İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5127 E. 2011/15931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası↗ acente↗ navlun↗ acentelik↗ taşıyıcı↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava konusu olayda davalı şirketin taşıyıcının acentesi olduğu, TTK’nun 119. maddesi gereğince acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalının taşıyıcı olduğunu ileri sürmüş ve iddiasının delili olarak navlun faturası ve diğer belgeleri dosyaya ibraz etmiştir. Davalı da her ne kadar davada takipte yaptığı itirazlarla bağlı değil ise de; acente olduğuna dair bir itirazda bulunmamıştır. Navlun faturası davalı tarafından düzenlendiğine ve ekindeki diğer belgeler de bu hususu teyit ettiğine göre, mahkemece gerekçesi gösterilmeden ve davalının kimin acentesi olduğu hususunda da bir açıklama getirilmeden davanın husumetten reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaDavacı, davalının «taşıyıcı» olduğunu ileri sürmüş ve iddiasının delili olarak «navlun faturası» ve diğer belgeleri dosyaya «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5127 E. , 2011/15931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2009/1237 - 2009/1643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı Feniş Ticaret A.Ş’ne ait emtianın davalı taşıyıcı şirket tarafından Gebze’den İsviçre’ye nakledilmesi sırasında hasara uğradığını,1.454,00 TL hasarın sigortalıya ödendiğini, davalının hasarı ödememesi üzerine aleyhine başlattıkları takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin taşıyıcının acentesi olduğunu, aleyhine doğrudan dava açılmayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava konusu olayda davalı şirketin taşıyıcının acentesi olduğu, TTK’nun 119. maddesi gereğince acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalının taşıyıcı olduğunu ileri sürmüş ve iddiasının delili olarak navlun faturası ve diğer belgeleri dosyaya ibraz etmiştir. Davalı da her ne kadar davada takipte yaptığı itirazlarla bağlı değil ise de; acente olduğuna dair bir itirazda bulunmamıştır. Navlun faturası davalı tarafından düzenlendiğine ve ekindeki diğer belgeler de bu hususu teyit ettiğine göre, mahkemece gerekçesi gösterilmeden ve davalının kimin acentesi olduğu hususunda da bir açıklama getirilmeden davanın husumetten reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034455200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz