Imzaya itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3496 E. 2015/11725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaya itiraz↗ delil niteliği↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ fatura↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nın 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlı olduğu, davacının ise takip konusu iki adet faturayı davalıya tebliğ etmediği bu durumda faturaya delil olarak dayanma imkanının bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre de, iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğundan davacı sözleşmeye konu edimini ifaya hazır olduğunu davalıya bildirip davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmesi gerektiği davacının kendisi tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilmeyen fatura ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yapması karşısında davalının itirazının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesi nedeniyle tanzim edilen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıma sözleşmesinde öngörülen ücretlerin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmeyi kabul etmediğini ve tebliği sağlanmadığından delil niteliğini haiz olmayan faturaya dayalı takip yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemece davacının bizzat düzenlediği ve davalıya tebliğ edilmeyen faturalar ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yaptığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacının, kendisinin ve davalının taraf olduğu konusu aynı olan bir başka davanın bulunduğunu beyan ettiği, talep üzerine ilgili mahkemeden temin edilen tensip tutanağı ve kısa karar örneğinden davacının dava konusu taşıma sözleşmesine dayalı olarak bir başka dönem alacağının tahsili amacıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/221 esas sayılı dava dosyası üzerinden davalı aleyhine dava açtığı ve yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davalı, davaya konu taşıma sözleşmesini kabul etmemiş ve imza itirazında bulunmuştur. Yukarıda esas numarası belirtilen diğer dava dosyasında da aynı sözleşmeye dayanıldığına göre ilgili dosyanın getirtilerek, bu davaya etkisi ve aynı sözleşmeye dayanılıp dayanılmadığının tespiti ile o dosyadaki delillerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · ara karar · zayi · kesin süre · usulden reddi · çek · ilan
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3496 E. , 2015/11725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2011/519-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında aylık 5.500,00 TL karşılığında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin, davalıya ait otel müşterilerinin taşınması işini üstlendiğini ancak davalının protokolde öngörülen süre içerisinde müvekkilinin araçlarını kullanmamaya başlayıp atıl bıraktığını bu süre içerisinde başta şöför ücreti olmak üzere diğer masrafların müvekkilince karşılandığını, yapılan iş karşılığında düzenlenen iki adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini ve müvekkili tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile müvekkili lehine icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava konusu etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak protokol altıdaki kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını ve takibe dayanak faturaların da müvekkiline tebliğ edilmediğinden müvekkili aleyhine delil kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacının davasını ispat edemediğini savunarak, davanın reddini ve % 40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nın 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlı olduğu, davacının ise takip konusu iki adet faturayı davalıya tebliğ etmediği bu durumda faturaya delil olarak dayanma imkanının bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre de, iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğundan davacı sözleşmeye konu edimini ifaya hazır olduğunu davalıya bildirip davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmesi gerektiği davacının kendisi tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilmeyen fatura ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yapması karşısında davalının itirazının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesi nedeniyle tanzim edilen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıma sözleşmesinde öngörülen ücretlerin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmeyi kabul etmediğini ve tebliği sağlanmadığından delil niteliğini haiz olmayan faturaya dayalı takip yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemece davacının bizzat düzenlediği ve davalıya tebliğ edilmeyen faturalar ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yaptığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacının, kendisinin ve davalının taraf olduğu konusu aynı olan bir başka davanın bulunduğunu beyan ettiği, talep üzerine ilgili mahkemeden temin edilen tensip tutanağı ve kısa karar örneğinden davacının dava konusu taşıma sözleşmesine dayalı olarak bir başka dönem alacağının tahsili amacıyla ....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/221 esas sayılı dava dosyası üzerinden davalı aleyhine dava açtığı ve yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davalı, davaya konu taşıma sözleşmesini kabul etmemiş ve imza itirazında bulunmuştur. Yukarıda esas numarası belirtilen diğer dava dosyasında da aynı sözleşmeye dayanıldığına göre ilgili dosyanın getirtilerek, bu davaya etkisi ve aynı sözleşmeye dayanılıp dayanılmadığının tespiti ile o dosyadaki delillerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185101600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz