EDAM firmasına eserinin Word formatında yazılmış halini gönderdiğini, EDAM firmasıyla yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde kitabı 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti anlaşması çerçevesinde basabileceklerini bildirdiklerini ve 2005 yılında kitabı bastıklarını, davacıya 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti verildiğini, buna göre eserin kendilerince 2004 yılında «teslim» alındığını ve yayım programına alınarak 2005 yılında yayınevi tarafından yayınlattırıldığını, söz konusu eserin müvekkilinden önce başka kimse tarafından basılmadığını, davacı tarafından eserin 2005 yılında yapılan bu basımına bizzat kendisinin teşekkür yazısı yazdığını, davacının kendi kitabının yayımlandığını bilmediğini öne sürmesi ve maddi-manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kitabının sadece 2005 yılında basımının yapıldığını, ancak 2014 yılında asla ve kesinlikle bir tıpkı basımının yapılmadığını, davacının dava konusu kitabını 2012 yılında Kumsaati Yayınları'na verdiğini ve yayınlattırdığını, davacının gönderdiği «ihtarnamenin» usulsüz olduğunu, yayınevinin 2006 yılından önceki yayınlarında stok bandrol kullandığını, davacının kasten ve kötü niyetli olarak Savcılığa «şikayet» ederek şirkete polis yoluyla baskın yaptırdığını ve «depoda» bulunup satışa arz edilmemiş olan kitaplarını toplattığını, davacının telif hakkı olarak talep ettiği 100 adet kitabını teslim aldığını ve buna bağlı olarak da 10 yıl boyunca hiçbir itirazı bulunmadığını, dava konusu taleplerin «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… abın kağıdı ve mürekkebi üzerinde karbon testi yapıldığında kitabın hangi yılda basıldığı rahatlıkla tespit edilebileceğini, davacının tüm iddiaları ve taleplerinin «zamanaşınımına» uğradığını, kanunun aradığı 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» çoktan geçtiğini, davacının dava konusu kitabı 2012 yılında Kum Saatleri yayınevinde tekrar bastırdığını, bu yayınevine kaç adet bandrol aldığı ve sattığı sorulduğunda kitabın kaç adet satıldığının ortaya çıkacağını, esasen yayıncılık piyasasında çoğu zaman sözlü anlaşmalar yapıldığını, bu uygulamanın «teamül» haline geldiğini, davacıya telif ücreti olarak davacı 100 adet kitap verildiğini, alınan bilirkişi raporunda '2014 yılında baskının yapıldığına dair herhangibi bir tespitin bulunmadığını, bilirkişi yapılacak teknik inceleme ile basım tarihinin belirlenebileceğini, ayrıca bilirkişi nüshaların ilk baskıya ait olduğunun belirlenmesi halinde «maddi tazminat» hesabının kabulünün yapılamayacağının belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… e sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, «dağıtılması» nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve «hükmün kesinleştiği», davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan «maddi tazminat» ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11094 E. 2011/4145 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · bilirkişi ücreti · keşif · sözleşmeden doğan dava · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu kararda3-Öte yandan,dosyadaki «tahsilat makbuzlarına» göre,207,42 TL «keşif» ücreti ve 600 TL «bilirkişi ücreti» bedelinin davalı tarafça karşılandığı halde,bu miktardan dahi davalı tarafın sorumlu tutulması da bozmayı gerektirmiştir.
… ‘Lozan’dan Sevr’e Türkiye’ isimli kitabın birinci baskısının 1.000 adet, ikinci baskısının 2.000 adet basılması konusunda anlaşma yapıldığı, baskıyı yapan matbaanın «fatura» kayıtlarına göre anılan miktarda kitapların basıldığı, ikinci baskıdan satılmayan 1.613 kitap kaldığı, bunların üzerindeki bandrol numaralarının aynı yayın evi tarafından basılan, başka bir kitaba ait bandrol numaraları olduğu, 1. ve 2. baskı kitapların tekrar aynı bası numarasıyla basıldığına dair emare bulunmadığı, bandrol numarasındaki farklılığın kitapların fazla sayıda basıldığını ispatlayamayacağı, davalının telif hakkına ilişkin kayıt ve belgeleri hukuka ve sözleşmeye uygun olarak tutmadığı, bu durumda davacının ikinci baskıya yönelik telif ücretinin tamamını isteyebileceği, ayrıca ikinci baskıya ait kitapların nüshalarının piyasadan tükenmesinden evvel sözleşmenin feshedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.01.2005 tarihli «sözleşmeden doğan» 5.520 TL telif alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;dava telif hakkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup,mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ,27.01.2005 tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşme harici kitap bastığı kanıtlanamadığı gibi,mahkemece yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde»,sözleşmeye göre basılması gereken 2.000 kitaptan,1.613 adedin davalıya ait işyerinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece,sözleşmeye göre basılan 2.000 adet kitaptan,davalı yayınevi tarafından henüz satışı gerçekleştirilmemiş 1.613 adet kitap sayısı çıkartılmak suretiyle,davacının telif hakkından doğan alacağının aradaki fark kadar olduğu kabul edilip,bu miktar üzerinden davacının «sözleşmeden doğan» telif hakkı alacağının tespiti gerekirken,yazılı gerekçelerle 2.000 adet kitap üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4389 E. , 2015/12225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2014 tarih ve 2013/15-2014/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... adına davalı ... ile yazarı olduğu “...” isimli İngilizce eğitim veren liselerde, ders kitabı olarak okutulmak üzere hazırlanan kitabın telif hakkını 2008 yılının Mart ayından 2011 yılının Mart ayına kadar geçerli olmak kaydıyla devrettiği bir sözleşme yaptığını ancak, 2011 yılı Mart ayı sonrasında sözleşme yenilenmemiş olmasına rağmen davalı şirketin müvekkilinin yazmış olduğu kitabı bastırıp, satışını ve dağıtımını yapmaya devam ederek haksız kazanç sağladığını, bu durumun müvekkili tarafından 2012 yılı Eylül ayında öğretmenlik yaptığı okula satış amaçlı getirilen kitapların arasında dava konusu kitabı görmesiyle ortaya çıktığını ve yapılan araştırmada şirketin web sitesi ile Türkiye çapında satış yapan web sitelerinde kitabın satışının devam ettiğinin tespit edildiğini, kitaplar üzerindeki bondrol tarihlerinin gerçeği yansıtmadığını, bondrol tarihleri ile kitabın sözleşme tarihindeki uyuşmazlık ve şirkete devir tarihi ile bandrol tarihindeki çelişkinin de bunu gösterdiğini, 2008 yılında sözleşme yapıldığı halde 2007 bandrollü kitabın, İzmir'deki şirketin İstanbul'daki şirkete devir tarihi 2010 olmasına rağmen 2009 bandrollü kitabın, kaç yılında basıldığı belirtilmeyen bandrolsüz kitabın, tüm haklarının müvekkiline ait olduğu yazması gerekirken tüm haklarının davalı şirkete ait olduğunu yazan kitabın iddialarına delil olduğunu, müvekkilinin 5846 sayılı Yasa'dan kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK 66/son uyarınca tecavüzün ref'i için lüzumlu tedbirlerin alınmasını, 66/1-f uyarınca müvekkilinin ihlal edilen haklarına tecavüzün ref'ini, 69.
maddesi uyarınca ihlali söz konusu haklara tecavüzün men'ini, 70. madde uyarınca zarar gören manevi değerlerini tazminen 10.000,00 TL'nin, 68. maddesi uyarınca da maddi tazminatın satış miktarı ve kazancı belirlenemediği için belirsiz olduğundan, belirlendikten sonra 3 katının ve 01/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri ... yönünden husumet itirazında bulunmuş, müvekkili şirketin ...’ni devralırken, kitapları da devraldığını, kitabın satış ve kullanma alanı dar olduğundan stokta çok sayıda kitap kaldığını, aynı zamanda kitapçılarda da bulunduğunu, yeni bir baskının söz konusu olmadığını, kitabının müfredata göre içeriğinin değiştiğini, bu nedenle de yeni basım yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, eski tarihli bandrol kullanımı iddialarının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." isimli İngilizce ders kitabının FSEK'in 2. madde anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, ...'ndan getirtilen belgelerden davacının karşı yana kitabın çoğaltılması konusunda 05/07/2008 tarihli sözleşme ile sınırsız baskı yapmak üzere yetki verdiği, haklarını devir ettiği, davacı 2011 yılında sözleşmenin süresi dolduğu halde 2011 yılı Mart ayından sonra da yeni baskılar yapıldığı, böylece çoğaltma hakkının ihlal edildiği, isminin kitaba konulmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de, kitabın sözleşmeye aykırı ve sözleşmede ön görülen süre geçtikten sonra basıldığına ve dağıtıldığına ilişkin bir kanıt gösteremediği, davacının haksız çoğaltma iddialarını kanıtlayamadığı, öte yandan, 05/07/2008 tarihli sözleşme ile yazarın yayınevine tüm haklarını sınırsız baskı yapılmak üzere devir ettiği, sözleşmede davacı yazarın imzası bulunmakta olup, sözleşmenin ...na yayınevi tarafından sunulduğu ve bandrol tahsisi sağlandığı, daha sonra kitabın basılarak piyasaya çıktığı, davacının, sözleşmenin sahte imza ile düzenlendiğine ilişkin iddialarının aradan geçen süre karşısında ciddi bulunmadığı, somut bir kanıt da olmadığı, bandrollerle ilgili uygulamanın ise, doğrudan doğruya davalının haksız çoğaltma yaptığına kanıt oluşturmayacağı, kitap örneklerinde herhangi bir içerik değişikliği bulunmadığı, davacının sözleşmenin 3 yıllık düzenlendiğine ilişkin iddiasının da karşı tarafça kabul edilmemiş olup, herhangi bir yazılı delille desteklenmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, 5846 sayılı FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak açılan tecavüzün ref'i, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemli davada, mahkemece 05/07/2008 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgeye göre davacının eser sahibi olduğu “Biology 9” adlı kitap üzerindeki tüm haklarını sınırsız olarak dava dışı şirkete devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ...'ndan celp edilen 05/07/2008 tarihli sözleşmenin davacı tarafça inkarı üzerine, sözleşme aslı dosyaya sunulmadığına göre bu sözleşmeye değer verilemez. Öte yandan, 5846 sayılı FSEK 'in 52. maddesine göre, “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konularına göre hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.” Oysa, bahsi geçen sözleşmede devredilen mali hakların neler olduğu teker teker belirtilmediği gibi, sözleşmenin 2. maddesindeki baskı adedinin sınırsız olduğuna ilişkin hüküm de çoğaltma ve yayma hakkının sınırsız olarak devredildiği sonucunu doğurmaz. Davacı tarafından dava dışı ....'ne dava konusu kitapla ilgili çoğaltma ve yayma hakkının 3 yıl süre ile devredildiği kabul edilmiştir.
Bu durumda, dava dışı yayıncılık şirketi tarafından çoğaltılan kitapların sözleşmeye aykırılığından söz edilemez. Ancak, davacı işbu davada davalı şirket ile bu şirketin temsilcileri ve şirket namına sözleşme yapan davalı ... tarafından izinsiz olarak gerçekleştirilen baskı ve çoğaltma yoluyla mali haklarına yönelik tecavüzün önlenmesini talep etmiştir. Davalılarca, dava dışı şirketten alt devir suretiyle söz konusu kitap baskı ve çoğaltma işlemlerinin gerçekleştirildiği savunulmuş ise de, az önce de açıklandığı üzere dava dışı şirkete FSEK'in 52. maddesi kapsamında geçerli bir devir yapılmadığından; aynı Yasa'nın 54. maddesi uyarınca ''Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli
olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez''. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185639700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz