Ttk 105/2
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5367 E. 2015/12187 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 105/2↗ irsaliyeli fatura↗ taşıma senedi↗ navlun faturası↗ hmk 115/3↗ cmr konvansiyonu↗ irsaliye↗ rücuen tahsil↗ acente↗ cmr↗ navlun↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ fatura↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hasarın gerçekleştiği taşımanın taşıma senedine göre yurt dışında yerleşik yabancı menşeli ... Şirketi tarafından yapıldığı, davalının ise bu şirketin Türkiydeki acentesi olduğu ve acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı davanın TTK 105. maddesi gereğince taşımayı yapan şirkete izafeden açılabileceği gerekçesiyle davanın HMK 114/1. ve HMK 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma esnasında gerçekleşen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının taşıyıcı olmayıp acente olduğu, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Her nekadar davalı, taşımayı gerçekleştirenin ... olduğu, kendisinin de ...'nın acentesi olduğu yönünde savunma yapmış ise de; dosya içerisinde davalının davadışı sigortalı adına düzenlemiş olduğu navlun
faturası mevcuttur. Taşıyıcının ... olması halinde navlun faturasının bu firma tarafından kesilmesi yada acente tarafından kesilen navlun faturasında bu hususun belirtilmesi gerekir. Ayrıca davadışı sigortalı şirket tarafından ... firmasına irsaliyeli fatura düzenlemiş olup, fatura içeriğinden söz konusu malın fuar amacıyla geçici ihracatının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu belgelere göre, .. firması malın yurtdışındaki alıcısı konumundadır. Bu durumda, mahkemece tüm bu belgelerin incelenip değerlendirilmesi ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5127 E. 2011/15931 K.
Ortak:navlun faturası · acente · navlun · acentelik · taşıyıcı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma esnasında gerçekleşen «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının taşıyıcı olmayıp «acente» olduğu, «acenteye» karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her nekadar davalı, taşımayı gerçekleştirenin ... olduğu, kendisinin de ...'nın «acentesi» olduğu yönünde savunma yapmış ise de; dosya içerisinde davalının davadışı sigortalı adına düzenlemiş olduğu «navlun faturası» mevcuttur.
Taşıyıcının ... olması halinde «navlun faturasının» bu firma tarafından kesilmesi yada «acente» tarafından kesilen navlun faturasında bu hususun belirtilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava konusu olayda davalı şirketin «taşıyıcının» «acentesi» olduğu, TTK’nun 119. maddesi gereğince acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının «taşıyıcı» olduğunu ileri sürmüş ve iddiasının delili olarak «navlun faturası» ve diğer belgeleri dosyaya «ibraz» etmiştir.
Navlun faturası davalı tarafından düzenlendiğine ve ekindeki diğer belgeler de bu hususu teyit ettiğine göre, mahkemece gerekçesi gösterilmeden ve davalının kimin «acentesi» olduğu hususunda da bir açıklama getirilmeden davanın «husumetten» reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaDavacı, davalının «taşıyıcı» olduğunu ileri sürmüş ve iddiasının delili olarak «navlun faturası» ve diğer belgeleri dosyaya «ibraz» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaHer nekadar davalı, taşımayı gerçekleştirenin ... olduğu, kendisinin de ...'nın «acentesi» olduğu yönünde savunma yapmış ise de; dosya içerisinde davalının davadışı sigortalı adına düzenlemiş olduğu «navlun faturası» mevcuttur.
Taşıyıcının ... olması halinde «navlun faturasının» bu firma tarafından kesilmesi yada «acente» tarafından kesilen navlun faturasında bu hususun belirtilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5367 E. , 2015/12187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/606-2014/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ye ait yapı maketi emtiyasının Gap İnşaat A.Ş tarafından ... şehrinde sergilendikten sonra, davalı sorumluluğunda ...'a hava yolu ile nakliyesinin gerçekleştirildiği, teslim alınan maketin hasar uğramış olduğunun tutanak ile tespit edildiğini, taşıyıcının sorumluluğunda meydana gelen hasar nedeniyle 13.750,00 TL ödemenin sigortalı şirkete yapıldığını ve haklarına halef olunduğunu ileri sürerek 13.750,00 TL'nin ödeme tarihi olan 29/04/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taşımayı yapanın ... olduğunu ve yurtdışında yerleşik ... ünvanlı şirketin taşıyıcı firmanın acentesi olarak hareket ettiğini, müvekkilinin ise ...'nın acentesi olarak faaliyette bulunduklarını, doğrudan doğruya kendilerine dava açılamayacağını ancak izafeten dava açılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hasarın gerçekleştiği taşımanın taşıma senedine göre yurt dışında yerleşik yabancı menşeli ... Şirketi tarafından yapıldığı, davalının ise bu şirketin Türkiydeki acentesi olduğu ve acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı davanın TTK 105. maddesi gereğince taşımayı yapan şirkete izafeden açılabileceği gerekçesiyle davanın HMK 114/1. ve HMK 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma esnasında gerçekleşen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının taşıyıcı olmayıp acente olduğu, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Her nekadar davalı, taşımayı gerçekleştirenin ... olduğu, kendisinin de ...'nın acentesi olduğu yönünde savunma yapmış ise de; dosya içerisinde davalının davadışı sigortalı adına düzenlemiş olduğu navlun
faturası mevcuttur. Taşıyıcının ... olması halinde navlun faturasının bu firma tarafından kesilmesi yada acente tarafından kesilen navlun faturasında bu hususun belirtilmesi gerekir. Ayrıca davadışı sigortalı şirket tarafından ... firmasına irsaliyeli fatura düzenlemiş olup, fatura içeriğinden söz konusu malın fuar amacıyla geçici ihracatının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu belgelere göre, .. firması malın yurtdışındaki alıcısı konumundadır. Bu durumda, mahkemece tüm bu belgelerin incelenip değerlendirilmesi ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185541900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz