6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat davasında ihtiyati haciz ve kayyım talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/130 E. 2020/149 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz ve Kayyım Atanması Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Organları mevcut bir anonim şirkette, yönetim kurulunun kötü yönetimi gerekçesiyle yönetim kayyımı atanması, ancak yasal koşullar oluştuğunda mümkündür; aksi halde bu, genel kurulun devredilemez yetkisi olan yönetim kurulunu görevden alma yetkisine müdahale niteliğinde olur. Ayrıca, yöneticilerin sorumluluğuna dayalı ve tahkikat aşamasına geçilmemiş bir tazminat davasında, alacağın varlığı ve miktarı ihtilaflı ve tespite muhtaç ise, ortada İİK 257 anlamında muaccel bir para alacağı bulunduğu kabul edilemeyeceğinden ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şirkete yönetim kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacılar, davalıların şirket malvarlığını hukuka aykırı biçimde kendi malvarlıklarına aktardığını, taraflar arasında çok sayıda derdest dava bulunduğunu ve davalıların başka bir şirkete verdiği zarar nedeniyle aleyhlerine hüküm kurulduğunu ileri sürerek şirkete yönetim kayyımı atanmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 364. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi gündemde madde bulunması veya haklı sebep varlığı halinde genel kurul kararıyla görevden alınabilir. TTK 408/2-b uyarınca yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve mevcut üyelerin görevden alınması genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır. Kural olarak anonim şirketlerin organları mevcut olduğu sürece, yasal koşullar oluşmadıkça yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olacak şekilde kötü yönetim gerekçesiyle yönetim kayyımı atanması mümkün değildir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun azli mahkemeden istenemeyeceğinden, bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalıların malvarlığı üzerine ihtiyati haciz talebi → ret

İddia: Davacılar, davalıların şirkete verdiği zararın milyonlarca lira olduğunu ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.

Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Eldeki dava, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin bir tazminat davası olup henüz dilekçelerin tebliği aşamasındadır ve talep olunan alacak davalıların kabulünde değildir. Davacı, mahkemece verilen bilgi alma hakkına ilişkin karar ile davalıların başka bir şirketin yöneticisi sıfatıyla aleyhlerine verilmiş hükmü gerekçe göstererek dava değerince ihtiyati haciz talep etmiştir; ancak varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Dosyanın geldiği aşama itibariyle alacağın varlığı ve miktarı hususunda davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, alacağın varlığının yapılacak tahkikat sonucunda belirleneceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda anonim şirkette organların mevcut olduğu durumlarda yönetim kurulunun kötü yönetimi gerekçesiyle kayyım atanamayacağı ve tazminat davasında ihtilaflı/tespite muhtaç alacak için ihtiyati haciz koşulunun oluşmadığı yönündeki tespitler, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı ihtiyati haciz muacceliyet genel kurulun devredilemez yetkileri yöneticilerin sorumluluğu somutlaştırma yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 364TTK 408/2TTK 408/2-b · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 119/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/130

KARAR NO 2020/149

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/12/2019 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/609 Esas

TALEP İhtiyati Haciz-Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/02/2020

İihtiyati haciz ve kayyım atanması talebinin reddine ilişkin 06/12/2019 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili, ... İnş.AŞ.nin yönetim kurulu üyesi olan davalıların, müvekkillerine verdiği zararın tespit edilerek işbu belirsiz alacak davası kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra müddeabihi arttırmak üzere 500.000- TL zararın, zararın verildiği tarih itibariyle işletilecek olan avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkillere ödenmesine; bu mümkün olmadığı ve dolaylı zarar bulunduğu kanaatine ulaşması halinde, şirkete verilen zararın, zararın verildiği tarih itibariyle işletilecek olan avans faiz oranı birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine; davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 3.279.125,98-TL şirket varlığının ortaklara aktarılması ve ... ve ...'in taraf olduğu sözleşmede %10 az pay verilmesi dışındaki diğer iddialara ilişkin vakıaları sıra numarası altında açık özetleri ile bildirmek üzere HMK. 119/2 mad. gereğince tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz ve kayyım atanması taleplerinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili ; davalıların YK üyesi olduğu diğer şirketlerde olduğu gibi aynı yöntemleri izleyerek, şirket ve ortaklarını zarara uğrattıklarının mahkeme kararları ile sabit olduğunu, şirketin neredeyse tüm malvarlığının davalılar tarafından hukuka aykırı biçimde kendi şahsi malvarlıklarına aktarıldığı ve şirketin milyonlarca liralık zararının bulunduğu ayrıntılı olarak açıklanmasına rağmen, mahkeme tarafından üstelik hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ihtiyati haciz ve kayyım atanması talebinin reddedilmesinin tümüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında çok sayıda derdest dava bulunduğu özellikle şirketin YK üyesi olan davalıların bilgi alma ve inceleme hakkının hukuka aykırı olarak müvekkiline kullandırılmaması sebebiyle ikame edilen davanın müvekkili lehine karara bağlanmış olmasının davalılardan ...

ve ...'ın yine davalı olduğu ... AŞ'ne verilen zarar sebebiyle İst.

7. ATM'nin 2014/692 Esas sayılı dosyasında verilen hüküm ile 63.883.500,35- TL zararın müteselsilen YK üyelerinden tahsiline ilişkin karar dikate alındığında müvekkillerinin şirket ve alacaklılarının daha fazla zarara uğramasının önüne geçilmesi için şirkete yönetim kayyımı tayinini, keza davalıların malvarlığı üzeine ihtiyati haciz konulmasına ilşkin tüm koşulların oluştuğunu, bu sebeple mahkemenin 06/12/2019 tarihinde verdiği 4 nolu ara kararın kaldırılarak davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulunun görevden alınması TTK 364.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.TTK 408/2 maddesinde genel kurula ait devredilemez görev ve yetkiler düzenlenmiştir. Aynı maddenin 408/2-b uyarınca yeni YK üyelerinin seçimi hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Kural olarak anonim şirketlere organları mevcut olduğu ,yasal koşullar gerektirmedikçe yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olabilecek şekilde kötü yönetim gerekçe gösterilerek yönetim kayyımı atanması mümkün bulunmamaktadır.

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun azli istenemeyeceğinden davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,henüz davanın bulunduğu aşama da dava dilekçesinde davanın somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmek üzere ara kararı verildiği anlaşıldığından kayyım talebinin reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik görülmemiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Tazminat istemine ilişkin eldeki davada , talep olunan alacak davalıların kabulünde değildir.

Elde ki dava yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat davası olup ;henüz dilekçelerin tebliği aşamasındadır. Davacı vekilince mahkemece verilen karar ile inceleme hakkının kullanılması ve bir başka şirketin de yöneticileri olan davalıların aleyhinde verilen hüküm gerekçe gösterilerek dava değerince ihtiyati haciz kararı talep edilmiştir. Varrlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, alacağın var ise yapılacak tahkikat neticesinde belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup,ilk derece mahkemesince davanın bulunduğu aşama nedeniyle ihtiyati haciz isteminin reddinde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar-ihtiyati haciz/tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10- TL harcın davacılar-ihtiyati haciz isteyenden alınarak hazineye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 06/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171909 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.