6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçerliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/147 E. 2020/233 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesine ilişkin bir davada, konişmentoda yer alan ve uyuşmazlıkların yabancı bir mahkemede görüleceğini düzenleyen yetki şartı; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması hallerinde MÖHUK 47 uyarınca geçerlidir. Gönderilen (alıcı) sıfatıyla konişmento hükümleriyle bağlı olan taraf, konişmentoda kendi imzası bulunmasa da bu yetki şartıyla bağlıdır; yabancı taşıyıcının Türkiye'de acentesinin bulunması onu Türkiye'de yerleşik kılmaz ve ifa yerinin Türkiye olması bu durumu değiştirmez.

Ele alınan sorunlar

Konişmentodaki Marsilya Ticaret Mahkemeleri yetki şartının geçerliliği ve davacının bu şartla bağlılığı → ret

İddia: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanmış bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, konişmentoda yer alan yetki şartının genel bir şart niteliğinde olduğunu, konişmentoda müvekkilinin imzası olmadığından yetki şartının kendisini bağlamadığını, davanın Türkiye'de yerleşik acenteye izafeten açıldığını, emtianın teslim yerinin Türkiye olması nedeniyle ifa yeri esas alınarak MÖHUK 40 ve HMK 6-10 uyarınca yetkinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, akdi taşıyan davacının taşıtana ödediği tazminatın fiili taşıyandan rücu istemine ilişkin olup TTK'nın deniz taşımaya ilişkin hükümleri uygulanır. MÖHUK 47 uyarınca, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabilir; yetki şartının geçerliliği için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Mülga eTTK 1110/1 uyarınca taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Davalı taşıyıcı Fransa uyruklu yabancı olup, Türkiye'de acentesinin bulunması onu Türkiye'de yerleşik saymaya yeterli değildir. TTK 1229 ve devamı maddeleri uyarınca konişmento kıymetli evrak niteliğindedir ve meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı verir. Davacı, gönderilen (alıcı) sıfatıyla konişmento hükümleriyle bağlıdır; bu nedenle davacının yetki şartında imzası bulunmadığı veya şartın geçersiz olduğu ya da akdin ifa yerinin de yetkili olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımakta, münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp taşıma akdi ilişkisinden kaynaklanmaktadır; konişmentoda taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kararlaştırıldığından, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konişmentoda yer alan yabancı mahkeme yetki şartının, konişmentoda imzası bulunmayan gönderilen (alıcı) sıfatındaki tarafı da bağladığına ve yabancı taşıyıcının Türkiye'deki acentesinin varlığının onu Türkiye'de yerleşik kılmayacağına ilişkin değerlendirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve yabancılık unsuru taşıyan, münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş borç ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda, konişmentoda kararlaştırılan yabancı mahkeme münhasıran yetkilidir; bu şart konişmentoda imzası bulunmayan gönderileni de bağlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konişmento yetki şartı münhasır yetki milletlerarası yetki gönderilen fiili taşıyan rücu kıymetli evrak

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 47MÖHUK 40 · 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — eTTK 1110/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1229TTK 1230 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/147

KARAR NO 2020/233

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/12/2018

NUMARASI 2018/376 Esas 2018/467 Karar

DAVA

Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/02/2020

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uluslararası taşıma işleri aracılığı yapmakta olduğunu, taşıma işini fiilen gerçekleştirmediğini, fiili taşımanın davalı taraflarca gerçekleştirildiği bir süreç sonucunda taşıma konusu emtianın ıslanarak zarar görmesinden ötürü taşıtana yapmış olduğu ödeme doğrultusunda taşıtanın sigorta şirketinin zarar tazmini talebine muhatap olduğunu ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına 22.01.2018 tarihi itibariyle 17.928,-TL. ödediğini, müvekkili şirketin taşıma işini bütün olarak kendi üstüne alarak gönderici ile anlaştığını, ancak taşımaları fiilen davalı şirket gerçekleştirdiğinden dolayı esas numarası verilen davada fiili taşımacının sorumluluğunu üstlenerek davaya konu zararı tazmin etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin fiili taşımacının kusurundan meydana gelen zararı karşıladıktan sonra bu tutarı fiili taşıyandan yasal olarak rücu etme hakkına sahip olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkili şirketin tazmini adına 17.928,-TL.

ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizinin taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticari merkezinin Marsilya/Fransa olduğunu, Türkiye'de daimi bir ikametgahının olmadığını, iç hukukun yetki kurallarını belirleyen HMK'nun 6 f.1 hükmü uyarınca Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin de dolmuş olması sebebi ile davacının talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu, konişmentoda davanın Marsilya Mahkemelerinde görüleceğinin kararlaştırıldığı, davalı yanın süresinde yapmış olduğu uygulanacak hukuk ve mahkemenin uluslararası yetkisine yönelik itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taraflar arasında imzalanmış bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını, varlığı iddia edilen yetkinin genel bir şarttan ibaret olduğunu, ilgili konişmentoda müvekkilinin imzası olmadığı dolayısıyla yetki şartının geçerli olmadığını, işbu davanın acenteye izafeten açıldığından, davalı acentenin de yerleşim yeri Türkiye'de olduğundan yetkisizlik kararının yerinde olmadığını, sözleşme konusu emtianın teslim yerinin Türkiye olduğundan yetkili mahkemenin belirlenmesinde sözleşmenin ifa yeri olan ülkenin esas alınması gerektiğini, somut olayda MÖHUK 40'ın göndermesi ile HMK'nun 6. ve 10'uncu maddesindeki yetkiye ilişkin genel hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava konusu taşımaya konu esas konişmentonun ikinci sayfasında ki kloz ile iş bu taşıma sözleşmesi tahtında işbu ordino kanalıyla taşıyıcıya karşı kanıtlanan tüm davalar "Marsilya Ticaret Mahkemeleri " önünde görülecektir ve bu gibi davalarla ilgili olarak ,diğer hiçbir mahkemenin yetkili olmayacağı yazılıdır.Dava, akdi taşıyan davacının taşıtana ödemek zorunda kaldığı tazminatın fiili taşıyandan rücuu istemine ilişkin olduğundan TTK'nın deniz taşımaya ilişkin hükümleri uygulanacaktır.MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür.

Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Davalı tarafından düzenlenen 1.7.2011 tarihli ana konişmentonun incelenmesinde; yük alıcısı (gönderilen ) davacı ... AŞ, ,taşıyıcı da davalı ... dır. Mülga eTTK 1110(1)maddesi uyarınca taşıyan ile gönderilen arasında ki hukuki ilişkide konişmento esas alınır.Davacı davalının da Türkiye de yerleşik acentesine açıldığını ileri sürmekte ise de davalı taşıyıcı Fransa uyruklu yabancı olup yurt içinde acentesi bulunması nedeniyle davalı yabancı taşıyıcıyı Türkiye 'de yerleşik saymak mümkün görülmemiştir.TTK nun 1229.

Maddesine göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. 1230. ve devamı maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Davacının gönderileni (alıcısı) bulunduğu konişmento hükümleri ile bağlı olduğundan davacının yetki şartında imzası olmadığına ,bu nedenle yetki şartının geçersiz olduğu,yabancı mahkemenin münhasıran yetkili kılınması nedeniyle akdin ifa yerinin de yetkili olduğuna yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.Somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konşimentonun ikinci sayfasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10,- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171804 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.