Ttk 555
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16346 E. 2015/1895 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 555↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ pasif husumet yokluğu↗ sözleşmeye aykırılık↗ şirket zararı↗ olumsuz oy↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ortaklık ilişkisi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana sözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık defterlerinin ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili temsilcilerince yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, dolaylı zarar nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı şirketlerin zarara yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafın nominal bedeller üzerinden devralınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise dolaylı zarar olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itrazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafın nominal bedeller üzerinden devraldığı hisseler için yaptığı fazladan ödemenin tahsili ile şirketin kötü yönetimi nedeniyle uğranılan zararın davacıya ödenmesi hususundaki talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadan davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bu talepleri karşılar şekilde müstakil hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen dosya yönünden davacı vekilinin vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10495 E. 2015/10151 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirketler yönünden esastan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 04.06.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11984 E. 2015/12959 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
Mahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10503 E. 2015/10563 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/06/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10380 E. 2015/10559 K.
Ortak:pasif husumet · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaU.. yönünden de «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle davalı Y.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden de «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10420 E. 2015/10562 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacıların hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacıların ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden ispatlanamayan davanın, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumetten» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10510 E. 2015/10564 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacıların hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacıların ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacıların iddialarını ispata elverişli bulu …
U.. yönünden «pasif husumetten» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11966 E. 2015/12942 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12041 E. 2015/12963 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, «dolaylı zarar» nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı «şirketlerin zarara» yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… lınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı «şirketin zarara» uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise «dolaylı zarar» olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/«son» maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.06.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16346 E. , 2015/1895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2011/45-2014/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı şirketlerin yüksek kar vaatlerine güvenerek müvekkilinin hisse senedi devir ve kabul sözleşmeleriyle davalı şirket hisselerini aldığını, 55.766 DM ödeme yaptığını, müvekkilinin söz konusu hisseleri o günkü nominal bedellerinin çok üzerinde iktisap ettiğini, davalı şirketler ve dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kasıtlı eylemleri nedeniyle davalı şirketlerin zarara uğratıldığını, hisse bedellerinin faiziyle birlikte müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek, asıl dava da davalı şirketteki ortaklığının ve ortaklık payının tespitine, davalı şirket yöneticilerinin eylemleri dolayısıyla şimdilik 8.000,00 TL'nin davalı şirket ve davalı yönetim kurulu üyesinden tahsiline, devir tarihi itibariyle hisselerin nominal değerinin üzerindeki tutarın iadesine karar verilmesini, birleşen davada da davalı şirketteki ortaklığının ve ortaklık payının tespitine, davalı şirket yöneticilerinin eylemleri dolayısıyla şimdilik 2.000,00 TL'nin davalı şirket ve davalı yönetim kurulu üyesinden tahsiline, devir tarihi itibariyle hisselerin nominal değerinin üzerindeki tutarın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana sözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık defterlerinin ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili temsilcilerince yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, dolaylı zarar nedeniyle hükmedilecek tazminatın ortağa değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunulması gerektiği, davalı şirketlerin zarara yol açan eylemlerinin neler olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 62 adet hisse ile ortak olduğunun, davalı ....'ye de 200 adet hisse ile ortak olduğunun tespitine, davalı ...
yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafın nominal bedeller üzerinden devralınan hisseler için yapılan fazla ödemenin tahsili hakkındaki talebine ilişkin olarak mahkemece, davanın pay devreden kişiye karşı yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taleple ve dosya kapsamıyla hiç örtüşmeyecek şekilde davacı ile davalı arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu, davacının hileli davanışlarla aldatıldığına yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yine, davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, iddianın ileri sürülüş biçimine göre şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise dolaylı zarar olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken, mahkemece, bu husus belirtilmekle birlikte bir yandan davalı ... yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verip bir yandan da işin esasına da girilerek zarara yol açan eylemlerin neler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 1086 sayılı HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itrazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafın nominal bedeller üzerinden devraldığı hisseler için yaptığı fazladan ödemenin tahsili ile şirketin kötü yönetimi nedeniyle uğranılan zararın davacıya ödenmesi hususundaki talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadan davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bu talepleri karşılar şekilde müstakil hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen dosya yönünden davacı vekilinin vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan asıl davada verilen hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen dava yönünden verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) bozma sebep ve şekline göre birleşen dava yönünden davacı vekilinin vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172271000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz