6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefilin takip edilebilmesi için İİK 257/2 koşulları aranmaz; hesap kat ihtarı yaklaşık ispat sağlar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/179 E. 2020/267 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcuna dayalı ihtiyati haciz talebinde, alacaklının alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri (yaklaşık ispat) göstermesi yeterlidir; hesap kat ihtarnamesinin borçlu ve kefile tebliğ edilmiş olması bu ispat koşulunu sağlar. Aynı alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durmuş olması, ihtiyati haciz talebinin ayrıca ve bağımsız olarak değerlendirilmesine engel değildir. Ayrıca İİK 257/1 kapsamında değerlendirilmesi gereken bir talepte, İİK 257/2'deki borçlunun mal kaçırma/gizleme gibi ek koşullarının aranması hatalıdır; bu koşullar farklı bir hukuki duruma ilişkindir ve somut olayda uygulama yeri bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

İcra takibinin itiraz nedeniyle durmuş olmasının ihtiyati haciz talebine engel olup olmadığı → kabul

İddia: İlk derece mahkemesinin, takibin durmasının kanunun ilgili maddesi gereğince gerçekleştiğini ve bu haliyle kanun maddesinin ortadan kaldırılması şeklinde takibin devamına karar verilemeyeceğini belirten gerekçesinin esas hükümle birlikte verilebilecek karara yönelik olduğu, ihtiyati haciz talebinin kabulünün takibin devamına yönelik bir karar olmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: İhtiyati haciz talep eden davacı banka ile davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği ve hesap kat ihtarında belirtilen nakdi borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği görülmüştür. Alacağın muaccel olduğu ve rehinle temin edildiğine dair bir delil bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla İİK 257. ve 258. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, alacağa yönelik icra takibinin durmuş olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olarak kabul edilmesi yanılgılı bir değerlendirmedir; takibin itiraz nedeniyle durması, ihtiyati haciz talebinin bağımsız olarak değerlendirilmesini engellemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

İİK 257/2 koşullarının somut olayda uygulanabilirliği → kabul

Gerekçe: Rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para borcu bulunan ve müteselsil kefil sıfatıyla borçlanılan bir alacakta İİK 257/1 kapsamında talep edilen ihtiyati haciz için, somut olayda uygulama yeri bulunmayan İİK 257/2 maddesindeki koşulların (borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırması vb.) değerlendirilmesi ile talebin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın taşıdığı emsal değer, rehinle temin edilmemiş bir alacağa dayalı icra takibinin borçlu itirazıyla durmuş olmasının, aynı alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebinin ayrıca değerlendirilmesine engel oluşturmadığı ve İİK 257/1 kapsamındaki taleplerde 257/2'deki ek koşulların (mal kaçırma vb.) aranamayacağı yönündeki tespitlerdedir. BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 261. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmış sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat müteselsil kefalet hesap kat ihtarnamesi itirazın iptali İİK 257 İİK 258

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 257/2İİK 258/1İİK 261 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/179

KARAR NO 2020/267

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2019 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/657

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/03/2020

İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın ihtiyati haciz isteyen/davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına, ayrıca davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 16.12.2019 tarihli ara kararı ile, dava İtirazın İptali davası olup dava öncesi başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğu, takibin durmasının kanunun ilgili maddesi gereğince gerçekleştiği, bu haliyle kanun maddesinin ortadan kaldırılması şeklinde takibin devamına karar verilemeyeceği, ihtiyati haciz talebinin şartlarının İ.İ.K.' nun 257.md kapsamında belirtildiği, davacı tarafın dava konusu alacağın varlığının ispatının yargılamayı gerektirdiği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunduğu, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadile mallarını gizlemeğe,kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu gösterir delil elde edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Hesabın kat edildiğinin ve muaccel hale geldiğinin gönderilen ve ekte sunulan ihtarname ve tebliğ şerhinden anlaşılmakta olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve somut olayda gerçekleştiğini, alacağın rehinle temin edilmediğini, 2-Mahkemenin ara kararındaki “takibin durmasının kanunun ilgili maddesi gereğince gerçekleştiği, bu haliyle kanun maddesinin ortadan kaldırılması şeklinde takibin devamına karar verilemeyeceği” şeklindeki gerekçenin esas hükümle birlikte verilebilecek karara yönelik olduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulüne yönelik karar verilmesinin takibin devamına yönelik bir karar olmadığını belirterek ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli davada, İİK 257 vd. m. uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Bunun yanında TBK nun 586/1. maddesi; '' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.

Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir. İhtiyati haciz talep eden davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen 09/08/2017 tarihli 500.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin davalı ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, 28/06/2019 tarihi itibariyle hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği ve hesap kat ihtarında 430.838,92 TL nakdi borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği görülmüştür. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde ise, davacının davalılar hakkında 440.391,34-TL asıl alacak olmak üzere toplam 441.108,06-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, takibin davalıların yasal sürede borca itirazları ile durduğu görülmüştür.

Bu durumda ilk derece mahkemesince alacağın muaccel olduğu ve rehinle temin edildiğine dair bir delil bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla İİK 257. ve 258. m. uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile alacağa yönelik icra takibinin durmuş olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olarak kabul edilmesi ve somut olayda uygulama yeri bulunmayan İİK 257/2 m. koşullarının da değerlendirilmesi ile talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m. uyarınca ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle, İhtiyati haciz isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2019 tarihli ve 2019/657 Esas sayılı ara kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA, "441.108,06-TL alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 66.166,20- TL teminat (nakit veya kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, İhtiyati haciz kararının İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden uygulanmasına, İİK'nın 261. maddesi uyarınca on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına,” İhtiyati haciz isteyen/davacı tarafça yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İhtiyati haciz isteyen/davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte değerlendirilmesine, Teminatın tamamlanmasına dair işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle, HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.

05/03/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171615 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.